TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARI OLAN GÜNAY YILMAZ VE YALIM ŞENTÜRK’ÜN, TEHDİT VE HAKARET SUÇLARI İLE YARGILANMAKTA OLDUKLARI İSTANBUL 7.AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE 03.06.2014 TARİHİNDE VERİLEN DİLEKÇE.

AŞAĞIDAKİ DİLEKÇE,  03.06.2014 TARİHİNDE;    İNGİLTERE’DE DE (ENGLAND)  BANKACILIK FAALİYETLERİNDE BULUNAN VE ABDULRAHMAN AL BAHAR’IN YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLDUĞU NATIONAL BANK OF KUWAİT’İN DE  BÜYÜK HİSSEDARI  OLDUĞU  TURKISHBANK A.Ş.’NİN  AVUKATLARI,    GÜNAY  YILMAZ  VE  YALIM  ŞENTÜRK’ ÜN ”TEHDİT VE HAKARET”  SUÇLARI İLE YARGILANMAKTA OLDUKLARI  İSTANBUL 7.AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE,  VERİLMİŞTİR.

 

HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.

                     ‘’MESLEK ETİĞİ İLE BAĞDAŞMAYAN İŞLER YAPAN  VEYA AVUKAT ÜNVANININ GEREKTİRDİĞİ

                     GİBİ DAVRANMAYAN AVUKATLARIN, BARO TARAFINDAN CEZALANDIRILMASI SÖZ KONUSU

                     DUR. ANCAK MESLEK ETİĞİNİN NE OLDUĞU VEYA  ÜNVANININ GEREKTİRDİĞİ DAVANIŞLAR

                     AÇIK DEĞİLDİR.’’                                         (İSTANBUL BAROSU BÜLTENİ, ESRA GÜLTEKİNLER)            

 

                       

İSTANBUL 7. AĞIR CEZA  MAHKEMESİ

BAŞKANLIĞINA                                                                          03.06.2014

 

DOSYA NO                          : 2013 / 345 Esas

KATILAN                            : Adil Altay Güney, Vatandaşlık Numarası :49021106766

                                                       Ataköy 11.Kısım Zambak Blok A/8               Bakırköy-İSTANBUL

 

SANIKLAR                         : 1. Avukat Günay Yılmaz

                                                      Dolapdere caddesi no:187                                 Pangaltı – İSTANBUL

                                                     2. Avukat Yalım Şentürk

                                                      Sahrayı cedit mah. Uçar sok.No:8/48         Kadıköy – İSTANBUL

SUÇ                                           : HAKARET ve TEHDİT

 

Sayın Başkan ve Sayın üyeler.

Müşteki ve Katılan olarak  Sayın Mahkemenize hazırlamış olduğum ve sanık Günay Yılmaz ve sanık Yalım Şentürk’ün, HAKARET VE ÖLÜMLE TEHDİT suçunun öncesi ve sonrası ile, bu suçun,  yıllar öncesinden talimat zinciri içinde ve her aşaması planlanmış  bir dizi eylemin sonunda işlenmesinin  nedenlerini ortaya çıkarmaya çalıştığım dilekçem;

  1. İşlenmiş suçun nedenleri,
  2. Suçun nedeni olan ve ancak 5 yıldan sonra elde edilebilen somut deliller,
  3. Sanıkların yalan beyan ve ifadeleri, 
  4. Sanıkların müvekkili olan Turkıshbank A.Ş.’nin Yurt dışı faaliyetleri ve almış oldukları cezalar,
  5. Sonuç ve talebimiz,

 

  Olmak üzere 5 bölüm halinde bilgi ve değerlendirmelerinize sunulmuştur.

 1.İŞLENMİŞ OLAN SUÇ’UN NEDENLERİ: 

 Turkıshbank A.Ş.’nin beyan etmiş olduğu ve sözde kullanmış olduğumuz ve dava konusu olan 2.941.000.00TL tutarındaki kredi borcumuzun teminatı olarak verilmiş olan ve sadece  tek Gayrimenkulümün bütün kredi borcunu karşıladığı ve kredinin yaklaşık 4 katı tutarındaki Turkıshbank A.Ş.’ye kullanılmış olan kredinin teminatı olarak verilmiş olan ve  kullanılmış kredini 4 katı değerinde 12 adet Gayrimenkul ipoteği varken ve bu krediler ile ilgili ödenmemiş tek bir devre faizi bulunmazken 31.12.2008 tarihinde kredi hesabının kat edilmesinden sonra, baskın yapabilmek için ipotek işlemleri ile değil, zaten bankaya ipotekli olan bütün gayrimenkullerin üzerine ayrıca ve yeniden HACİZ işlemi uygulayabilmek için,  teminat olarak almış oldukları ve  üzerinde  tahrifat yapılmış olduğu tespit edilmiş SUÇ SENEDİ’nin, silindikten sonra  yeniden yazılırken sayı ve miktarlarının arttırıldığı tespit edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmelerini dolduran banka yetkilisi tarafından doldurulması sureti ile yapılmış olan İcra işlemleri ve Sanık Günay Yılmaz’ın, 31.Aralık 2008 tarihindeki talebi ile yine 31.Aralık.2008 tarihinde verilmiş olan İHTİYATİ HACİZ  kararı aşağıdadır.

1. Senetle ilgili  herhangi bir ihbarname yapılmadığı gibi, Turkıshbank A.Ş.’nin ticari                defterlerine de işlenmediği  ve  kayıt dışı olduğu tespit edilmiştir.

  1. Hiçbir ihbar ve bildirim yapılmadığı için de ödenemeyen senet bahane edilerek 31.12.2008 tarihinde kredi hesabı kat edilmiştir.
  2.   31.12.2008 tarihinde, yani aynı gün Mahkeme’den  bankaya zaten ipotekli olan bütün gayrimenkuller için  İHTİYATİ HACİZ istenmiştir.
  3. 31.12.2008 tarihinde, yani aynı gün İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinden, aşağıdaki İHTİYATİ HACİZ KARARI alınmıştır.

Bütün Hukuk ve Etik kurallar çiğnenerek aynı gün ve mesai saati dahi bitmeden yapılan bütün bu GASP işlemlerinin nedeni, sanık avukatların müvekkili oldukları bankanın yönetim kurulu başkanı Hakan Börteçene’nin ‘’Eğer dediklerimizi yapmazsan, hayatı sana zehir ederiz.’’ tehdidinin hayata geçirilmesi ve bütün gayrimenkullerin İcra satış işlemlerinin  hızla yapılarak, gayrimenkullerin yarı fiyatına yani yok pahasına  ele geçirilmesidir.

Ve en kabul edilmez yanı ise, bütün bu işlemler ve 31.12.2008’de yapılmış olan Hukuk dışı İhtiyati Haciz belgeleri ortada iken, iddianamelerde borçların ödenmesinden imtina edildiği hakkındaki suçlamalardır ki, artık bu ithamlara dur denilmesi gerekmektedir.

İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi

Talep tarihi                                          : 31.12.2008

Karar tarihi                                          : 31.12.2008

Esas no                                                : 2008/2470 D.İş.

Karar no                                               : 2008/2470

Alacak miktarı                                      : 3.700.000. YTL

Haciz olunacak şeyler : Borçlunun ve Borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları.

Bu sırada, Bankanın kullanılmış olduğunu ileri sürdüğü kredi tutarı 2.941.000.00TL olup,   kredinin teminatı olarak  bankaya ipotek edilmiş olan gayrimenkullerin toplam değeri ise, banka kayıtlarına göre 10.100.000.00 TL, piyasa değerlerine göre ise 12.000.000.00TL ‘dir.

Turkıshbank A.Ş. yetkili ve avukatları tarafından yıllardan beri, ’’…şirketin ödeme güçlüğüne girmesi nedeni ile hesapların kat edildiği…’’ yalanına rağmen, şikayetimizin üzerine BDDK’nın yapmış olduğu inceleme sırasında, Turkıshbank A.Ş.’nin  BDDK’ya vermiş olduğu 21.10.2011 tarih ve 2011/2109 sayılı dilekçenin 4.sayfasının 24.satırında bu husus, ‘’…31.12.2008 tarihli kredili mevduat hesabı ve BCH faizlerini ödemeyeceğinin anlaşılmasının üzerine…’’olarak  ifade edilerek,  korkunç gerçek ikrar edilmiştir.

Bir bankanın kredi müşterisinin hesabını,  ödenmemiş hiçbir devre faizi borcu bulunmazken,  ‘’ödemeyeceğinin anlaşılması’’  nedeni ile kat etmektedir. Ödeme güçlüğüne girerek ödememek ile, ödemeyeceğinin anlaşılmasıarasındaki korkunç fark,  bu haksızlığın ve Hukuk dışı yaptırım ve uygulamaların dikkatlerden kaçırılabilmesi için başvurdukları  YALAN beyan ve ifadelerinin çıkış noktasıdır.

Ve dayanak noktası olarak kullanılabilmesi için bütün safhaları ile birlikte planlanmış olduğu nihayet 5 sene sonra ortaya çıkarılabilmiş olan bu korkunç YALAN’ ın nedeni ise, kredi borcunun zamanında ödenmediği bahanesi ile, en az 4 katı değerde gayrimenkulün elde edilmesidir.   Bu hedefe ulaşabilmek için de, her türlü Etik ve Hukuk dışı işlem ve uygulamanın dışında, evrak ve belgelerde tahrifat ve sahtecilik yapmaktan da çekinmemişlerdir. Turkıshbank A.Ş.’nin hisselerinin 0.999’unun sahibi olduğu  Turkısh Yatırım A.Ş. ‘nin, Bursa’da yine sahte belge ve evraklarla onlarca kişiyi  dolandırması nedeni ile Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinde 2013/114 Esas numarası ile devam eden yargılama da benzer diğer bir örnektir. Dolandırılan müştekilerden biri olan İbrahim Hayat’ın, bu konu ile ilgili olarak internet siteme göndermiş olduğu mektup aşağıdadır. (Ek.1)

03.05.2014 / 10:52 pm tarihinde gönderilmiş

Turkishbank AŞ Bursa Şubesi’nde 2004 yılından itibaren yatırım müşterisiyim.
Durum , 2011 yılına kadar sorunsuz şekilde ilerledi. 2013 yılının Ocak ayında dolandırıcılık olayı açığa çıktı. Hesabımda olması gereken hisseler satılmış , fondaki param bankaya aktarılmış , sonrasında da bir başka kişi tarafından imzam taklit edilerek çekilmiş. Bankayla görüşmelerimiz sonucunda evimize ekstrelerin geldiği , ve buna itiraz etmediğim gerekçesiyle bana olumsuz dönüş yapıldı. Bu iddianın arkasına saklanılarak sahte imzayla çekilen param geriye ödenmedi. Oysa ki itirazımı yatırım müdürü olan Beytulla Çoksaygılı isimli ( şu an tutuksuz yargılanan ) kişiye 2011 yılında yapmıştım. Bana hisselerimi sahte dizaynla , bilgisayar ekranında göstererek beni ikna etti. Sonradan öğrendim ki bu şekilde birçok kişiyi de ikna etmiş. Banka , bu şikayeti yazılı olarak genel müdür pozisyonundaki kişiye yapmadığımı öne sürerek sahte imza ile çekilen paramı geri ödemeyi reddetmekte.Fakat ben zaten itirazımı bankanın yatırım müdürüne ( Beytulla Çoksaygılı) yapmıştım.Banka , sahte olduğunu iddia ettiğim imzalarla çekilen miktarları göz ardı edip farklı gerekçeleri önüme sürmekte.Bu kurum benim bilgim dışında , ben olmadan , benim imzam olmadan hesabımdaki parayı dışarıya çıkartmış , borsa hesabımda yine benim bilgim dışında , benim gözetimim dışında , benim imzam olmadan çeşitli işlemler yapmış ve bankanın şu an tutuksuz yargılanan görevlisi ben ve benim gibi birçok kişiyi sahte düzeneklerle , sahte bilgisayar ekranlarıyla her şeyi olması gerektiği gibi göstermiş , ikna etmiştir. Bursa Şubesi’nde hesaplarıyla oynanan yaklaşık 30 kişi arasındayım.Bütün bunların sonucunda hakkımı hukuki yollardan yaklaşık 1 yıldır arıyorum. Fakat gerekli sahte imzalı olduğunu iddia ettiğim evraklar banka tarafından mahkemeye incelenmek üzere gönderilmiyor.                                                                              İbrahim Hayat / Bursa

Turkıshbank A.Ş.’nin, bize de aynı şekilde yapmış oldukları gibi, belge ve evrak geciktirerek ya da vermeyerek bize kaybettirmiş olduğu süre nedeni ile,  6. Yılın ortalarına girdiğimiz Hak ve Hukuk mücadelesinin, banka aleyhine başlatmış  olduğumuz Savcılık Soruşturmaları ve Hukuk davalarının sebep olduğu sanık avukatların hakaret ve ölümle tehditleri aşamasında, önceki dilekçemde yapmış olduğum  açıklamalara bağlı olarak, sanık avukatların bu güne kadar sayın Mahkemeniz de dahil olmak üzere, Ceza Mahkemeleri, Hukuk Mahkemeleri ve Savcılık Soruşturmalarında vermiş oldukları yazılı beyan ve ifadelerde devamlı olarak ve ısrarla kullanmış oldukları YALAN SÖYLEYEREK  gerçeklerin gizlenmesini sağlamaya çalışmaları hususuna dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Kurum olarak müvekkilleri olan Turkıshbank A.Ş.’nin bir banka olması ve yine bir banka olması nedeni de Hukuk Sistemimizde kanunlarında öngörmüş olduğu gibi GÜVENİLİR olması gerektiği konusunda oluşmuş önyargılarla korunmaya alınması  ve  bu nedenle araştırma ve soruşturmaların gerektiği gibi yapılmaması veya yapılmasına müsaade edilmemesi, banka yetkilileri ve banka çalışanı olan sanıkların son derece rahatlıkla YALAN söyleyebilmelerine imkan tanımıştır.

Bankalarla ilgili olarak yapılan bütün şikayetlerde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu duruma müdahale etmek için,  Mahkeme kararlarını beklerken, Mahkemelerin inceleme yapmadan ve konunun uzmanı oldukları gerekçesi ile BDDK raporlarına atıfta bulunarak karar verebilmesi, bankaların yapmış olduğu Hukuk dışı uygulamalar için  dayandığı  en önemli çarpıklığı gösteren kısır döngüdür. Haklarında Ceza soruşturmaları yürütülen ve hatta Ceza davası açılan banka avukat ve çalışanlarının, devam eden Hukuk sürecinde görevlerine devam edebilmeleri ise, insan aklının alamayacağı bir  korumacılığın kullanıldığı adeta bir teşvik uygulamasıdır. Temelinde ‘’Güven’’ olması kanun gereği olan bir banka çalışanının, işlemiş olduğu suç nedeni ile hakkında yürütülmekte olan bir soruşturma veya yargılama sırasında görevine devam edebilmesi,  hakkında oluşmuş olan delilleri karartabilme imkanını kazanabilmesinin yanında, bu suç ve suçlarla ilgili olarak kişi ve kurumların çok daha fazla zarar görmelerine neden olmaktadır.  Örnek olma özelliği ise çok daha fazla bir araştırma ve inceleme konusu olmalıdır.

Burada kıstasın, bankanın değil de karşı tarafın zarar görmesi ise, bu haksız durumun Sayın Mahkemelerin değerlendirerek tedbir alınması  gerekir.

Sanık avukatların bu güne kadar, bütün Mahkeme ve Savcılık dosyalarına girmiş olan dilekçe ve ifadelerinde, sığınmak istedikleri  en önemli YALAN;  sözde  zamanında ödenmemiş bir kredi borcunun,  bankacılık şemsiyesi altında tahsil edilmesi işlemlerinin yapılmakta olduğudur ve dışarıdan bakıldığı zaman da görünen budur.

Hatta sanıkların avukatlarının sayın Mahkemenize vermiş oldukları 11.02.2014 tarihli dilekçenin AÇIKLAMALAR bölümünün 2.paragrafında da,

‘’Adil Altay Güney, kredi sözleşmelerinde yer alan bedelleri bankadan almıştır’’,

 ‘’…Bu arada aldığı krediler sebebi ile ödemesi gereken faiz ödemelerini de zamanında ödememiş ve banka tarafından icra takibi başlatılmıştır.’’

 beyanları ile YALAN itham ve beyanlarına rahatlıkla devam edebilmişlerdir.

Sadece bu yalanların  ortaya çıkarılması için, Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti’nin, Turkıshbank A.Ş.’den kullanmış olduğu kredilerin zaman ve tutarları ile, 15.Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz etmiş oldukları ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından yapılan KRİMİNAL İNCELEME ile tamamının silinerek sonradan yeniden yazılmış olduğu ve Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılmış olan MALİ BİLİRKİŞİ RAPORU ile sayısının 3 adet ve toplam miktarlarının 3.100.000.00TL olduğu belirtilen daha sonra ise sayılarının 4’e ve toplam miktarlarının 5.200.000.00TL’ye çıkarılmış olduğu tespit edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmeleri’nin tutarlarının ve ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş faiz ödemeleri ile ilgili talep ve ihtar belgelerinin istenerek dosyaya kazandırılması  yeterlidir.

Kullanılmış olan kredinin tutarı dava konusu olmakla beraber, bankanın kullanılmış olan kredi tutarı olarak bildirmiş olduğu tutar 2.941.545.00 TL’dir ve kullanılmış olan krediye karşılık olarak zamanında ödenmemiş tek bir devre faizi yoktur. Yıllardır bu gerçeği ifade etmiş olmamıza rağmen, bu iddialarına karşılık olarak banka’ya, ödenmediğini belirtmiş olduğunuz devre faizi ve borç ile ilgili belgeleri ibraz etmeniz gerekir diyen Mahkeme de yoktur.

2. SUÇUN NEDENİ OLAN VE 5 YILDAN SONRA ELDE EDİLEN

      SOMUT DELİLLER:

06.02.2014 tarihli dilekçemde geniş bir biçimde belgeleri ile ifade etmiş olduğum konular ile ilgili olarak, sanık avukatların bu güne kadar Soruşturma dosyaları ve Mahkemelere vermiş oldukları yazılı ve sözlü beyanlardaki açık YALANLARI ayrıca gözler önüne sermeye çalışacağım.

Yine Turkıshbank A.Ş.’nin avukatları olan sanıklar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün avukatı olan Nurcan Çöl’ün Sayın Mahkemenize vermiş olduğu 11.02.2014 tarihli dilekçede uzun uzun bahis konusu yapılan ve şikayetimiz neticesinde açılmış olan Ceza Soruşturmaları ile ilgili TAKİPSİZLİK KARARLARI’nın sebebi, önceki dilekçemde de ifade etmiş olduğum gibi, Savcılık Makamlarının mükerrer taleplerine rağmen gerekli incelemelerin yapılması için zamanında teslim edilmeyen ve bu nedenle de Kriminal incelemeleri yapılamayan Senet ve Genel Kredi Sözleşmelerinin asıllarının yıllar boyu teslim edilmemesi ve yukarıda bahis konu yapmaya çalıştığım önyargıdır.

Ve bu takipsizlik kararlarının hepsi, Genel Kredi Sözleşmelerinin İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinden res’en alındığı tarih olan 18.01.2013’den öncedir.

Bu gün geldiğimiz noktada ise, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖRGÜTLÜ SUÇLAR SORUŞTURMA BÜROSU  tarafından, Turkıshbank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Börteçene, Soruşturmaya esas suçların işlenmiş olduğu dönemin Genel Müdürü Abdullah AkbulakGenel Müdür  yardımcısı Taner Biçer ve suçların işlendiği Merkez Şube’nin aynı bankanın Levent Şubesine tayin edilen Müdürü Semra Oktayoğlu hakkında, 5411 sayılı Bankacılık Kanununa aykırılık, Bedelsiz senedi kullanma, Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından, yürütülmekte olan 2012/56863 numaralı Soruşturma ile ilgili olarak;

Avukat Sayın Reşat Petek tarafından, Savcılık Makamı’na, 28.08.2013 tarihinde, ‘’Dosya’ya sunulan Bilirkişi raporu, Bilimsel Mütalaa ve şüpheliler müdafilerinin 01.07.2013 tarihli dilekçelerine  karşı beyanlarımız ile şüphelilere isnat edilen suçlar, suçların yasal unsurları, maddi deliller, ve esasla ilgili taleplerimizin sunulması.’’ konularını kapsayan ve Turkıshbank A.Ş.’de görevli olan şüphelilerin,

 

  1. Resmi belgelerde sahtecilik, (TCK.204)
  2. Açığa imzanın kötüye kullanılması, (TCK:209)
  3. Nitelikli dolandırıcılık, (TCK.158) ve
  4. Gerçeğe aykırı beyanda bulunma, (5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 155.Madde)

Suçlarını işledikleri yönünde haklarında Kamu Davası açılmasını gerektirecek yeterli delillerin elde edilmiş olması nedeni ile de, Şüpheliler hakkında Kamu Davası açılmasının gerektiği konusunda talep dilekçesi verilmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ercan Devrim’in bu dilekçeden 7 ay sonra göndermiş olduğu  karar talep yazısında ise, aşağıda belirtmiş olduğumuz ve kamu davasının açılmasını gerektiren YENİ DELİLLER’in, Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeterli açıklıkta sunulmaması nedeni ile,  ilgili Mahkeme RED kararı vermiştir. Bu Hukuk dışı kararla ilgili olarak Avukat Reşat Petek’in internet siteme göndermiş olduğu yorum ektedir. (Ek.2)

TALEP YAZISINDA AÇIK OLARAK İFADE EDİLMEYEN YENİ DELİLLER:

1.Uzman Bilirkişi Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı İsmail Özkan tarafından hazırlanmış olan 22.01.2013 tarihli ve bütün Genel Kredi Sözleşmelerinde tahrifat yapılmış olduğu ve bankanın beyan ve iddialarının aksine, suç senedinin banka tarafından düzenlenmiş olduğu hakkında,  ‘’MÜTALAA BEYANI’’.

2.Turkıshbank A.Ş.’nin, krediler döneminde Merkez şube müdürü olan Ali Baba Şanlı’nın, 04.02.2013 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu ve silinerek yeniden yazılan sözleşmelerle ilgisinin,  bilgisinin ve haberinin  olmadığı ve  geçmişe dönük olarak adına atılmış olan imzanın kendi imzası olmadığı hakkındaki,  BEYAN ve İHBAR DİLEKÇESİ. 

3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu ve  28.05.2013 tarihli,  bütün Genel Kredi Sözleşmelerinin silinerek sonradan yeniden yazılmış olduğu, suç senedinin  Genel Kredi Sözleşmelerini hazırlamış olan Turkıshbank A.Ş. yetkilisinin düzenlemiş olduğu ve silindikten sonra yeniden geçmişe dönük olarak yazılmış  olan sözleşmelerin sonradan bu sözleşmeleri hazırlamış olan ve sözleşme döneminde yetkili olmayan Semra Oktayoğlu’nun imzalamış olduğu hakkında, ‘’UZMANLIK RAPORU’’.

4.Uzman Bilirkişi Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı İsmail Özkan tarafından hazırlanmış olan 24.07.2013 tarihli ve  4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3′ündeki eşim Sevil Güney adına atılmış imzaların takliden atılmış olduğu, Geçmişe dönük olarak atılmış olan Müdür Ali Baba Şanlı’nın imzasının beyan dilekçesinde de ifade etmiş olduğu gibi takli’den atılmış olduğu hakkındaki, ‘’MÜTALAA BEYANI’’.

5.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Kapatılan Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı)’nın 2010/48802 sayılı dosyasında bulunan 16.05.2011 tarihli ‘’MALİ BİLİRKİŞİ RAPORU’’ ile, sayısı 3 adet ve toplamları 3.100.000.00TL olarak tespit edilen Genel Kredi Sözleşmeleri’nin, İstanbul 15.asliye Ticaret Mahkemesinden res’en alınmış olan sözleşmelerde yapılan incelemelerle de sabit olduğu gibi, silinip yeniden yazılırken sayılarının da  arttırılarak 4 adet’e ve toplamlarının 5.200.000.00TL’ sına  çıkarılmış olduğunun tespit edilmesi.

6.KYO kararı verildikten sonra Şüpheli SEMRA OKTAYOĞLU hakkında, şikayet konusu senedi banka resmi defterlerine kayıt yapmamak suretiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 156.maddesine  muhalefet suçundan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarih ve 2012/30 E. Sayılı kararı ile vermiş olduğu, 10 AY HAPİS kararı .

Savcı Ercan Devrim’in 1.5 yıl beklettikten ve hiçbir  CEZA dosyasında bulunamayacak sayıdaki DELİL çokluğuna rağmen, sözde kanun gereği ceza davasının açılabilmesi için göndermiş olduğu fakat içeriğinin ne olduğu dahi anlaşılamayan bu sözde talep dilekçesine karşılık, Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesi, ne hakkında olduğu dahi anlaşılamayan talebin kabul edilmemesi kararını vermiştir.

Sanık avukatlarının, bizleri küçük düşürmeye çalışan ifadelerinin dayanağı olan şikayetlerimiz ve   hak arama çabalarımız,  5.5 yıldır sürdürmeye çalıştığımız Hak ve Hukuk mücadelesinin doğal akışı içinde yaşadığımız sıkıntılar ve hatalı kararlarla  ilgili  sorumluların cezalandırılması için Yasal haklarımızın kullanılmasını zorunlu hale getirmesinin neticesidir.

Memleketimizde pek de alışık olunmayan durum da budur.

Bu nedenle de Savcı Ercan Devrim’i de HSYK’ya şikayet ederek yapılan hatanın cezalandırılmasını talebimiz nedeni ile yasal hakkımızı  kullanmış olmamızın sorgulanamaması gerekir.

Eğer tartışılması gerekirse dosya açılır, incelenir ve varsa hatalı tespitlerimiz rahatlıkla  tartışılabilir. Örneğin Kriminal Raporlarla doğru olduğu tespit edilmiş olan bütün  iddialarımıza ait bütün  belgelerin yeniden incelenmesi sağlanabilir. Bu incelemeler yurt dışında yaptırılarak yazı ve belgelerin yaşları dahi tespit edilebilir.

Bu tartışma, inceleme ve belki de Yargılamanın, Televizyon kanalları dahil olmak üzere KAMU’ya açık olarak yapılması ise en büyük dileğimizdir.

3. SANIKLARIN YALAN BEYAN VE İFADELERİ:

Yıllardan beri Mahkemelere ve Savcılık Makamları’na vermiş olduğumuz dilekçe ve beyanlarımızda ASLA  YALAN’A BAŞVURMADIK.

 Almış olduğumuz dini ve milli terbiyenin gereği budur.

Eğer ben yalan söylemiş olsaydım, sayın Mahkemenizde görülmekte olan Ceza davası ile ilgili şikayetimde, sanık Günay Yılmaz ile sanık Yalım Şentürk’ü ayırmadan, her ikisinin de beni ölümle tehdit etmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirdim.

Bu nedenledir ki, sanıklardan Günay Yılmaz,  yargılamanın ilk duruşmasındaki ifadesine, ‘’Bildiğiniz gibi ben ölümle tehdit suçlaması ile burada bulunmuyorum…’’ diyerek kendisini diğer sanık Yalım Şentürk’ten ayırarak ve aslında işlenmiş olan bütün suçu da ikrar ederek başlayabilmiştir.

Halbuki sanık Yalım Şentürk’ün ölümle tehdit etmesini  azmettiren ve sonra da kenara çekilmeye çalışan sanık Günay Yılmaz’dır.

Sanık Günay Yılmaz’ın bu tehditleri, yine avukatı olduğu Turkısh Yatırım A.Ş.’nin Bursa’da onlarca vatandaşın birikimlerini dolandırmış olduğu ve bu nedenle de, Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılmakta olan yargılamanın  dosyalarında da görülebilir.

Yargılama dosyası ve şikayetler incelendiği zaman  müşterilerin birikimlerinin,   benim ancak yıllar sonra ortaya çıkarabilmiş olduğum gibi, sahte ve tahrif edilmiş belge ve evraklarla nasıl dolandırıldığı açık olarak görülebilir. Ve sanık Günay Yılmaz  ise, bu suç organizasyonun yine en önemli bir kollarından biridir. Bunun göstergesi ise banka ile sözde ilişkisi kesilmiş olmasına rağmen yetkili olarak takip etmekte olduğu davalardır. Aşağıda Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2013/114 sayılı Dosyasında olduğu gibi,

Sanık Beytullah’dan soruldu: Beni ne Tevfik Kaya ne de başka hiçbir müşteri tehdit etmedi, ben yurtdışına kaçtıktan sonra bizzat Tevfik Kaya benim vodofone hattımdan arayıp Türkiye’ye gelmemi teslim olmamı, adalete güvenmemi istedi, ben Türkiye’ye geldikten sonra Gönlü Ferah otelde bankanın ve yatırım Aş’nin müfettişleri banka vekili Av.Günay Bey ve banka genel müdür yardımcımız Şevket Bey’in huzurunda “sen banka müşterilerinden Tevfik Kaya, Engin Şenocak, Ahmet Sarı, Talat Hacı Salihoğlu ya da Salioğulları tarafından bana işlem yap Beytullah, bana para kazandır Beytullah diye zorlaması ve dayatmasıyla işlem yaptığımı zorlamamı söylemem halinde beni ve arkadaşlarımı kurtaracaklarını söylediler, ancak ben bir kez hata yaptım, ikinci kez hata yapmak istemedim, bu şekilde beyanda bulunmadım, söylediğimi gibi müşterilerden bana herhangi bir tehdit ve zorlama olmamıştır. Ayrıca konuşma sırasında ses kayıt cihazı koydular ve bunun kayda alınmasını muvafakat edip etmediğni sordular, ben de ediyorum dedim, ancak kayıt yaparken bankanın lehine olanları kaydettiler, aleyhe olanları kaydetmediler, masaya vurup söyleyeceksin diye kötü davrandılar, banka zarar ne kadar çok olsa da minimize edecek şekilde en az ne kadar zararla bunu karşılayabilecek şekilde bana baskı yapmışlardır, dedi. (Ek.3)

Yukarıda ifade etmiş olduğumuz  tahrifat ve sahtecilikleri kapsayan bütün deliller  2012/56863 sayılı dosyada mevcut olduğu gibi ilgili bütün Mahkeme dosyalarına da sunulmuştur.

Turkıshbank A.Ş ve avukatlarının YALAN söylemek   yerine asıl yapmaları gereken,  bu delillerin doğru olmadığına itirazla, yeniden Kriminal incelemelerin yapılmasının sağlanmasını istemek olmalıdır. Fakat Turkıshbank A.Ş. ve avukatları yıllardan beri bu belgelerin Kriminal incelemelerinin yapılmasını önleyebilmek için, sistemli olarak olarak belgelerin teslim edilmesinden kaçınmışlardır. Ve hatta,  Bilirkişi incelemesi  yapılmaması için  Savcılık Makamını dahi  üstü örtülü olarak  tehdit  edebilmişlerdir.  

‘’Arz ettiğimiz bu kuralların, bilirkişi incelemeleri ile bertaraf edilerek tersine çevrilmesi, müvekkillerimin ve bankamızın telafi edilemeyecek derecede büyük ve çok ağır bir mağduriyetine sebebiyet verecek vahamettedir.’’   (Turkıshbank A.Ş. Avukat Sümer Altay, 2011)

Belgelerin üzerlerindeki yazıların, yaşları da dahil olmak üzere Kriminal incelemelerinin A.B.D’de yapılması talebimize karşı ise,

‘’ Şikayet eden borçlunun bu beyanlarından sonra kriminolojik incelemenin ABD’de yapılması talebine hiçbir şekilde muvafakat vermiyoruz.’’

Beyanı ile karşı çıkmışlardır ama  Atalar sözüdür, ’’YARASI OLAN GOCUNUR.’’ ve yine Atalar sözüdür ‘’GERÇEĞİN EN KÖTÜ ÖZELLİLİĞİ, ENİNDE SONUNDA BİR GÜN ORTAYA ÇIKMASIDIR.’’

Hakkında Ceza Soruşturması yürütülen Turkıshbank A.Ş. yetkilileri’nin   avukatları tarafından,  şikayete ve soruşturmaya esas belgeler hakkında, nitelikli bir Kriminal inceleme yapılmasına karşı çıkılması, işlemiş oldukları suçlarını ve çıkacak neticeyi iyi bildiklerinden, aslında suçlu olduklarının kendileri tarafından ikrar edilmesinde başka bir şey değildir.

Katılan olarak iştirak etmekte olduğum Ceza davası’ nın konusu; kullanmış olduğumuz ticari kredinin, karşılığında 4 katı tutarında teminat ipoteği vermiş olduğumuz halde ve   bu kredi ile ilgili olarak zamanında ödenmemiş hiçbir devre faizi de olmamasına  rağmen,  kredi hesabımın kat edilmesi ve ileri  sürülen 2.941.545.00 TL borca karşılık da,  ilk 6 ay içinde bankaya nakit olarak 1.558.695.00TL ödenmiş olmasına rağmen,  bütün gayrimenkullerimizin kendi düzenlemiş oldukları suç senedi ile  uygulamış oldukları İcra ve satış işlemleri ile gasp edilmesine karşı yürüttüğümüz Hak ve Hukuk mücadelesi’ne karşılık olarak,  yapılmış HAKARET ve TEHDİTLER’dir.

Kullanılmış olan krediye teminat olarak verilmiş olan gayrimenkullerden  sadece  tek bir tanesinin bütün borcu ödeyecek değerde olmasına rağmen, icra işlemleri ile borcun en az 4 katı değerinde olan bütün gayrimenkullerin gasp edilmesine karşı yürüttüğümüz Hak ve Hukuk mücadelesine karşılık olarak yapılmış HAKARET  ve TEHDİTLERDİR.

Ve, Bankacılık  şemsiyesi altında gizlenmiş olan bu Hak ve Hukuk dışı yaptırımlar, ancak aşağıda ifade etmiş olduğum YALANLARLA gözlerden uzak tutulmaya çalışılmış ve bir ölçüde de, oluşmuş olan önyargılar nedeni ile başarılı olmuşlardır.

Ve bu güne kadar da,  bu söylemleri doğrultusunda ve sözde Hukuk şemsiyesi altında,  sırf amaçları olan bütün mal varlığımızın icra işlemleri ile ele geçirilmesi için, bir önceki dilekçemizde geniş olarak açıklamış olduğumuz ve aşağıda belirtmiş olduğumuz gibi, Savcılık Makamı ve Mahkemeleri YALAN beyan ve ifadelerle etkilemeye devam edebilmişlerdir.

Turkıshbank A.Ş.’nin beyan etmiş olduğu ve sözde kullanmış olduğumuz ve dava konusu olan 2.941.000.00TL tutarındaki kredi borcumuzun teminatı olarak verilmiş olan ve sadece  tek Gayrimenkulümün bütün kredi borcunu karşıladığı ve kredinin yaklaşık 4 katı tutarındaki 12 adet Gayrimenkul ipoteği varken ve bu krediler ile ilgili ödenmemiş tek bir devre faizi bulunmazken, kredi sözleşmeleri sırasında teminat olarak almış oldukları ve sadece imzaları atılmış boş senedin, bilgimiz dışında ve Genel Kredi Sözleşmelerini doldurmuş olan banka yetkilisi tarafından doldurulmak sureti ile yapılmış olan icra işlemleri ile ilgili olarak Sanık Günay Yılmaz’ın, 31.Aralık 2008 tarihindeki talebi ile yine 31.Aralık.2008 tarihinde verilmiş olan İHTİYATİ HACİZ  kararının özeti aşağıdadır.

İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi

Talep tarihi                                          : 31.12.2008

Karar tarihi                                          : 31.12.2008

Esas no                                                : 2008/2470 D.İş.

Karar no                                               : 2008/2470

Alacak miktarı                                      : 3.700.000. YTL

Haciz olunacak şeyler : Borçlunun ve Borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları.

Bu sırada, Bankanın kullanılmış olduğunu ileri sürdüğü kredi tutarı 2.941.000.00TL olup,   kredinin teminatı olarak  bankaya ipotek edilmiş olan gayrimenkullerin toplam değeri ise, banka kayıtlarına göre 10.100.000.00 TL, piyasa değerlerine göre ise 12.000.000.00TL ‘dir.

Durum böyle olduğu halde, banka ve sanık avukatlar, sözleşmelere aykırı ve usulsüz olarak talep etmiş oldukları kredi alacaklarını,  ipotek işlemleri ile değil,  baskın şeklinde ve en kısa zamanda tahsil edebilmek için,  kendi düzenlemiş oldukları suç senedi ile uygulamış oldukları İcra işlemlerini kullanmışlardır. Çok daha önemli olarak  ise,  eğer varsa,  ipotek edilmemiş başka gayrimenkullerin üzerine de haciz işlemi yapılmaya  çalışılarak  bütün mal varlığımızın elde edilmesine  çalışmışlardır. Bu da zaten aşağıda ifade edeceğimiz irtifak tapulu olan tek gayrimenkuldür.

Bu işlemler bir İNFAZ’ dır.   

Sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk,  Turkıshbank A.Ş. adına almış oldukları bu İHTİYATİ TEDBİR kararı ile; zaten tamamı bankaya ipotek edilmiş olan ve kullanılmış olan kredinin 4 katı tutarındaki değeri olan bütün gayrimenkullerin, suç senedi ile oluşturulmuş İcra işlemleri ile satışa çıkarılarak, İcra satışları ile ‘’Ben zaten icradan alacağımı söyledim. Sizden almak yerine icradan alırım. Sanık avukat  Yalım Şentürk’’değerlerinin yarı fiyatının altında elde edilmesinin ve daha sonra bunların ayrıca haricen satılarak sözde kanunlara uygun görünen karlarının misli ile üzerinde olan ve vergisi de olmayan bir kanun dışı kazancın alt yapısını oluştururken, dayanakları daima YALAN olmuştur.

Turkıshbank A.Ş.’nin avukatları olan sanıkların, Mahkeme ve Soruşturma dosyalarında bulunan ve yıllardan beri rahatlıkla kullanmış olduğu ve dosyalardaki belgelerin incelenmesi ile dahi kolaylıkla ortaya çıkarılabilecek YALAN beyan ve ifadeler’ in bir kısmı aşağıdadır.

1.Şikayete konu senet borçlu tarafından bir ödeme belgesi olarak verildiği için ve vadesinin yakın olması nedeni ile kayda alınmadığı öğrenilmiştir.’’ (Avukat Günay Yılmaz, Avukat Yalım Şentürk 09.06.2011 2010/48802 Soruşturma dosyası)

2.‘’Kredili firma ile kefillerinin gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen verilen 8 günlük süre içersinde ihbarname içeriğinde talep edilen 3.567.236.48 TL ödenmediğinden…’’ (Avukat Günay Yılmaz, Avukat Yalım Şentürk.  Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı  Soruşturma dosyası 07.07.2011)

3.‘’…kredi borcunun 25.12.2008 tarihinde ödeneceği beyan edilmiş ve bu tarihli bir bono tanzim edilerek müvekkil bankaya kredi borcunun ödenmesi amacı ile verilmiştir. Ancak bu bononun ödenmemesinden sonra Beyoğlu 17.Noterliği’nin 31.12.2008 tarih ve 32706 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesaplar kat edilmiştir. Hesap kat ihtarnameleri şirket tarafından 06.01.2009 tarihinde ve davalılarca 21.01.2009 tarihinde tebliğ alınmış olmasına rağmen verilen 8 günlük süre içersinde ödenememiş ve borçluların tamamı temerrüde düşmüştür.’’

4.’’Hesabın kat edildiği tarihte kredi kullandırılan firma ve müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olan davalılar hakkında bir çok icra takibi açıldığı, tüm menkul ve gayrimenkul mallarına haciz konulduğu, davalıların adreslerini terk ederek menkul mallarını kaçırdığı ve son aylara ilişkin faiz ve ana para ödemelerini yapmadığı görülmüş olup bu nedenle hesabın kat edilmesi zorunluluğu doğmuştur.’’

5.’’Davalılar sürekli olarak Yargı mercilerini yanıltmak amacı ile senaryolar üretmekte olup, borçlarını ödememek ve müvekkil banka tarafından açılan takipleri sürüncemede bırakmak amacı ile Adli Merciler nezdinde gerçek dışı beyanlarda bulunmaktan çekinmemektedirler. Davalılar kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmişlerdir. Buradaki tek amaçları takibi geciktirmek ve müvekkil bankanın alacağının sürüncemede bırakılmak istediklerinden ibarettir. Bu güne kadar kredi borcunun ödenmesi için hiçbir yaklaşımda bulunmadıkları gibi, tahsilini zorlaştırmak için her türlü yolu denemektedirler.’’

6. ‘’İcra takibine konu bono bizzat davacı borçlu tarafından müvekkil bankaya getirilerek ibraz edilmiştir. O nedenle bu mahiyetteki iddiaları tamamen gerçek dışı olup bir senaryodan öteye gitmemektedir.

7.‘’ …Söz konusu bono kredi borcunun ödenmesinin temini amacı ile  müvekkil bankaya teslim edilmiştir. Zaten bu bononun ödenmemesinden sonra kredi hesabı kat edilerek haklarında icra takibi yapılması zorunluluğu doğmuştur.

8.‘’ Şikayete konu bononun Banka yetkilileri tarafından doldurulduğu iddiası gerçek dışı bir iddiadır. Yine şikayetçinin bononun düzenlendiği tarih tarihte yani yani 04.12.2008 tarihinde banka ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığı hususu da gerçek dışı olup haksız bir iddiadan ileri gitmemektedir. Şikayetçi olan firma 26.04.2007 tarihinde ilk Genel Kredi Sözleşmesini imzalamış, sonrasında ise 19.07.2007,21.09.2007 ve 28.04.2008 tarihinde diğer Genel Kredi Sözleşmelerini imzalamıştır. Kısacası şikayetçinin sözü geçen 04.12.2008 tarihinde müvekkil banka ile bir ilişkide bulunduğu açıkça görülebilmektedir.

9.Şikayetçi yazı formatının farklı olmasını bahane ederek kendine bir menfaat elde etmeye çalışmaktadır. Oysaki senedin kendi personelince veya bir yakını tarafından tanzim edilebileceği gerçektir. Kaldı ki şirket  yöneticisinin bu mahiyette senedi tanzim ettiği istisna olarak görülen bir durumdur. Genelde mali işlerden sorumlu muhasebecisinin veya personelin senedi tanzim ettiği bir senedi  yönetici ve yetkilisine imza ettirmesi genel bir uygulamadır. Aksinin kabul edilmesi son derece haksız durumların ortaya çıkmasına sebebiyet verecek bir mahiyettedir.’’

Yalım Şentürk tarafından yukarıda verilmiş olan dilekçe beyanı doğrultusunda, Turkıshbank A.Ş.nin diğer bir avukatı olan Sümer Altay da aynı dosyaya aşağıdaki beyana haiz dilekçeyi vermiştir.

‘’Arz ettiğimiz bu kuralların, bilirkişi incelemeleri ile bertaraf edilerek tersine çevrilmesi, müvekkillerimin ve bankamızın telafi edilemeyecek derecede büyük ve çok ağır bir mağduriyetine sebebiyet verecek vahamettedir.’’ (Turkıshbank A.Ş. Avukat Sümer Altay, 2011)

10.‘’ Şikayetçi, ekte bulunan tapu kayıtlarından görüleceği üzere 50’den fazla kişiye olan borcunu ödemeyerek birçok kurum ve şahsı mağdur etmiştir.’’

11.‘’…Şikayetçi kendisi hakkında icra takibi başlatan alacaklılarını itirazlar ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde yaptığı şikayetlerle  yıldırmak ve borcun ödenmesini sürüncemede bırakmak çabası içindedir. Sayın Başsavcılığınıza yapmış olduğu şikayet de bu amacı taşımaktadır. Şikayetçi, onlarca şahıs ve şirkete borçlanıp, sonra da borçlarını ödememek ve ödemeyi geciktirmek için kendisine menfaat temin etmeye çalışmaktadır.’’

12.‘’…Şikayetçinin bir tefeci gibi İcra işlemlerine devam edildiği suçlaması öncelikle Bankacılık Kanunu hükümlerine göre bir suç mahiyetinde olup Sayın Savcılığınız nezdinde suç ihbarında bulunuyoruz. Müvekkil bankanın, alacağını tahsil etmek üzere, özellikle bir dolandırma kastı içersinde bulunan ve en az 50 şahsa borcunu ödemeyerek bu insanları mağdur eden şahsın üzerine hukuki yollardan gidilerek icrai işlemlere davam etmesi son derece doğal bir hakkı niteliğindedir.

13.‘’ Yapılan şikayete bakıldığında iddia edilen husus bononun boş bırakılan kısımlarının müvekkil banka tarafından doldurulduğu ve bu nedenle de bir suç oluştuğu hususudur.’’

14.‘’ Şikayete konu senedin taraflar arasındaki sözleşme ve ilişkiye aykırı olduğu hususu tespit edilmeden yani suç unsurunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden, senet üzerindeki yazıların kime ait olduğunun araştırılmasına girilmesi, usul ve yasa hükümlerine açıkca aykırıdır.’’

15.‘’ Şikayete konu senet borçlu tarafından bir ödeme belgesi olarak verildiği için ve vadesinin yakın olması nedeni ile kayıda alınmadığı öğrenilmiştir.’’

16.‘’ Senedin diğer bölümlerinin kimler tarafından doldurtulduğu tarafımızca bilinmemekte olup bu hususun tarafımızca da bilinmesine de gerek bulunmamaktadır.’’

17. ‘’Borçlunun bu iddiaları son derece samiyetsiz olup (samimiyetsiz) ‘’yavuz hırsız ev  sahibini bastırır’’ deyimini kullanmaya çalışmaktadır. Öncelikle karşı tarafın sunmuş olduğu evraklara balkıdığında (bakıldığında) şikayet eden Adil Altay Güney onlarca çek ve senet düzenleyerek 60’dan fazla kişiden mal ve para almış ve mükellefiyetlerini yerine getirmeyerek bu özel ve tüzel kişileri mağdur duruma düşürmüştür.  Hakkında onlarca takip açılmış olmasına rağmen bu şahıs borçlarını ödemek yerine ‘’yavuz hırsız ev sahibini bastırır’’ deyimini bizzat kullanarak üste çıkmaya çalışmakta, bizzat kendisinin verdiği çek ve senetlere itiraz etmektedir.’’

18. ‘’ Şikayet eden borçlunun bu beyanlarından sonra kriminolojik incelemenin ABD’de yapılması talebine hiçbir şekilde muvafakat vermiyoruz.’’

19.‘’…kredi faizleri ile taksitlerini ödeyememesi nedeni ile…ihtarnamesi ile hesapları kat edilmiştir.’’

20. ‘’Kredili firma ile kefillerinin gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen verilen 8 günlük süre içersinde ihbarname içeriğinde talep edilen 3.567.236.48 TL ödenmediğinden, firma ve kefilleri hakkında …25.12.2008 vadeli 3.700.000.TL tutarlı bono üzerinden, 12.01.2009 tarihi itibarı ile…kambiyo hükmümde icra takibi açılmış ve ayrıca Genel Kredi Sözleşmesi üzerinden ilamsız takip açılmıştır.’’

21.‘’Şüpheli Adil Altay Güney kredi taksitleri ile tanzim ettiği senetler ve keşide ettiği çekleri ödemeyerek müvekkil bankayı mağdur etmiştir. Ayrıca adresini değiştirip tüm menkul mallarını kaçırarak yapılacak tahsilatların geciktirilmesini temin amacı ile son derece kötü niyetli hareket etmektedir.’’

22.Sanık avukatların, Genel Kredi Sözleşmelerinde, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş olan silinme, tahrifat ve yeniden yazmaların banka tarafından değil de, sözde benim tarafımdan yapıldığı ve bu nedenle de hakkımda Ceza Davası açılması taleplerine dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş oldukları 01.07.2013 tarihli  ve 2013/42455 sayılı dilekçelerinde de YALAN söyledikleri ortaya çıkarılmıştır.

Sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün, Kriminal incelemelerinin yapılması için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/48802 sayılı dosyasına vermiş oldukları dilekçe ve ekleri ile de ayrıca yıllar önceden PLANLANMIŞ BİR ŞEKİLDE suç işlemiş oldukları ortaya çıkarılmıştır.

Sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün yıllardan beri farkında olmadığımız bir şekilde, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nı, tahrif edilmiş belgelerle, aynı belgeyi, fotokopi ile çoğaltarak, değişik belge vermiş gibi aldattığı, dolandırdığı ve resmi evrakta sahtecilik yaptığı anlaşılmıştır.

Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüş olan 2010/48802 sayılı Soruşturma dosyasında, Savcılık Makamının talimatı ile yapılmış olan ‘’KRİMİNAL’’ raporda, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından incelenmiş olan Sözleşme sayfaları aşağıdadır.

                                                       1.   2 Adet              28.04.2008 tarihli     2.000.000.YTL

2.   2 Adet              26.04.2007 tarihli         600.000.YTL

 Sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk tarafından, Mali bilirkişi raporu ile 3 adet olarak tespit etmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi sayısının, 4 adet olarak kayıtlara geçirilebilmesi için; 28.04.2008 tarihli 2.000.000.00YTL ve 26.04.2007 tarihli 600.000.00YTL tutarlı 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi’nin imza sayfa fotokopileri, birer adet ilave fotokopi ile arttırılarak 4 adet ayrı Sözleşme gibi, kriminal inceleme  için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmiştir.

Ve böylece, 2 adet Sözleşmenin imza sayfası, her biri  2 suret yapılarak ve sanki 4 adet ayrı sözleşme sayfası gibi Savcılık makamına verilmiş ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’ne gönderilmesi sağlanarak, sanki 4 adet Genel Kredi Sözleşmesi incelenmiş gibi ‘’Tutanaklara’’ geçirilmesi sağlanmıştır.

Bu konu ile ilgili yalan ve sahtekarlıkla ilgili olarak da, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar aleyhine açılmış olan Soruşturma C.M.2013/20727 numara ile devam etmektedir.

4.SANIKLARIN MÜVEKKİLİ OLAN TURKISHBANK A.Ş.’NİN YURT DIŞI FAALİYETLERİ ve ALMIŞ OLDUĞU CEZALAR:

  1. Sanıkları müvekkili ve yapmış olduğu Hak ve Hukuk dışı uygulama ve yaptırımlar nedeni ile 66 aydır Hak ve Hukuk mücadelesi yapmaya çalıştığım Turkıshbank A.Ş.’e, İngilterenin bankacılık otoritesi olan FSA U.K.’dan, ‘’Para aklamaya karşı yapılan düzenlemelerde taşıdığı riskler’’ nedeni ile 294.000 Sterlin CEZA verilmiştir. (Ek.4)
  2. Yine bunun dışında ayrıca, İngiltere ve KKTC’de faaliyet gösteren Turkıshbank, ‘’KARA PARA’’ damgası yemekten, ……………adlı çalışanının bir cinayete karışması ile sıyrılmış olduğu bültenlerde yer aldı. (Ek.5)

5.SONUÇ ve TALEBİMİZ:

Yukarıda genel olarak ve özellikle de özet olarak ifade etmeye çalışmış olduğum gibi, sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün Sayın Mahkemenizde yargılanmalarına neden olan ÖLÜM TEHDİDİ VE HAKARET, müvekkili oldukları Turkıshbank A.Ş. ile 6. Yılının ortasına gelmiş olduğumuz ve artık KAMU’ya  mal olmuş olan HAK ve HUKUK mücadelesinin, kendi beyanları ile ifade etmiş oldukları gibi, bankaya ve kendilerine vermiş olduğu rahatsızlığın neticesidir.

Sanık avukatların bu konudaki beyanları açıktır.

‘’Müvekkil banka için artık bu durum çekilmez hale gelmiştir. Şüphelinin bu eylemleri müvekkil bankanın yöneticilerini de rahatsızlık vermekte olup, müvekkil banka yöneticileri de mağdur duruma düşmüştür…’’

 Sanık avukatların 24.09.2013 tarihinde, YARGITAY 12.Hukuk Dairesinin 2013/29918 Karar Numarası ile iptal etmiş olduğu, şirketimize ait gayrimenkullerimizin satışları sırasında yapmış oldukları  TEHDİT ve HAKARET’e rağmen devam ettirmiş olduğumuz Hukuk süreci ve yürütülen Soruşturması neticesinde,

Turkıshbank A.Ş.’nin yetkili ve avukatlarının inkar, yalan ve engellemelerine rağmen, bütün iddialarımız Kriminal Raporlarla doğrulanmış ve yukarıda açıklaması yapılmış olan  bütün Hukuk dışı işlemlerle tahrifat ve sahtecilikler, bütün engellemeler ve tehditlere  rağmen somut delillerle kesin olarak tespit edilerek ortaya çıkarılmıştır.  

Yukarıda, soruşturmanın başından itibaren verilmiş olan ifade ve beyanlarla açıklamaya  çalıştığımız gibi, CEZA DAVASI, özellikle bir bankanın avukatlarının sanık olduğu, sebep ve sonuçları sıra ile takip edildiği takdirde,  neticede HAKARET ve ÖLÜMLE TEHDİT aşamasına gelebilen bir cüretkarlığın ve buna bağlı Hukuk dışılığın mercek altına alınmasının gerektiği,  bireysel olmaktan uzak ve bağlantıları çok geniş  bir CEZA DAVASIDIR.

Bu suçun temelinde ise sanık avukatların işvereni olan müvekkil banka Turkıshbank A.Ş.’nin yönetim Kurulu Başkanı olan Hakan Börteçene’nin, soruşturma savcısı Sayın Ercan Devrim’in ‘’…sair kötülük, tehdit…’’ olarak değerlendirildiği TEHDİT yatmaktadır.

 ‘’Eğer dediklerimizi yapmazsan, hayatı sana zehir ederiz.’’

Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan DOLANDIRICILIK davasının yanında, Turkıshbank UK’ya, KARA PARA AKLAMA nedeni ile İNGİLTERE’de verilmiş olan ceza (Ek.4) ile Turkıshbank UK.’nın, ‘’KARA PARA’’ damgası yemekten ‘’CİNAYET’’ ile nasıl kurtulduğu (Ek.5)  Sayın Mahkemenizin özellikle göz önüne alarak değerlendirmesi gereken konulardır.

Gerek kurmuş olduğumuz ‘’BANKA MAĞDURLARI PLATFORMU’’, gerekse yayınlamakta olduğum İnternet sitesi ve basıma hazırladığım ‘’FİNANSAL TERÖR ve BANKA’’  isimli belgesel kitabım nedeni ile beni arayan ve şu anda Turkıshbank A.Ş. ile Mahkeme sürecinde olan bazı müştekiler ise açıkça emniyet endişesi  ile isim vermekten kaçınmaktadırlar.

İngiltere’de olduğu gibi, Türkiye’de de işlenmesine müsaade edilen ve kurbanı olabileceğim bir cinayet ise, Turkıshbank A.Ş.’yi ‘’…çekilmez bir durum haline gelen…’’ Soruşturma dosyalarından kurtarabilecektir.(‘’En iyi terzilerin ellerinden çıkan elbiseler giyer, yasal bir iş sahibi olur ve topluma yararlı birer vatandaş rolüne bürünürler. Zor durumda olanlara borç para verirler. Bu adamlar örnek birer vatandaş görümündedirler. Ama bu görünümün altında bir KAN GÖLÜ yatmaktadır. John Perkings, ‘’Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları kitabından.’’)

Bütün bu bağlantılarla ilgili  bilgi akışı ve araştırmalarımız devam etmekte olup, yeni beyan ve delillerimiz ileride, ayrıca Sayın Mahkemenize bildirilecektir.

Turkıshbank A.Ş.’nin avukatları olan Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün hakaret ve tehditleri, kendi başına münferit bir eylem değil; alışılmışın dışında olarak, yıllardır banka ile yapmakta olduğumuz Hak ve Hukuk mücadelesinin, Banka üst yönetici ve yetkililerine vermiş olduğu rahatsızlığın neticesidir. Aslında, en üst yöneticilerinden birinin ifadesi ile, Yasaların değil insanların yönettiği bir bankanın, doğal olarak, Hukuk ve etik dışı yaptırımlarını  yöneten ve yapan  Avukatları olan sanıklar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün, uzun yıllar boyunca vermiş oldukları dilekçelere ve beyanlara  bakıldığında ise, yapılan bu sözde hukuki işlemlerin dışında, beni ve ailemi yok edilmesi gereken bir hasım olarak gördükleri açık olarak ortaya çıkmıştır.

Bu nedenlerle,

1. Hak ve Hukuk dışı işlemlerle gasp edilmiş olan Aile varlığımızın yarısının sahibi, icra işlemlerinin diğer muhatabı ve  4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3’ünde imzaları sahte olarak atılmış olan ve bir eş olarak sanık Günay Yılmaz’ın tehditlerinin de muhatabı olan ve   inanılmaz üzüntüleri göğüslemeye çalışan eşim Sevil Güney’in yaşadıklarının da, Sayın Mahkemece dinlenilmesi gerekir.

Bu nedenle, 17.12.2013 tarihli duruşmada talep etmiş olmamıza rağmen, şahit olarak dinlenilmemesine karar verilen eşim Sevil Güney’in, karardan dönülerek dinlenilmesine karar verilmesine,

 2. Talep ve delillerimizin doğrultusunda, Soruşturmanın genişletilmesine,

3. MÜTALAA BEYANI ile tespit edilmesi gereken hususlarla ilgili çalışmaların yapılabilmesi ve üzerinde inceleme yapılabilmesi  için, kamera görüntülerinden oluşmuş karelerin fotoğraf haline getirilerek bir kopyasının tarafımıza teslim edilmesine,

4. Kamera kayıtları üzerinde yapmış olduğumuz ve Sayın Mahkeme dosyasına sunmuş olduğumuz tespitler doğrultusunda, kamera kayıtları ile ilgili Bilirkişi Raporu alınabilmesi için, kayıtların Bilirkişi’ye gönderilmesine,

5Soruşturmanın esas konularından olan, sanık avukat Yalım Şentürk’ün ölüm tehdidi sırasında söylemiş olduğu ‘’Sen benim bankadan evvel müvekkilimin kim olduğunu biliyor musun?’’ söylemindeki önceki müvekkilinin kim olduğunun tespit edilmesini,

6. Sanık avukat Günay Yılmaz’ın, gayrimenkul satışları sırasında gerek Turkıshbank A.Ş. ve gerekse Turkısh Faktoring A.Ş  adına, nakit alarak ve kendi banka hesabına yatırılarak tahsil etmiş olduğu  paralarla ilgili kendi banka hesabının ekstresini , makbuzunu ve bu ödemelerle ilgili olarak  Turkıshbank A.Ş. ve Turkısh Faktoring A.Ş.’ye yatırmış olduğu paraların resmi dekont ve belgelerin istenmesini,

7. Sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün müvekkilleri olan Turkısh Faktoring A.Ş.’nin,  Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti’nin borcu ve yapılmış ödemelerle  ilgili tasdikli ekstrenin istenmesini,

8. Sanık avukat Günay Yılmaz’ın 17.12.2013 tarihli duruşmada, ifadesinin hemen başında, Sayın Mahkeme’ye hitaben ve telaşla, kendi suçunun ölümle TEHDİT değil, HAKARET olduğunu için sanık olduğunu ifade ederek söze başlaması ile,  kendisini hemen yargılamanın başında diğer sanık Yalım Şentürk ‘den ayırmaya çalışmış olması, işlemiş oldukları suçların açık bir itirafı olduğu nedeni ile;  sanık Günay Yılmaz’ın suçunun,  ayrıca yardımcısı olarak altında çalışan sanık Yalım Şentürk’ü  ölüm tehdidi suçuna azmettirmekle de değerlendirilmesini,  

Ve,  önümüzdeki duruşmalarda  ayrıca  Avukatlarımın taleplerinin de kabul edilmesi ve Soruşturmanın genişletilmesi ile ilgili talep haklarımın saklı  kalması ile, sanık avukatlar Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün, en ağır şekilde cezalandırılmasını Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederim 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞ.LTD.ŞTİ.

1. Turkısh Tatırım A.Ş. mağduru İbrahim Hayat’ın yorum mektubu.

          2. Emekli Başsavcı ve Avukat Reşat Petek’in yorumu.

          3. Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesi duruşma Tutanağından bir bölüm.

          4. Gazete haberi, ’’İngiltere, Turkıshbank UK’ya ceza yazdı.’’

          5. Gazete haberi, ‘’Turkıshbank’ı cinayet kurtardı.

 

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’ ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

www.güneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

altaygüney@güneykonut.com.tr

cep telefonu: 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4-1 / 16,                                    BAKIRKÖY – İSTANBUL

Reklamlar

TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARINA SUÇ DUYURUSU

TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARI OLAN DR.DUYGUN YARSUVAT VE NURCAN ÇÖL,  SAHTECİLİK, SUÇ UYDURMA VE DOLANDIRICILIK YAPTIĞIM İDDİASI İLE İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞLARDIR.

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İSE,   2013/42455  NO’ LU  SORUŞTURMAYI,  SAVCILIKTA VERMİŞ OLDUĞUM İFADE VE SUNDUĞUM BELGELERDEN SONRA,    BENİM MAĞDUR VE ŞİKAYETÇİ OLDUĞUM 2012/56863 SAYILI ESAS SORUŞTURMA İLE BİRLEŞTİRMİŞTİR.

TURKISHBANK A.Ş.’NİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI HAKAN BÖRTEÇENE DAHİL OLMAK ÜZERE, YÖNETİM KURULU ÜYESİ ABDULLAH AKBULAK, ESKİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI TANER BİÇER VE  İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİ TARAFINDAN HAPİS İLE CEZALANDIRILAN MERKEZ ŞUBE ESKİ MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU HAKKINDA YAPILMAKTA OLAN CEZA SORUŞTURMASINI  ENGELLEMEK VE KAVRAM KARGAŞASI YARATMAYA ÇALIŞMAK AMACI İLE VERİLDİĞİ  ANLAŞILAN ŞİKAYET DİLEKÇESİ, BAŞTAN SONA GERÇEK OLMAYAN  İDDİA VE  BANKA TARAFINDAN DÜZENLENMİŞ TAHRİF EDİLMİŞ BELGELERE DAYANMAKTADIR.

CNN TELEVİZYONUNDA,  SAYIN AHMET HAKAN’ IN  PROĞRAM KONUĞU OLARAK HUKUK YORUMLARINDA BULUNAN TURKISHBANK A.Ş’ NİN AVUKATI PROF.DR. DUYGUN YARSUVAT’IN,  BAŞBAKAN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN,   TCK MADDE 207 VE TCK MADDE 277’DEN YARGILANMASI GEREKTİĞİ İDDİASINDA BULUNMASI, ALEYHİMDE YAPILMIŞ OLAN SUÇ DUYURUSUNUN BİLEREK VE PLANLI BİR ŞEKİLDE YAPILMIŞ OLDUĞUNUN,  AÇIK OLARAK ORTAYA ÇIKARTILMASINI SAĞLAMIŞTIR.

AVUKAT DR.DUYGUN YARSUVAT VE AVUKAT NURCAN ÇÖL’ÜN,   2013/42455 SAYILI CEZA  SORUŞTURMASI İLE İLGİLİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ VE EKLERİNDE SUNMUŞ OLDUKLARI DELİLLER,  TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARI OLAN GÜNAY YILMAZ VE YALIM ŞENTÜRK’ÜN, YILLAR ÖNCE FARKINDA OLMADIĞIMIZ BİR SUÇU DAHA İŞLEMİŞ OLDUKLARINI ORTAYA ÇIKARMIŞTIR.

HAKARET VE  TEHDİT  SUÇLAMASI İLE İSTANBUL 7.AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE YARGILANMAKTA OLAN TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARI  GÜNAY YILMAZ VE YALIM ŞENTÜRK’ÜN,   ŞİŞLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NI, AYNI BELGEYİ FOTOKOPİ İLE ÇOĞALTARAK VE  DEĞİŞİK BİR BELGE GİBİ SUNARAK ALDATTIĞI,  DOLANDIRDIĞI VE ÖZEL EVRAKTA SAHTECİLİK YAPTIĞI;  DR.DUYGUN YARSUVAT VE NURCAN ÇÖL’ÜN İSE BU EVRAKLARI BİLEREK VE YENİDEN KULLANARAK, AYNI ŞEKİLDE İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’ NI ALDATMAYA ÇALIŞTIĞI ANLAŞILMIŞTIR.

VE  SAYIN YARSUVAT  DAHİL OLMAK ÜZERE TURKISHBANK A.Ş.’NİN AVUKATLARI GÜNAY YILMAZ, YALIM ŞENTÜRK VE NURCAN ÇÖL HAKKINDA;   TCK MADDE 207 VE TCK MADDE 277′ DE BELİRTİLMİŞ OLAN SUÇLARI İŞLEMİŞ OLDUKLARI HAKKINDA,  İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’ NA,  AŞAĞIDAKİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMİŞTİR.

 

 

 

HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.

 

TCK.MADDE 207 : (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

TCK.MADDE 277 : (1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, şüpheli veya sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi yada beyanda bulunması için yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısı kadar arttırılır.

 

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI                                      24.01.2014

ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU SAYIN MEHMET OCAK

SORUŞTURMA NO      : C.M.2013 / 20727

KONU                                   : 2. Ek dilekçe.

ŞİKAYET EDEN           : Güney Konut Organize Yapılar ve İnş.Ltd.Şti.   Zuhuratbaba muhtar sokak no.4-1/16                                                                    Bakırköy, İstanbul

                                                   Adil Altay Güney,  Ataköy 11.kısım Zambak blok A/8       Bakırköy,  İstanbul                                                

ŞÜPHELİLER                  : Avukat Dr.Duygun Yarsuvat, Avukat Nurcan Çöl, Avukat Günay Yılmaz, Avukat Yalım                                                                Şentürk

SUÇ                                         : TCK MADDE 207 ve 277                                                             

 

Sayın Savcım, 23.01.2014 tarihi saat 11.00 sıralarında şikayet dilekçem ile ilgili işlemlerin takibi ve varsa sorularınıza cevap verebilmek için uğradığım makamınızda, dilekçemdeki şikayetimin içeriğinin, bundan evvel vermiş olduğum esas ve ek dilekçelerimde yeterli şekilde açık olarak ifade edilememiş olması, şikayetimin ve talebimin, tarafınızdan doğru olarak  algılanılmamasına ve yanlış anlaşılmasına sebep olduğu görülmüştür.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2012/56863 numara ile yürütülmekte olan Soruşturma, Turkıshbank A.Ş. ile 5 yıldır sürdürmeye çalıştığım Hak ve Hukuk mücadelesinin temelini oluşturan en önemli bölümüdür ve, bu soruşturmanın kapsamında olan suçlarla ilgili olarak Sayın Makamınıza  da ayrıca bilgi verilmesinin dışında herhangi bir talebimiz yoktur.

Şikayetimin konusu, diğer dilekçelerimde ve aşağıda açık olarak ifade etmiş olduğum gibi Turkıshbank A.Ş. avukatlarının önce TCK MADDE 207’ yi ve daha sonra da TCK MADDE 277’ yi açık olarak ihlal etmiş olmalarıdır.

Turkıshbank A.Ş.’nin avukatları Dr.Duygun Yarsuvat ve Nurcan Çöl tarafından hazırlanmış olan şikayet dilekçesi ile sahtecilik, suç uydurma ve dolandırıcılık iddiası ile yapılmış olan suç duyurusu  ve eklerinde sunmuş oldukları delillerle; Turkıshbank A.Ş.avukatları olan Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün yıllardan beri farkında olmadığımız bir şekilde, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nı, aynı belgeyi, fotokopi ile çoğaltarak, değişik belge vermiş gibi aldattığı, dolandırdığı ve resmi evrakta sahtecilik yaptığı, Dr.Duygun Yarsuvat ve Nurcan Çöl’ün ise bu evrakların özelliklerini bilerek ve yeniden kullanarak aynı şekilde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı aldatmaya çalıştığı anlaşılmıştır.

Özet olarak, Turkıshbank A.Ş. avukatları Dr. Duygun Yarsuvat ve Nurcan Çöl tarafından, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/488802 sayılı soruşturma dosyasına verilerek İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelemesi yapılmış olan 4 adet sözleşme fotokopisinin, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine asılları verilmiş olan 4 adet sözleşmenin  aynı olduğu  iddia edilerek Adil Altay Güney suçlu gösterilmeye çalışılmaktadır.

Halbuki, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüş olan 2010/48802 sayılı Soruşturma dosyasında, Savcılık Makamının talimatı ile yapılmış olan ‘’KRİMİNAL’’ raporda, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından incelenmiş olan Sözleşme sayfaları aşağıdadır.

  1. 2 Adet              28.04.2008 tarihli 2.000.000.YTL
  2. 2 adet              26.04.2007 tarihli     600.000.YTL

Buna göre  28.04.2008 tarihli 2.000.000.YTL ve 26.04.2007 tarihli 600.000YTL tutarlı 2 adet Genel Kredi Sözleşmesinin imza sayfaları birer adet ilave fotokopi ile arttırılarak 4 adet ayrı Sözleşme gibi, Kriminal inceleme yapılması için, Savcılık Makamına verilmiştir.

Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk tarafından yıllar sonra, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesine verilen ve Savcılık Makamının res’en Mahkemeden alarak, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’ne göndermiş olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri ise aşağıdadır.  

  1.                         26.04.2007 tarihli    600.000 YTL
  2.                         19.07.2007 tarihli    500.000 YTL
  3.                         21.09.2007 tarihli 2.100.000 YTL
  4.                         28.04.2008 tarihli 2.000.000 YTL

Yukarıda da görüldüğü gibi iddiaların aksine, sözleşmelerin sayı ve miktar ve tutarları  farklıdır.

 2 adet Sözleşmenin imza sayfası, her biri  2 suret yapılarak ve sanki 4 adet ayrı sözleşme sayfası gibi Savcılık makamına verilmiş ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’ne gönderilmesi sağlanarak, sanki 4 adet Genel Kredi Sözleşmesi incelenmiş gibi ‘’Tutanaklara’’ geçirilmesi sağlanmıştır.

Raporda açık olarak görüldüğü ve kayıtlara geçirilmiş olduğu gibi, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından incelenerek  29.04.2010 tarihli ‘’EKSPERTİZ RAPORU’’ konusu olan Sözleşmeler (4) adet ayrı sözleşme değil, her biri 1’er adet ilave fotokopi ile Savcılık Makamını yanıltmak ve kayıtlara 4 (Dört) olarak geçirebilmek için çoğaltılmış sadece 2 (iki) adet sözleşme fotokopisinin imza sayfalarıdır.

Şüphelilerin, sadece (2) adet sözleşmenin (2) adet imza sayfasının incelenmesini, sanki (4) ayrı sözleşme varmış ve bu sözleşmelerin  bütün sayfalarının incelemelerinin yapılmış olduğu gibi göstermeye çalışması, Savcılık Makamının aldatılarak aleyhte karar verilmesinin sağlanmaya çalışılmasıdır.

Çünkü, Mali Bilirkişi raporunda 3 adet olarak tespit edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin sayısı tahrif edilerek ve ilave sözleşme ile, aylar sonra 4 adet olarak ortaya çıkarılmıştır. Bütün bu yapılanlar,  bütün bu Hukuk dışı işlemlerin belli bir plan dahilinde, düşünülerek yıllar önceden planlanarak yapıldığını açık olarak ortaya çıkarmıştır.

 SONUÇ ve TALEBİMİZ:  Avukat  Günay Yılmaz ve Avukat Yalım Şentürk, 2 adet sözleşme sayfa fotokopisini fotokopi ile arttırarak 4’e çıkarmış ve ilerde kullanmak amacı ile tutanaklara 4 ayrı sözleşme gibi girmesini sağlamışlardır. Bu şekilde önce Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nı aldatmış ve ardından da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı aldatmaya çalışarak, özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirerek kullanmışlardır.

Ayrıca, bilerek bu belgeleri gerçek belge gibi kullanmak sureti ile, Savcılık Makamının aleyhte karar vermesini sağlamaya çalışmış olan olan  Avukat Dr.Duygun Yarsuvat ve Avukat Nurcan Çöl’de,  yargı görevi yapan Sayın Savcı’yı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs şuçlarını işlemiştir.

Bu nedenle Avukat Günay Yılmaz, Avukat Yalım Şentürk, Avukat Dr.Duygun Yarsuvat ve Avukat Nurcan Çöl hakkında, T.C.K. MADDE 207 , MADDE 277  kapsamında anılan suçlardan KAMU DAVASI açılması talebimi arz ederim.

SAYGILARIMLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞ. LTD. ŞTİ.

 

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’ ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

www.güneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

altaygüney@güneykonut.com.tr

cep telefonu: 0532 212 70 62 – 0533 668 23 77

ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4-1 / 16,                                                                      BAKIRKÖY – İSTANBUL

BİLİRKİŞİ RAPORLARI DOĞRULTUSUNDA, İSTANBUL 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE, 20.09.2013 TARİHİNDE VERİLMİŞ OLAN DEĞERLENDİRME DİLEKÇESİ.

                           HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.

 

                                            ’’Bakın yasa yönetmiyor bankayı, insanlar yönetiyor.’’

                                     Taner Biçer, Turkıshbank A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı, Toplantı CD’si 2010

 

 

 

 İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA,                                                                20.09.2013

 

Dosya no                   :  2012 / 222

Davacı                        :   Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti.

                                       Zuhuratbaba Muhtar sokak no.4-1/16,              Bakırköy – İSTANBUL

 Davalı                         :   Turkıshbank A.Ş.

                                        Dolapdere caddesi no.225                               Pangaltı – İSTANBUL

 

5411 sayılı Bankalar kanununun 155. Maddesindeki ‘’Gerçeğe aykırı beyanda bulunma’’ suçuyla korunan hukuksal yarar, bankacılık düzenidir. Bunun yanı sıra kamu güvenine karşı işlenen suçlardan belgede sahtecilik suçlarının özel bir türü olan bu suçla, bankacılık alanında önemli bir unsur olan ‘’GÜVEN’’ adlı hukuksal değer korunmaktadır. Zira, bankacılık düzenini sağlamakla yükümlü kişi ve kuruluşlar ile bankacılık alanındaki hukuka aykırılıkları cezalandırmakla görevli kurumların, üstlendikleri fonksiyonları etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri, aynı şekilde bankalardan elde edilecek güvenilir bilgi ve belgelere ve bankaların gerçeğe uygun kayıtlarına dayanmaktadır. (MUSTAFA AKIN, BANKACILIK CEZA HUKUKU)

‘’Arz ettiğimiz bu kuralların, bilirkişi incelemeleri ile bertaraf edilerek tersine çevrilmesi, müvekkillerimin ve bankamızın telafi edilemeyecek derecede büyük ve çok ağır bir mağduriyetine sebebiyet verecek vahamettedir.’’ (Turkıshbank A.Ş. Avukat Sümer Altay, 2011)

(Yukarıdaki ifade, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Turkıshbank A.Ş. ile ilgili olarak ‘’Dosyanın Bilirkişi tarafından incelenmesi’’ kararına karşı olarak, 09.05.2011 tarihinde,  2010/488802 sayılı Soruşturma dosyasına verilmiş olan dilekçeden alınmıştır. Bilirkişi tarafından, suç senedinin bankanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ve Banka aleyhine İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde CEZA DAVASI açılmıştır. Fakat Genel Kredi Sözleşmelerinin asılları 2.5 yıl boyunca, Savcılık Makamına teslim edilmediği için, suç senedinin aslı ile birlikte Kriminal incelemeye gönderilerek diğer iddialarımızı doğrulayan kesin rapor alınamamıştır. Sözleşme asıllarının, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, yıllar sonra res’en alınmasından sonra, ancak 21.03.2013 tarihinde ,sözleşmeler suç senedinin aslı ile birlikte  , kriminal inceleme yapılması  için gönderilebilmiştir. Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu 21.03.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ile de, yıllardır iddia etmiş olduğumuz gibi, banka yetkili ve avukatlarının Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve Mahkemelere vermiş oldukları ifade ve beyanların yalan olduğu, suç senedinin, Genel Kredi Sözleşmelerini hazırlayan banka yetkilisi tarafından düzenlenmiş olduğu, Genel Kredi Sözleşmelerinin tamamında silinti ve tahrifat yapılmış olduğu, Uzman Bilirkişi İsmail Özkan’ın 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile de, 4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3’ünde Sevil Güney adına atfen atılmış olan imzaların Sevil Güney’in eli ürünü olmayıp takliden atılmış olduğu ve kredi miktarının arttırılmasına ait Sözleşmede, banka yetkilisi ve müdür olarak Ali Baba Şanlı adına atfen atılmış olan imzanın da, Ali Baba Şanlı’nın Savcılık makamına vermiş olduğu beyan dilekçesinde de açık olarak belirtmiş etmiş olduğu gibi, kendi el ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,  kriminal raporlarla kesin olarak tespit edilmiştir.)  

 

KONU:

Turkıshbank A.Ş.‘nin yapmış olduğu   hukuk  ve  kanun dışı yaptırımları  ve   İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü28.05.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ (Ek.1) ile,

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan tarafından hazırlanmış 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’. (Ek.2) ile ilgili değerlendirmelerimiz

Turkıshbank A.Ş.’nin, Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalanması sırasında, teminat olarak almış oldukları boş senedi; karşılığında kullanılmış olan kredinin 4 misli tutarında gayrimenkul ipoteği de verilmiş olduğu ve bu kredi ile ilgili ödenmemiş hiçbir devre faizi de olmadığı halde, bilgi verilmeden ve,  04.12.2008 düzenleme tarihi ve yine sadece 21 gün sonra olan 25.12.2008 tarihinde de ödeme günü olmak üzere, kullanılmış kredinin çok üzerinde bir tutarla 3.700.000.TL doldurulduktan sonra, bilgimiz dışında olduğu için de ödenememesi bahane edilerek, 31.12.2008 tarihinde kredi hesabımızın kat edilmesi ve kendi düzenlemiş oldukları ve Turkıshbank A.Ş.’nin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı tespit edildiği için, bankanın Merkez şube müdürü Semra Oktayoğlu’nun İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde  yargılanmasına neden olan bu  senedin kullanılması ile uygulamış oldukları infaz gibi icra işlemlerine karşı sürdürmekte olduğumuz Hak ve Hukuk mücadelesi 57 aydır devam etmektedir.

Bütün varlığımızın Turkıshbank A.Ş. tarafından gasp edilmesi ile içine düşürülmüş olduğumuz maddi ve manevi bütün imkansızlıklara rağmen, güvencemiz ADALET, inancımız ve umudumuz ise, ADALET’in  en kısa zamanda tecelli edeceğidir.

Topluma da mal olmuş olan Hukuk mücadelemiz, haklı ve doğru olduğumuz halde, haklı ve doğru olduğumuzun ifade edilmesinin ve anlaşılmasını sağlamanın büyük zorlukları içinde geçmektedir. Hukuk mücadelemizdeki karşılaştığımız en büyük engel, muhatabımızın bir banka olması ve her kademede bu konuda oluşmuş olan önyargılardır. Bu nedenle de gerek yazılı ve gerekse görsel medyada ve  yetkililer nezdinde yapmakta olduğumuz  bütün çalışmalar ve gayretler, bizim başımıza gelenlerin, başkalarının da başına gelmemesinin sağlanması  içindir.

Bütün imkansızlıklara rağmen başaracağımıza da inanıyoruz.  

A. Turkıshbank A.Ş. hakkında, 25.08.2010 tarihinde Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğumuz şikayet ile İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sayın Fehmi Tosun tarafından başlatılmış olan Ceza Soruşturması, suç senedi ile  GKS asıllarının banka tarafından yıllarca teslim edilmemesi nedeni ile olağan dışı uzamış ve gecikmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 2012/56863 numaralı dosyası ile devam etmekte olan Hukuk sürecinin bugün gelmiş olduğumuz noktasında; banka tarafından düzenlenmiş olan suç senedi ile suç senedini düzenleyen banka yetkilisinin düzenlemiş olduğu ve tamamının üzerlerindeki silinti ve tahrifatların tespit edilmiş olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri ile ilgili olarak İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan 28.05.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ve  Uzman Bilirkişi İsmail ÖZKAN tarafından hazırlanmış olan 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile yapılmış olan  tespitler doğrultusunda,

 

A.1-  Suç senedinin, haberimiz ve bilgimiz olmadan, yıllardır Merkez şube Müdürü Semra Oktayoğlu ve Turkıshbank A.Ş. avukatları Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün, CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA,  İCRA MAHKEMELERİ’NE, HUKUK MAHKEMELERİ’NE VE İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE  vermiş oldukları ve suç senedinin bizim tarafımızdan ve borcumuza karşılık olarak hazırlanarak Turkıshbank A.Ş.’ye teslim ettiğimiz, ifade ve iddialarının aksine,  bütün şikayet ve iddialarımız doğrulanarak, suç senedinin, Genel Kredi Sözleşmelerini hazırlamış olan TURKISHBANK A.Ş. YETKİLİSİ TARAFINDAN, yani ‘’AYNI ELİN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU’’  KESİN OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR.

Şikayet konusu suç senedi ile ilgili olarak, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/48802 Soruşturma numaralı dosyada Semra Oktayoğlu’ nun ifadesi.

‘’ …senedi hem kendisinin hem de eşinin imzalamasını istedik. Kendisi eşi huzurda bulunmadığı için senedi doldurup eşine de imzalatarak getireceğini söyledi. Dolayısı ile şu anda şikayete konu olan senedi kendisi haricen doldurdu ve bankamıza düzenlenmiş ve imzalanmış olarak getirip teslim etti. Hatta beni telefonla arayarak senedin tanzimi ile ilgili miktarını ne kadar yazacağını sordu. Ben de borcunu ve faizini hesaplayarak yaklaşık olarak 3.700.000.00TL olarak doldurmasını söyledim…

28.05.2013 tarihli, UZMANLIK RAPORU Sayfa 3, Paragraf 2

26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 ve 28.04.2008 tarihli (4) adet Kredi Sözleşmesi aslındaki el yazıları ile 3.700.000.-YTL meblağlı senet aslındaki el yazılarının aynı şahıs eli mahsulü olup olmadığı sorusu sorulmakla, bahse konu (4) adet Kredi Sözleşmesi ile (1) adet senet, sorulan hususlar doğrultusunda incelenmiş ve neticesinde;

İnceleme konusu (4) adet Kredi Sözleşmesi aslındaki el yazıları ile, (1) adet senet aslındaki, ‘’ADİL ALTAY GÜNEY’’ ibareleri haricinde kalan el yazıları arasında, Kaligrafik ve Karakteristik özellikler yönlerinden uygunluklar bulunduğu müşahede edilmekle, bahse konu el yazılarının, aynı (tek bir) şahsın eli mahsulü olduğu… kanaatine varılmıştır.’’

28.05.2013 tarihli, UZMANLIK RAPORU Sayfa 3, Paragraf 2

‘’26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 ve 28.04.2008 tarihli (4) adet Kredi Sözleşmesi aslındaki el yazıları ile 3.700.000.-YTL meblağlı senet aslındaki el yazılarının aynı şahıs eli mahsulü olup olmadığı sorusu sorulmakla, bahse konu (4) adet Kredi Sözleşmesi ile (1) adet senet, sorulan hususlar doğrultusunda incelenmiş ve neticesinde;

İnceleme konusu (4) adet Kredi Sözleşmesi aslındaki el yazıları ile, (1) adet senet aslındaki, ‘’ADİL ALTAY GÜNEY’’ ibareleri haricinde kalan el yazıları arasında, Kaligrafik ve Karakteristik özellikler yönlerinden uygunluklar bulunduğu müşahade edilmekle, bahse konu el yazılarının, aynı (tek bir) şahsın eli mahsulü olduğu… kanaatine varılmıştır.’’

Bu nedenle de, Genel Kredi Sözleşmelerinin ve bu sözleşmelerin 15.Asliye Ticaret Mahkemesinden Mahkemeden almış olduğumuz tasdikli fotokopilerin incelenmesi ile, daha önce Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş olan Genel Kredi Sözleşmelerin karşılaştırılması neticesinde tespit etmiş olduğumuz bulgular, Genel Kredi Sözleşmelerinin bugünekadar  Turkıshbank A.Ş tarafından, neden, yıllarca süren talep ve tekit yazılarına rağmen, Savcılık Makamına teslim edilmeyerek, sözleşme asıllarının, suç senedinin aslı ile birlikte kriminal incelemeye gönderilmesinin ve kesin rapor alınmasının engellenmiş olduğunun, son derece açık bir göstergesi olmuştur.

57 aydır devam eden Hukuk mücadelemiz boyunca Turkıshbank A.Ş., Bankalar kanunu ve Bankacılık koruyucu şemsiyesi altında;  bilinçli ve programlı olarak, Resmi Makamların talep etmiş olduğu bilgi ve belgeleri vermediği için ceza Davaları açılamamış, haksız olarak kazanmış olduğu 2.5 yıl içinde de, bütün mal varlığımız Turkıshbank A.Ş. tarafından, icra satışları ile gasp edilmiştir. 

Kriminal Raporlarla elde edilmiş olan bu tespitlerin sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, Turkıshbank A.Ş.Genel Müdürlüğüne 01.02.2013 tarihinde yazı yazarak, Genel Kredi Sözleşmelerinin tanzim ve imzası ile şubenin hangi yetkilisinin ve yetkililerin hazır bulunduğunun, ivedilikle tespit edilerek Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesini istemiştir. (Ek.3)

Buna rağmen, Turkıshbank A.Ş. yıllardan beri uygulamakta olduğu ve halen de uygulamaya devam ettiği, ‘’ Doğru beyanda bulunmamak, Soruşturmayı engellemek, bilgi ve belgeleri zamanında vermemek veya hiç vermemek’’ tavrını, Savcılık Makamının 01.02.2013 tarihinde Turkıshbank A.Ş.’ye göndermiş olduğu ve  özellikle 2. Maddesinde açık olarak sormuş olduğu, ‘’Belirtilen tarihlerde, Turkıshbank Merkez şubesi’nde müşterilerle şube arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmelerinin tanzim ve imzasıyla şubenin hangi yetkilisinin/yetkililerinin görevli kılındıklarının ve sorumluluklarının bulunduğunun, İvedilikle tespit edilerek, ilgili personelin açık kimlik bilgilerinin de Cumhuriyet Başsavcılığımıza bildirilmesi’’ ile ilgili talimat mektubuna, tam 7 ay sonra vermiş oldukları 01.07.2013 tarihli dilekçe ile devam ettirmeye çalıştıklarını açık olarak göstermişlerdir.

Turkıshbank A.Ş., Savcılık Makamının suç senedi ve Genel Kredi Sözleşmelerini kim veya kimlerin düzenlemiş olduğu hakkındaki açık sorusunu, 7 ay sonra ve ilgi olarak  TEKİT tarihi olan 10.06.2013 tarihini yazarak ve Tekit tarihine kadar cevap vermedikleri 5 ay geciktirilen süreyi de gizlemeye çalışarak, 01.07.2013 tarihinde sözde cevaplandırmış, fakat yine, sadece Genel Kredi Sözleşmelerini imzalamış olan yetkililerin isimlerini vererek, Genel Kredi sözleşmelerini düzenlemiş olan yetkili ve yetkililerin isimlerini gizleyerek vermemiştir.

Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu’na vermiş olduğumuz 23.07.2013 tarihli bilgi dilekçesi (Ek.4) ardından Savcılık makamı Turkıshbank A.Ş.’ye yeniden TEKİT göndererek, Suç senedi ve Genel Kredi Sözleşmelerini düzenlemiş olan yetkili veya yetkililerin isimlerinin Savcılık Makamına bildirilmesi istenmiştir.

Aynı şekilde sayın Mahkemeniz tarafından 2012/222 Esas numarası ile yürütülmekte olan davanın 17.06.2013 tarihli duruşmasında, ‘’Davalı vekiline senedin doldurulmasının ne şekilde yapıldığı hususunda müvekkili ile   görüşüp varsa diyeceklerini sunması , ayrıca dosyaya davacı Altay Güney tarafından sunulan dilekçe ve eklerini de inceleyip beyanlarını sunması için iki hafta süre verilmesine,’’  kararı da verilmiş olmasına rağmen,

 

TURKISHBANK A.Ş. BU GÜNE KADAR, YILLARDIR OLDUĞU GİBİ, SUÇ SENEDİ VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİ KİMİN VEYA KİMLERİN HAZIRLADIĞI SORUSUNUN CEVABINI NE SAVCILIK MAKAMINA  NE DE SAYIN MAHKEMENİZE BİLDİREREK CEVAPLANDIRMAMIŞTIR.

Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti., bankadan kullanmış olduğu ticari kredi ile ilgili bütün devre faizlerini gününde ödeyerek Sözleşme gereği bütün yükümlüklerini yerine getirmiştir. Banka avukatları müvekkilleri olan bankanın hukukunu korumak istiyorlarsa,  genel olarak muğlak ve itham eden ifadeler yerine,  bankanın ne kadar  ipotek alarak ne kadar kredi kullandırdığını, bu kredilerin Yönetim Kurulu onay belgelerini ve ipotek tarihlerini ve bu kredilere karşılık olarak yapılmış olan ödemeleri, Sözleşme tarihlerinde kredi hesabının durumunu, bahis konusu yaptıkları hesaba gelmiş olan haciz ve icra işlemleri ile ilgili olarak Genel Kredi Sözleşmeleri ile belirlenmiş olan hangi yasal ihbar ve işlemleri yapmış olduklarını, belgeleri ile birlikte sayın Mahkemenize ayrı bir dilekçe ile sunmaları gerekir. Bu belgelerin  tarafınızdan talep edilmesi halinde ise cevapları hazırdır,

‘’HUKUK MAHKEMELERİNDE DELİL OLARAK KULLANMAK İÇİN BU BELGELERİ İSTİYORLAR.’’

Değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeniz tarafınızdan yapılacağına inandığımız ve Banka tarafından bu güne kadar belgeleyemediği ithamları ilgili gerçeklerin ve nasıl bir faiz lobisinin eline düşmüş olduğumuz gerçeğinin, en kısa zamanda   CEZA ve HUKUK MAHKEMELERİ vasıtası ile ortaya çıkarılacağına inanıyoruz.

A.2-  Senet üzerindeki düzenleme tarihinde silinti ve tahrifat tespiti yapılmış, ayrıca senet ve bütün Genel Kredi Sözleşmelerinde yapıldığı tespit edilen silinti ve tahrifatların kimyasal yolla tahrifat yapılmış olabileceği tespiti yapılmıştır.

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan tarafından hazırlanmış olan ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan 28.05.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ile tespit edilmiş olan, SUÇ SENEDİ ve Genel Kredi Sözleşmelerindeki fiziksel silinti ve kazıntıların KİMYASAL YOLLA yapılmış olabileceği görüşü ifade edilerek, ancak bu tespitlerin yapılabilmesi için uygun fiziki ortamın temin edilememesine rağmen,SUÇ SENEDİNİN düzenleme tarihinin günler hanesi bölümünde kazıntı, silinti ve tahrifat olduğu, SUÇ SENEDİ üzerindeki düzenleme tarihinde tahrifat yapılmış olduğu ve ayrıca senet dahil bütün Genel Kredi Sözleşmelerinde kimyasal yolla tahrifat yapılmış olabileceği de tespit edilmiştir.

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan’ın 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ Sayfa 8,

‘’ Son zamanlarda belgelerin kimyasal maddelere maruz bırakılarak matbu basım özelliklerinin ve mürekkepli yazıların zayıflatıldığı, bilahare üzerlerinde daha önce mevcut yazıların fiziksel yöntemle silinmelerini müteakip silinen yerlere tahrifen başka kayıtların yazılabildiği sahtecilik olaylarıyla karşılaşılmaktadır.

İnceleme konusu senette düzenleme tarihinin ‘’04/12/…8’’ olarak siyah mürekkepli kalemle yazılmış olmasına rağmen günler hanesi onlar basamağının altında mavi mürekkepli kalemle oluşturulmuş ‘’1’’ rakamına benzer bir hattın mevcudiyeti, sadece fiziksel değil, kimyasal silinti yapılıp yapılmadığının araştırılmasını da gerektirebilir.’’

A.3-  Genel Kredi Sözleşmelerindeki, Şişli Cumhuriyet Başsavcığı’na verilmiş olan Genel Kredi Sözleşmeleri ile ilgili imza sayfaları ile, daha sonra verilmiş olan Genel Kredi Sözleşmeleri’nin imza sayfalarındaki fiziki olarak imkansız olan, imzaların tıpatıp aynı fakat  yazıların değişik olması ve bunun fiziki olarak imkansız olması nedeni ile Genel Kredi Sözleşmesi asılları incelenmiş ve bütün Genel Kredi Sözleşmelerinde silinti ve tahrifat yapıldığı İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ile kesin olarak tespit edilmiştir.

28.05.2013 tarihli, UZMANLIK RAPORU Sayfa 2, Paragraf 1

‘’Tarafımızdan kırmızı renk kurşun kalemle çerçeve içersine alınan bölümlerdeki halen mevcut el yazılarının, evvelce aynı yerlerdeki (kurşun kalemle yazılmış) ibarelerin fiziksel yolla silinmelerinden sonra yazılmış oldukları tespit edilmiştir.’

 Ayrıca,

‘’İnceleme konusu 4 adet kredi sözleşmesindeki yukarıda tespiti yapılarak tarafımızdan kırmızı renk kurşun kalemle çerçeve içersine alınan bölümlerdeki el yazıları haricinde kalan el yazılarının – söz konusu sözleşmelere  ait sayfa fotokopilerine atfen- sözleşmelerin ilk tanzimlerinde yazılmayıp mevcut yerlerine sonradan yazılmış oldukları kanaatine varılmıştır.’’

Tespitleri ile, Genel Kredi Sözleşmelerindeki tahrifat iddialarımızın doğru olduğu ve sayfaların fiziksel yollu silinmelerden sonra yeniden yazıldığı ortaya çıkarılmıştır.

Ve yine, Genel Kredi Sözleşmelerinin ve bu sözleşmelerin 15.Asliye Ticaret Mahkemesinden  almış olduğumuz tasdikli fotokopilerin incelenmesi ile, daha önce Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş olan Genel Kredi Sözleşmeleri fotokopilerinin karşılaştırılması neticesinde tespit etmiş olduğumuz bulgular, Genel Kredi Sözleşmelerinin bugünekadar  Turkıshbank A.Ş tarafından, neden, yıllarca süren talep ve tekit yazılarına rağmen, Savcılık Makamına teslim edilmeyerek, sözleşme asıllarının, suç senedinin aslı ile birlikte kriminal incelemeye gönderilmesinin ve kesin rapor alınmasının engellenmiş olduğunun, son derece açık bir göstergesi olmuştur.

A.4– Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına ve 15. Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmuş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin tasdikli fotokopileri üzerinde incelemelerde bulunan Uzman Bilirkişi sayın İsmail ÖZKAN’ ın  24.07.2013  tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile yapılmış olan tespitler, Genel Kredi Sözleşmelerindeki tahrifat ve kopyalamanın yanında, 4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3’ü olan, 26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 tarihli GKS’lerdeki Sevil Güney adına atılı bulunan imzaların ve 21.09.2007 tarihli GKS’nin Kredi Limitinin arttırılması ile ilgili sayfasındaki Sevil Güney adına atfen atılmış olan imzaların, Sevil Güney’in eli ürünü değil, takliden atılmış olduklarını ortaya çıkarılmıştır.

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan’ın 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ Sayfa 7,

‘’26.04.2007 tarihli GKS’de, 19.07.2008 tarihli GKS’de, 21.09.2007 tarihli GKS’de ve aynı GKS’nin kredi limitinin arttırılmasına ilişkin sayfasında Sevil Güney adına atılı bulunan imzaların Sevil Güney’in eli ürünü olmadıkları… kanaatine varılmıştır.’’

A.5-  21.09.2007 tarihli Sözleşme’nin Kredi Limitinin arttırılması ile ilgili sayfasındaki Merkez Şube Müdürü olarak Ali Baba Şanlı adına atılmış olan imzanın, Ali Baba Şanlı’ nın 04.02.2013 tarihinde vermiş olduğu beyan dilekçesinde de açık olarak belirtmiş olduğu gibi kendisine ait olmadığı ve  takliden  atılmış olduğu açık olarak tespit edilmiştir.

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan’ın 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’

‘’…21.09.2007 tarihli GKS’nin limitin arttırılmasına ilişkin sayfasında, banka yetkilisi adına atılı bulunan imzalardan sol tarafta atılı bulunan ve Ali Baba Şanlı’ ya izafe edilen imzanın Ali Baba Şanlı’nın eli ürünü olmadığı, kanaatine varılmıştır.’’A.6- 19.07.2007 tarihli Sözleşmede imzası bulunan ve 2012/56863 numaralı Soruşturmanın sanıklarından olan Semra Oktayoğlu, o tarihte Merkez şubede görevli değildir. Yani UZMANLIK RAPORU ile de tespit edildiği gibi, Merkez şube’de göreve başladıktan sonra, yani mart 2008’den sonra  düzenlemiş olduğu ve aylar öncesinden, görevde olmadığı bir tarihi taşıyan Genel Kredi Sözleşmesine imza atmıştır.

İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması devam eden, suçların işlendiği tarihteki Merkez Şube Müdürü olan ve halen Turkıshbank A.Ş.’nin Levent Şubesi Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun, 19.07.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini, o tarihte Merkez Şube Müdürü olmadığı halde, aylar sonra düzenlerken imzalamış olduğu ortaya çıkarılmıştır.

28.05.2013 tarihli, UZMANLIK RAPORU Sayfa 5, Paragraf 12

‘’…bahse konu imzaların, Semra Oktayoğlu isimli şahsın eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.’’

28.05.2013 tarihli, UZMANLIK RAPORU Sayfa 2, Paragraf 1

‘’…Sözleşmelerin ilk tanziminde yazılmayıp, mevcut yerlerine sonradan yazılmış oldukları kanaatine varılmıştır.’’

Ve tespit edilmiş olan bütün bu bulgular ile, iddia etmiş olduğumuz gibi Genel Kredi Sözleşmelerinin, tutarlarının arttırılması amacı ile silinip tahrif edilerek sonradan düzenlenmiş olduğunun tespiti de yapılmıştır.

A.7- Ayrıca, yetersiz yazı örnekleri olmasına rağmen, mevcut yazılarında kısmi benzerlikler bulunması nedeni ile, SUÇ SENEDİ ve GKS’leri doldurmuş olan yetkilinin; uzun yıllardır gerçekleri saklayan ve Savcılık Makamı ve Mahkemelere vermiş olduğu yalan beyanlarla  Soruşturmanın yönünü saptırarak ADALET’in gecikmesini sağlamaya çalışan ve İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan Merkez Şube Müdürü Semra Oktayoğlu’nun olabileceği de belirtilmiştir.

Uzman Bilirkişi İsmail Özkan’ın 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ Sayfa 7,

‘’ Senetteki ve GKS’lerdeki el yazıları ile Semra Oktayoğlu’nun mukayese yazıları aralarında tespit ettiğim kısmi benzerlikler…’’

B-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Turkıshbank A.Ş.’nin avukatları olan Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk’ün tarafıma yapmış oldukları oldukları ÖLÜM TEHDİDİ VE HAKARET nedeni ile yapılmış olan 2103/45698 sayılı Soruşturma sonucunda  hazırlanmış olan 2013/1274 sayılı İDDİANAME (Ek.4), İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve hazırlanmış olan 2013/345 Esas numaralı TENSİP ZAPTI ile  Turkıshbank A.Ş.’nin Avukatları olan Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk hakkında TEHDİT VE HAKARET SUÇU İLE CEZA DAVASI açılmıştır. (Ek.5)

C- Turkıshbank A.Ş.’nin Avukatları olan Günay Yılmaz ve Yalım Şentürk hakkında 08.07.2013 tarihinde  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğum, İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA VE ZİMMET suçlaması ile açılmış olan B.M.2013/13745 sayılı soruşturma, dosyanın 16.08.2013 tarihinde ADALET BAKANLIĞI’ na  gönderilmesi ile devam etmektedir. (Ek.6)

SONUÇ:

 

 

 

Suç senedinin, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan  Merkez Şube Müdürü Semra Oktayoğlu, banka yetkili ve avukatlarının Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelere, ısrarla yazılı ve sözlü olarak beyanlarının aksine, bizim tarafımızdan değil, tamamen bilgimizin dışında, GKS’leri düzenlemiş olan Turkıshbank A.Ş. yetkilisi tarafından düzenlenmiş olduğu,

 

2.  Suç senedinin düzenleme tarihi bölümünde silinti ve tahrifat olduğu,

 

3.  Genel Kredi Sözleşmelerinde silinti, tahrifat ve sonradan ilaveler yapıldığı,  ilave GKS oluşturulduğu,

 

4.  26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerindeki Sevil Güney adına atılı olan imzaların, Sevil Güney’in eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 

5.  21.09.2007 tarihli GKS’nin Kredi limitinin arttırılması ile ilgili sayfasındaki yetkili Müdür Ali Baba Şanlı imzasının Ali Baba Şanlı’nın eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 

6.   İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması devam eden ve suçların işlendiği tarihte Merkez Şube Müdürü olan, halen Turkıshbank A.Ş.’nin Levent Şubesi Müdürü Semra Oktayoğlu’nun, 19.07.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini, o tarihte Merkez Şube Müdürü olmadığı halde,  aylar sonra düzenlerken imzalamış olduğu,

 

7.   Bu güne kadar gözden kaçırılmış olan ve Genel Kredi Sözleşmeleri ile suç senedini düzenleyen banka görevlisinin, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan suçun işlenmiş olduğu tarihte Merkez Şube Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun olabileceği,

 

Kriminal raporlarla tespit edilmiştir.

BÜTÜN İDDİALARIMIZIN DOĞRU OLDUĞU, HAZIRLANMIŞ OLAN KRİMİNAL BİLİRKİŞİ RAPORLARI İLE KANITLANMIŞ VE 28.08.2013 TARİHİNDE AVUKAT REŞAT PETEK TARAFINDAN, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA CEZA SORUŞTURMASININ ESASI İLE İLGİLİ TALEP DİLEKÇESİ VERİLMİŞTİR. (Ek.7)

 YUKARIDA AÇIKLAMIŞ OLDUĞUMUZ NEDENLERLE,

 

1-EKSİK DELİLLERİMİZİN İLGİLİ YERLERDEN CELBİ İLE, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ   YAPILMASINA,

 2-YARGILAMA SONUNDA DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİ,

 SAYIN MAHKEMENİZDEN ARZ VE TALEP EDERİZ.

 

SAYGILARIMIZLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞAATLAR LTD.ŞTİ. 

 

Ekler.

1-İstanbul Polis Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarları Müdürlüğü ‘’UZMANLIK RAPORU’’

2-Uzman Bilirkişi İsmail ÖZKAN’ın ‘’MÜTALAA BEYANI’’

3-Savcılık Makamının Turkıshbank A.Ş.’ye soru yazısı.

4-23.07.2013 tarihli Savcılık dilekçesi.

5-İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi ‘’TENSİP ZAPTI’’

6-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dilekçesi.

7-Avukat Reşat Petek’in TALEP dilekçesi.

 

 

 

 

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’ ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4-1 / 16,                                         BAKIRKÖY – İSTANBUL

TURKISHBANK A.Ş.’Yİ İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA ŞİKAYETİMİZLE BAŞLAMIŞ OLAN CEZA SORUŞTURMASI İÇİN, SAVCILIK MAKAMINA VERMİŞ OLDUĞUMUZ İLK İFADE

TURKISHBANK A.Ş.’Yİ İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA ŞİKAYETİMİZLE BAŞLAMIŞ OLAN CEZA SORUŞTURMASI İÇİN, SAVCILIK MAKAMINA VERMİŞ OLDUĞUMUZ İLK İFADE. BUGÜN KRİMİNAL RAPORLARLA BÜTÜN İDDİALARIMIZIN DOĞRULANDIĞI CEZA SORUŞTURMASINI BAŞLATAN GERÇEK BİR CUMHURİYET SAVCISI VE BAŞSAVCI FEHMİ TOSUN’ A MİNNET VE ŞÜKRAN DUYGULARIMIZI İFADE ETMEK İSTERİZ. ALLAH, ONDAN VE ONUN GİBİ GÖREVLERİNİ YAPAN ADALET MENSUPLARINDAN RAZI OLSUN.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Turkıshbank A.Ş.hakkında ceza soruşturması şikayet ifade tutanağı.1
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Turkıshbank A.Ş.hakkında ceza soruşturması şikayet ifade tutanağı.2

Yasal Haklarımı Kullanmama Engel Olan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine Göksun Özçelik’in HSYK’ya Şikayet Edilmesi.

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NA  YAPILMIŞ OLAN BU ŞİKAYETTEN  SADECE 2 HAFTA SONRA  OLAN 18.OCAK. 2013 TARİHİNDE, ŞİKAYETE SÖZ KONUSU OLAN VE TURKISHBANK A.Ş.’NİN 2.5 YILDIR TESLİM ETMEDİĞİ GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDEN İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN RES’ EN ALINMASINDAN SONRA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ İLE SUÇ SENEDİNİN ASILLARI ÜZERİNDE YAPILMIŞ OLAN KRİMİNAL İNCELEMELER NETİCESİNDE,

1.SUÇ SENEDİNİN  BANKA YETKİLİ VE AVUKATLARININ İDDİALARININ AKSİNE, TURKISHBANK A.Ş. YETKİLİSİ TARAFINDAN DÜZENLENMİŞ OLDUĞU,

2.GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ’NİN TAMAMININ TAHRİFAT YAPILARAK SİLİNDİĞİ,  SİLİNDİKTEN SONRA YENİDEN DÜZENLENİRKEN  SAYILARININ 3’DEN 4’E, TOPLAM MİKTARLARININ DA 3.100.000.00TL’DEN, 5.200.000.00TL’YE ARTTIRILMIŞ OLDUĞU,

3.GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ’İN 3’ÜNDEKİ  SEVİL GÜNEY ADINA ATILMIŞ OLAN KEFALET İMZALARININ SEVİL GÜNEY’İN ELİ ÜRÜNÜ OLMAYIP TAKLİDEN ATILMIŞ OLDUĞU,  

4.KREDİ MİKTARININ ARTTIRILMASI İLE İLGİLİ SÖZLEŞME SAYFASINDA BULUNAN VE GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK MÜDÜR ALİ BABA ŞANLI ADINA ATILMIŞ OLAN İMZANIN, ALİ BABA ŞANLI’NIN ELİ ÜRÜNÜ DEĞİL TAKLİDEN ATILMIŞ OLDUĞU,

5.TAMAMI SİLİNDİKTEN SONRA VE  SONRADAN GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK YENİDEN DÜZENLENEN  GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİ İMZALAYAN BANKA YETKİLİSİNİN,  O DÖNEMDE YETKİLİ OLMAYAN  MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU  OLDUĞU,

KRİMİNAL RAPORLARLA KESİN OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR.

VE AYRICA, MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU, ŞİKAYET KONUSU SENEDİ BANKA RESMİ DEFTERLERİNE KAYIT YAPMAMAK SURETİYLE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU’NUN 156.MADDESİNE MUHALEFET SUÇUNDAN İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NİN  30.12.2013 tarih ve 2012/30 E.SAYILI KARARI İLE 10 AY HAPİS CEZASINA MAHKUM EDİLMİŞTİR.

YİNE, AŞAĞIDA YAYINLAMIŞ OLDUĞUMUZ ŞİKAYET DİLEKÇESİ İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA ŞİKAYET ETMİŞ OLDUĞUMUZ ve YİNE BENZER SUÇLAMALARLA HSYK’YA ŞİKAYET EDİLEREK ALEYHİNDE TAZMİNAT DAVALARI AÇILMIŞ OLAN  15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİM’İ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK, VERMİŞ OLDUĞU KARAR’A KARŞI YAPMIŞ OLDUĞUMUZ TEMYİZ MÜRACAATINI,  DOSYA’DA AÇIK OLARAK VEKALETİ OLMASINA RAĞMEN, AVUKAT ATİLLA ÇETİNER’İN VEKALETİ OLMADIĞI GEREKÇESİ İLE KABUL ETMEYEREK KARARI KESİNLEŞTİREREK ZARAR VERMEYE DEVAM ETMİŞTİR.

ÇOK ZOR ŞARTLARLA DA OLSA,  İTİRAZ ETMİŞ OLDUĞUMUZ VE  TAMAMINDA YUKARIDA AÇIKLAMIŞ OLDUĞUMUZ TAHRİFAT VE SAHTECİLİKLERİN TESPİT EDİLMİŞ OLDUĞU GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNE DAYANARAK,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİM’İ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN  VERMİŞ OLDUĞU HUKUK DIŞI KARAR’A KARŞI, HUKUK MÜCADELEMİZ DEVAM ETMEKTEDİR.

TÜRKİYE’DE DE HAKİMLER VARDIR.

 

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

 

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU SAYIN BAŞKANLIĞINA

Sunulmak üzere

HSYK  İSTANBUL MÜFETTİŞLİĞİNE                                                         31.12.2012

Dosya numarası :   28.12.2012 tarih ve 35965 sayı

Şikayet eden       :   Adil Altay GÜNEY

Ataköy 11.Kısım Zambak blok A/8,                        ATAKÖY – İSTANBUL

Şikayet edilen     :   Emine Göksun ÖZÇELİK

İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi.                                                 

İlgi                      :   28.12.2012 tarihli ve 35965 Muh.numaralı şikayet dilekçemin ekidir.

KONU             :    Yasal haklarımı kullanmaya mani olan Hakim hakkında şikayet.

 

AÇIKLAMA    :  31.12.2008 tarihinde, ödenmemiş hiçbir devre faizi olmadığı halde, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında usul gereği ve teminat olarak  zorla almış oldukları imzaları atılmış boş senedi; sözde küresel mali kriz nedeni ile teminatların güçlendirilmesi talebi ile ve bankaya verilmiş olan ipoteklerden sonra elde kalmış olan son gayrimenkulün de 16.11.2008 tarihinde bankaya ipotek olarak verilmesinden 15 gün sonra, bilgimiz ve haberimiz olmadan banka tarafından kredi borcumuzun çok üzerinde bir rakamla 05.12.2008 düzenleme tarihi ve 20 gün sonra olan 25.12.2008 ödeme tarihi olmak üzere  doldurularak ve bu senetle ilgili hiçbir resmi işlem ve bildirim yapılmadan, yine sözleşmeler gereği yapılması gereken kanuni ihtar ve süreleri dahi beklemeden kredi hesabımızın kat edilmesi ve bankanın ticari defterlerinde dahi kaydı bulunmayan bu suç senedini kullanarak yapmış oldukları infaz gibi icra ve satış yaptırımlarına karşı, 4 senedir HAK ve HUKUK mücadelesi veriyoruz.

İçinde bulunduğumuz bu HAK ve HUKUK mücadelesi ile ilgili bütün bilgi ve deliller, Turkıshbank A.Ş.’nin sorumluları hakkında yapmış olduğumuz şikayete ait soruşturmanın devam ettiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/56863 dosyasından alınarak görülebilir.

Bugün gelmiş olduğumuz noktada ise, Savcılık Makamının ısrarlı taleplerine rağmen, suç senedi aylar sonra ancak Emniyet Müdürlüğü kanalı ile Savcılık Makamına teslim edilebilmiş, ancak banka yetkili ve avukatlarının resmi makamları yanıltma amacı ile yapmış oldukları senedin bizim tarafımızdan hazırlanarak bankaya verildiği  beyanlarına rağmen; aslında senedi hazırlayan yetkilinin hazırlamış olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri, aradan 2 yıla yakın geçmiş olmasına rağmen bugüne kadar Savcılık Makamına teslim edilmemiş ve ancak 15.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne teslim edilmiştir. Ve bu nedenle de Senet ve Sözleşmelerin asılları, inceleme için Kriminal Araştırma Labaratuarı’ na gönderilememiştir. Bu bilerek ve planlayarak yapılan geciktirme neticesinde, bankanın kazanmış olduğu bu yıllar zarfında da, banka bu suç senedine bağlı olan İcra işlemleri ile gayrimenkullerimin satışlarını gerçekleştirerek bütün varlığımızı gasp etmiştir.

Bununla beraber Turkıshbank A.Ş; suç senedi ile 31.12.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra işlemlerine, bu icra işleminden 20 ay sonra kefalet nedeni ile aynı borç için 2.İcra işlemini başlatarak devam etmiş, 29 ay sonra da ipoteklere bağlı olarak aynı borç için 3.İcra işlemini başlatmıştır.

Borçluyu boğma ve yok etme amacını güden ve suç teşkil eden ve aynı borç için açılmış olan 3 icra işleminin, 2. sine yapılmış olan itirazımız ve devamında banka tarafından açılmış olan itirazın iptali davası, 15. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ve şikayetimize esas olan davadır.

Dosyaların gerçekten incelenerek dilekçelerimizin okunduğu takdirde kayıtsız kalınamayacak kadar haksızlık, hukuksuzluk ve usulsüzlüğün bulunduğu açık olarak görülebileceği halde, mahkeme bütün bunları görmemezlikten gelerek usullere aykırı olarak, talebimize rağmen belgelere ait gerekli araştırmalar yapılmadan dosyayı bilirkişilere havale etmiştir.

Mahkemenin tayin etmiş olduğu bankacı bilirkişilerden birinin, Turkıshbank A.Ş.’nin eski müdürlerinden olduğu tespit edilince tarafımızdan ret edilmiş ve bu ret talebi kabul edilmekle beraber, bu talepte şikayetli  Hakim tarafından her nedense aşırı tepki ile karşılanmıştır. Devamında ise yenilenen bilirkişi heyetinin  vermiş olduğu rapora(!) ise tarafımızdan itiraz edilmiş ve ayrıca da Bilirkişilerin cezalandırılması amacı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Şikayetli Hakim, davanın tarafı olarak 05.07.2012 tarihinde, hazırladığım dilekçeyi vermek için kendisine yapmış olduğum ziyaret sırasında, oldukça kötü bir şekil ve hitapla dilekçemin kaleme verilmesi gerekliliğini ifade etmiş ve başını çevirerek kapıyı kapamamı söylemiştir.

Mahkemeden incelemelerin birlikte yapılması ile ilgili ısrarlı talebimize  rağmen, Bilirkişi heyeti incelemelerini bizim bilgimiz ve katılımımız olmadan sürdürmüş ve 22.11.2012 tarihli duruşmada, şikayetli Hakim’in yerine bakan Sayın Hakim’in aylardır teslim edilmeyen Bilirkişi raporunun teslim edilmesi için 15 gün süre vermesi üzerine, aylar sonra herhalde teslim etmek zorunda kalmış ve rapor duruşma günü olan 13.12.2012 tarihinden 1 gün önce 12.12.2012 tarihinde de elimize ulaşmıştır.

13.12.2012 tarihli duruşmada ise bilirkişi raporlarının elimize ancak 1 gün önce geçtiği ve incelemek ve cevap vermek için de yasal hakkımız olan sürenin verilmesi gerektiği Mahkemeden talep edilmiş ve bunun üzerine de şikayetli Hakim tarafından sadece 14 gün sonra için 27.12.2012 tarihinde duruşma günü verilerek 1 gün önce olan 26.12.2012 tarihine kadar da Bilirkişi raporu ile ilgili cevap ve itiraz hakkı verilmiştir.

İtiraz etmiş olduğumuz bilirkişi raporu, kasıtlı ve yanlı olarak hazırlanmış olup, hiçbir şekilde sözleşme ve imzamız olmayan ve sırf bankanın sahte olarak doldurduğu senet miktarını tutturmak için “kredili mevduat hesabı” adı altında yapmış olduğu hayali borçlandırma hesabına ilişkin 350.965.90TL fazla hesap da içermektedir. Bilirkişilerin yapmış oldukları bu yanlış hesap ve tespitler ile ilgili olarak, yeni bir Bilirkişi heyetinden rapor istenmesi talebi Mahkeme Hakim’ine iletilmiş, ayrıca yapmış oldukları usulsüzlükler ile ilgili olarak bilirkişiler hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na   suç duyurusunda bulunulmuştur. Mahkeme hakimi, bilirkişilerin yapmış olduğu bu usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını sağlayacağı yerde, peşinen doğru kabul ederek bilirkişi raporuna göre kararını hazırlamıştır. Oysa Ticaret mahkemesinde hakimlik yapan bir kişinin  350.965.90TL’lik bir yanlışı görmemesi imkansızdır. Şikayetli hakimin rapordaki diğer yanlışlarla ilgili hukuki kanaati farklı olsa bile bankanın hiçbir imza ve talebimiz olmadan ve hiçbir şekilde tarafımızdan kullanılmayan 350.965.90TL’lik hayali bir borç oluşturmasına duyarsız kalması ihmali aşan bir kasti bir davranıştır.

YANİ ŞİKAYETLİ HAKİM, DAVA İLE İLGİLİ KARARINI ASLINDA VERMİŞ VE ŞEKİL OLARAK DA KARAR VERECEĞİ GÜNDEN BİR GÜN ÖNCE DE SÖZDE BİLİRKİŞİ RAPORUNA YAPILAN İTİRAZ DİLEKÇELERİNİ DE ALMIŞTIR.

Yapılmaya çalışılan uygulamanın sıkıntılarını hissetmem nedeni ile duruşmadan 1 gün evvel 26.12.2012 tarihinde saat 15.30 sıralarında, hazırlamış olduğum dilekçemi vermek üzere

kapısını çaldığımda ise, şikayetli Hakim’ in daha içeri giremeden çok sert ve aşağılayıcı bir ses tonu ile,’’ Bu kadar yazıp veriyorsun, neye yarayacak, beni niye rahatsız ediyorsun, kapıyı kapat ve götür kaleme ver.’’ demesi üzerine, ilk dilekçemde de ifade etmiş olduğum gibi, dava hakkında beyanda bulunma hakkımın olduğunu, Mahkeme Hakimi’nin benim yazdıklarıma yönelik ön yargı içinde olmasının doğru olmadığını söyleyince, dilekçemi göstererek, ‘’bunları duruşmada niye söylemiyorsun ‘’ deyince, ‘’Bana duruşmada söz vermiyorsunuz.’’ diyerek cevap verdim. Bu defa da, ‘’ avukatın var senin sözüne ne gerek var?’’ diye cevap verince, bende tarafsız davranmadığını ve kendisini REDDETMEK istediğimi söyledim. Şikayetli Hakim de, ‘’Dilekçe ile duruşmaya gel ve duruşmada söyle’’ dedi.

Bunun üzerine dilekçemi hazırlayarak, 27.12.2012 tarihinde planlı olarak en sona alınmış ve 12.30’ da ve en son duruşma olduğu için de  takip edeni bulunmayan duruşmaya geldiğimde ise, esas şikayet dilekçemde ifade etmiş olduğum gibi yine bana söz verilmeyerek sözlü beyanım ile Hakimi ret etme hakkım elimden alınmış, ayrıca HAKİMİ REDDETMEK İLE İLGİLİ DİLEKÇEM DE  ALINMAMIŞTIR. DAHA DOĞRUSU İSE VERİLMESİ ÖNLENMİŞTİR.

Daha sonra ise acele ile daha önceden hazırlamış olduğu kararı okuyarak, tutanak tutulması ile ilgili taleplerimizi de kabul etmeyerek ‘’Benim vicdanım rahat’’ diye bağırarak hızla kürsü’yü ve salonu terk etmiştir.

Şikayetli Hakim’in usul ve kanunların gereği olarak yapması gerektiği halde yapmadığı, araştırma ve soruşturmaları Mahkeme dosyasındaki dilekçelerimizde görebilirsiniz.

Bunun dışında, Mahkeme tarafından verilmiş yanlı kararın, YARGITAY tarafından    bozulacağı gerçeği yanında, Adalet’in temini için kaybedilen zamanın ve bu zaman kaybı nedeni ile de telafisi olmayan maddi ve manevi zararların oluşmasına neden olacağı açıktır.

Yukarıda ifade etmiş olduğumuz gibi şikayetli Hakim, vermiş olduğu yanlı ve hatalı kararla Turkıshbank A.Ş.’ye kazandırdığı bu süre zarfında, bankanın vermiş olduğu maddi ve manevi yıkım ve zararlarına devam edebilmesinin yolunu açmıştır.

Şikayetli Hakim’ in, özünde etik de olmayan davranışları ve yanlı kararları, Hakimlik vakar ve onuruna olduğu gibi, özellikle de İnsan Haklarına yakışmayan davranışlar içermektedir.  Bu nedenle yasal haklarımı kullanmama mani olan ve tarafsız davranmayan, belki de bütün bunlardan çok daha önemli olarak, etik ve ahlak değerlerini çiğneyerek vatandaş olarak beni rencide edici davranışlarda bulunan Hakim hakkında yasal işlemin yapılmasını arz ederim.

SAYGILARIMLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

EK.1.25.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi.

      2.05.07.2012 tarihli dilekçe.

      3.Adalet Bakanlığı dilekçesi.

      4.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilirkişileri şikayet dilekçesi.

      5.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/169815 soruşturma numaralı ifade tutanağı.

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY – İSTANBU

İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

TURKISHBANK A.Ş. HAKKINDA, 25.08.2010 TARİHİNDE ŞİŞLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ŞİKAYET İLE İSTANBUL CUMHURİYET SAVCISI SAYIN FEHMİ TOSUN TARAFINDAN BAŞLATILMIŞ OLAN CEZA SORUŞTURMASI;  SUÇ SENEDİ İLE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN  ASILLARININ TURKISHBANK A.Ş. TARAFINDAN YILLARCA TESLİM EDİLMEMESİ NEDENİ İLE OLAĞAN DIŞI UZAMIŞ VE BANKA TARAFINDAN BİLEREK GECİKTİRİLMİŞTİR.

İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDE,  GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDEKİ KEFALETLE İLGİLİ BORCA BAĞLI OLARAK YAPILAN İCRA İŞLEMLERİNE  İTİRAZIMIZIN NETİCESİNDE AÇILMIŞ OLAN DAVA İLE İLGİLİ  OLARAK HAZIRLANMIŞ OLAN YANLI VE HATALI BİLİRKİŞİ RAPORUNA,  SÜRESİ İÇİNDE VERMİŞ OLDUĞUMUZ  VE HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK TARAFINDAN DİKKATE ALINMAYAN VE AŞAĞIDA ÖRNEĞİNİ YAYINLAMIŞ OLDUĞUMUZ İTİRAZ DİLEKÇESİNDEN SADECE 22 GÜN SONRA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARI, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTE OLAN 2012/56863 NUMARALI SORUŞTURMA KAPSAMINDA, 18.01.2013 TARİHİNDE, YANİ ŞİKAYETİMİZDEN 2.5 YILA YAKIN BİR SÜRE SONRA, İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDEN RES’EN ALINABİLMİŞ VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARI, SUÇ SENEDİ İLE BİRLİKTE İSTANBUL KRİMİNAL POLİS LABORATUVARLARI MÜDÜRLÜĞÜ’NE ANCAK GÖNDERİLEBİLMİŞTİR.

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan 28.05.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ve  Uzman Bilirkişi İsmail ÖZKAN tarafından hazırlanmış olan 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile yapılmış olan  tespitler doğrultusunda,

 1.Suç senedinin, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 30.12.2013 tarihinde 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 156. Madde’sine istinaden HAPİS CEZASI  ile cezalandırılan,  Merkez Şube Müdürü Semra Oktayoğlu ile banka yetkili ve avukatlarının Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelere, ısrarla yapmış oldukları  yazılı ve sözlü olarak beyanlarının aksine, suç senedinin bizim tarafımızdan değil, tamamen bilgimizin dışında ve GKS’leri düzenlemiş olan Turkıshbank A.Ş. yetkilisi tarafından düzenlenmiş olduğu,

 2.Suç senedinin düzenleme tarihi bölümünde silinti ve tahrifat olduğu,

 3.Genel Kredi Sözleşmelerinin tamamında silinti, tahrifat ve sonradan ilaveler yapıldığı ve  ilave GKS oluşturulduğu,

 4.26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerindeki eşim Sevil Güney adına atılı olan imzaların, kendi eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 5.21.09.2007 tarihli GKS’nin Kredi limitinin arttırılması ile ilgili sayfasındaki yetkili Müdür Ali Baba Şanlı imzasının Ali Baba Şanlı’nın eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 6. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 30.12.2013 tarihinde hapis ile cezalandırılan ve suçların işlendiği tarihte Merkez Şube Müdürü iken, halen Levent Şubesi Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun, 19.07.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini, o tarihte Merkez Şube Müdürü olmadığı halde,  aylar sonra silinmiş sözleşmeleri yeniden doldurup düzenlerken imzalamış olduğu,

7. Bu güne kadar gözden kaçırılmış olan ve Genel Kredi Sözleşmeleri ile suç senedini düzenleyen banka görevlisinin, suçun işlenmiş olduğu tarihte Merkez Şube Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun olabileceği,

 KRİMİNAL RAPORLARLA KESİN OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR.

GEREKLİ VE YETERLİ HİÇBİR ARAŞTIRMA VE İNCELEME  YAPILMADAN,  BİLİRKİŞİLERİN CEVAP VERMELERİ İÇİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞUMUZ SORULARIN HİÇBİRİNE CEVAP DAHİ VERİLMEDEN VE  SADECE TURKISHBANK A.Ş.’Yİ KORUMAK AMACI İLE HAZIRLANMIŞ OLDUĞU ANLAŞILAN, YANLI BİLİRKİŞİ RAPORU İLE İLGİLİ OLARAK AŞAĞIDAKİ İTİRAZ DİLEKÇESİ, CEVAP SÜRESİ İÇİNDE İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE VERİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN, MAHKEME EK RAPOR ALINARAK RAPORDAKİ EKSİK VE HATALI TESPİTLERİN ORTAYA ÇIKARILMASINA MÜSAADE ETMEYEREK DAVAYI BANKA LEHİNE BİTİRMİŞTİR. 

VE 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, TAMAMININ SİLİNEREK YENİDEN YAZILMIŞ OLDUĞU, KEFALET İMZALARI DAHİL OLMAK ÜZERE YETKİLİ ŞUBE MÜDÜRÜ İMZALARININ  DAHİ GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK VE SAHTE OLARAK ATILDIĞI TESPİT EDİLMİŞ OLAN GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNE BAĞLI OLARAK, TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE KARAR VEREREK DAVAYI BİTİRMİŞTİR.

İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİMİ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE VERMİŞ OLDUĞU KARARLA İLGİLİ OLARAK AVUKATLARIMIZIN YAPMIŞ OLDUĞU TEMYİZ BAŞVURUSU İSE,  AVUKAT ATİLLA ÇETİNER’İN DAVA DOSYASINDA VEKALETİ OLMASINA RAĞMEN, VEKALETİ OLMADIĞI GEREKÇESİ İLE,  HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK TARAFINDAN KABUL EDİLMEYEREK,  TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE VERİLMİŞ OLAN  KARAR KESİNLEŞTİRİLMİŞTİR. 

HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN  BİLEREK VERMİŞ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ  YANLI VE HATALI KARARLARLA İLGİLİ OLARAK İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE VERİLMİŞ OLAN VE HATALARIN DÜZELTİLMESİ İLE İLGİLİ DİLEKÇELERİN YANINDA,  BİZLERİ BÜYÜK MADDİ VE MANEVİ ZARARA SOKAN,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİMİ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK HAKKINDA AÇILACAK TAZMİNAT DAVASININ YANINDA,  CEZALANDIRILMASI İSTEMİ İLE DE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA SUÇ DUYURUSU YAPILMIŞTIR.

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O  ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

BAŞKANLIĞINA                                                                                                                                                 25.12.2012

                                               

                                                  

  ‘ EĞER   DEDİKLERİMİZİ    YAPMAZSAN,  HAYATI  SANA  ZEHİR

EDERİZ. (Hakan Börteçene, Yönetim Kurulu Başkanı)

                                                

 ‘’ BAKIN YASA YÖNETMİYOR BANKAYI, İNSANLAR YÖNETİYOR.’’     

(Taner Biçer, Genel Müdür yardımcısı. Toplantı CD’si ve notları.)

 

‘’ İPİNİZ ÇEKİLDİ VE SİZİN İŞİNİZ BİTTİ.’’

 (Avukat Günay Yılmaz, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesi önü.)

  

‘’NEDEN? ÇÜNKÜ BENİM ELİMDE YASAL HAKLARIM VAR. VE BENİM ELİMDE TEMİNATI OLDUĞU SÜRECE BU YASAL HAKLARI SONUNA KADAR ALIRIM.’’

(Taner Biçer, Genel Müdür yardımcısı, Toplantı CD’si ve notları)

                             

KONU     :  BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ.

Dosya no: 2010/604 E

Hazırladıkları raporu 08.11.2012 tarihinde Mahkemenize sunmuş olan BİLİRKİŞİLER, Emekli banka müdürü Şaban UÇAK, emekli banka müdürü Mevlüt Şengür ve Yrd. Doç. Dr. Aslı Makaracı tarafından hazırlanmış olan tek taraflı  BİLİRKİŞİ RAPORU,  Turkishbank A.Ş. ile 48 aydır sürdürmeye çalıştığımız, HAK ve HUKUK mücadelemizin en olumsuz ve ibret alınması gereken sayfalarından birini daha oluşturmuştur.

Bizim için önemli ve merak konusu olan diğer bir husus ise, tayin edilmiş olan heyetten avukatımızın ısrarı ile çıkartılmış olan, Turkıshbank A.Ş.’nin eski müdürlerinden sayın bilirkişinin de bu heyette bulunması halinde çıkabilecek raporun niteliğinin ne olabileceğidir.

SAYIN BİLİRKİŞİLER, BİLİRKİŞİ RAPORUNU;  GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞAATLAR LTD.ŞTİ.’NİN, 31.12.2008 TARİHİNE KADAR KULLANMIŞ OLDUĞU KREDİ NEDENİ İLE TURKISHBANK A.Ş.’YE OLAN GERÇEK BORCUNUN OLUŞMASINA NEDEN OLAN KAYITLAR, İŞLEMLER, UYGULAMALAR VE BU İŞLEMLERLE İLGİLİ UYGULAMALARDAKİ KANUNLARIN ÖNGÖRDÜĞÜ ŞARTLARA UYULUP UYULMADIĞI   HAKKINDA  HİÇBİR ARAŞTIRMA VE İNCELEME  YAPMADAN DOĞRUDAN DOĞRUYA, BANKANIN BİLDİRMİŞ OLDUĞU BORÇ TUTARINI  KABUL EDEREK,  HAZIRLAMIŞLARDIR.

1.Turkıshbank A.Ş. ile yapılmış, ilki 26.04.2007’de, sonuncusu da 28.04.2008’de olmak üzere, toplam 4 adet Genel Kredi Sözleşmesi ile, toplam 5.200.000.00TL’lik kredi anlaşması yapılmış ve bu kredilerin karşılığında teminat olarak bankaya 10.200.000.00TL değerinde gayrimenkul ipoteği verilmiştir.

1.1.  Karşılıklı olarak imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmelerinde belirtilen 5.200.000.00TL kredinin hesabın doğruluğu konusundaki itirazımız olmakla, sadece 2.941.545.00 TL’ si kullandırılmıştır.

1.2.  Kullandırılmış olan son kredi tarihi olan 31.07.2008’de, kullanılmamış bakiye kredi alacağımız 2.258.455.00TL’dir. VE KARŞILIĞINDA GAYRİMENKUL TEMİNATI VERMİŞ OLDUĞUMUZ  VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDE BELİRTİLMİŞ OLAN  BAKİYE KREDİ ALACAĞIMIZ, devam eden Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kullandırılmamış, Kasım ayında, krediye esas olan taahhüt işimiz zamanında bitirilmiş ve geçici kabul aşamasına gelinmiş olduğu halde, küresel kriz bahane edilerek, bakiye kredi alacağımızın kullanılması engellenmiştir. FAKAT KULLANDIRMADIKLARI KREDİ DİLİMİNE KARŞILIK OLARAK ALMIŞ OLDUKLARI TEMİNAT İPOTEKLERİNİ İADE ETMEDİKLERİ GİBİ, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDE BELİRTİLMİŞ OLAN FAKAT  KULLANDIRMADIKLARI KREDİ TUTARINDAKİ KEFALET TUTARLARINI DA İADE ETMEYEREK, KULLANDIRMADIKLARI KREDİNİN DE ÜZERİNDEN İCRA VE HACİZ İŞLEMLERİ UYGULAMIŞLARDIR.

1.3.  Kullandırılmış olan son kredinin tarihi olan 31.07.2008 tarihine kadar olan 15 ay süresince, Turkıshbank A.Ş.’ye  696.485.76 TL faiz ve 1.329.000.00TL ana para ödemesi ile toplam 2.025.485.76 TL  geri ödeme yapılmıştır. (Kullanılmış olan kredinin % 69’u)

1.4.   Kasım ayında bakiye kredinin kullandırılması için, ellerinde yeterli miktarın çok üzerinde ipotek olmasına rağmen, ilave teminat ipoteği talep edilmiş ve bu ipotek de verildiği halde çok küçük miktarlardaki piyasa borçlarımız için gereken bakiye kredi alacağımız için yine ödeme yapılmayarak, Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti.  BİLEREK VE PLANLANARAK Küresel Kriz ortamında nakit sıkıntısı içine itilmiştir.

VE BÜTÜN BU GERÇEKLER BİLİRKİŞİ RAPORUNDA TESPİT EDİLMEDİĞİ GİBİ,  ANLAŞMASI YAPILAN KREDİ KARŞILIĞINDA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİ İMZALAMIŞ OLAN KEFİL VE ASİLLERİN, KULLANDIRILMAYAN KREDİ İLE DE SORUMLU TUTULMALARI  SAĞLANMAYA ÇALIŞILMIŞTIR.

2. Sayın Bilirkişiler, Bilirkişi raporunun 12.sayfasının B bendinin 2 numaralı bölümünde Genel Kredi Sözleşmesinin 56. Maddesine atıfta bulunarak, ‘’…sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini kabul  beyan ve taahhüt ederler.’’ hükmünü ileri sürerek, Sözleşmelere atılmış olan imzaların kefillerin kefaretinin geçerli olduğu kanaatinde olduklarını beyan ederlerken,

2.1.   Turkıshbank A.Ş. , Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti. ve kefiller tarafından imzalanmış olan Genel Kredi sözleşmelerinin, ayrım yapmadan bütün taraflar için aynı şekilde bağlayıcı hükümler içerdiğini,

2.2.   Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti. ile sözleşmeleri kefil olarak imzalamış olan Adil Altay Güney ve Sevil Güney’in, şirketin, Genel Kredi sözleşmelerinde karşılıklı olarak imza altına alınarak kullanılacak olan toplam 5.200.000.00TL tutarındaki kredinin kefaleti nedeni ile imza atmış olmalarına rağmen;  Turkıshbank A.Ş. tarafından, Genel Kredi Sözleşmelerinde kararlaştırılmış ve kullanılacak olan bu krediye karşılık da gayrimenkul ipoteği alınmış olmasına rağmen,  sadece 2.941.545.000.00TL kredi kullandırmış olduğunu, sözleşmelerde belirtilmiş olan kredi tutarının 2.258.455.00 TL tutarındaki bakiye kredi tutarını ise kullandırmadığını, başka bir deyişle, Sözleşme ile kayıt altına alınmış olan 5.200.000.00 TL kredinin, % 56.5’ unu kullandırdığını, % 43.5’ unu ise kullandırmadığı halde kefilleri kullandırılmayan krediden de sorumlu tuttuğunu,

2.3.   Ayrıca da Turkıshbank A.Ş.’nin, Genel Kredi Sözleşmelerinde karşılıklı olarak imza atılan kredinin teminatı olarak alınmış olan 10.200.000.00TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğinin de, kullandırılmayan 2.258.455.00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmelerine göre bakiye kredi tutarının yani kullandırılmayan % 43.5’un  teminatı olan 4.437.000.00 TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğinin iade edilmediğini,

2.4.   Turkishbank A.Ş.’nin,  bakiye krediyi kullandırmadığı ve bakiye kredinin teminatı olan gayrimenkul ipoteklerini  iade etmediği gibi, sanki krediyi kullandırmış gibi, kredinin tamamı üzerinden İcra takibine geçtiğini,

2.5.      Bütün bu işlemlerin ise açık olarak Hukuk ve İnsan haklarına aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini ve ceza soruşturmasına neden olacağını, herhalde düşünememişlerdir.

BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA İSE, BUNU KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN OLMADIĞI GİBİ BASİT BİR HATA OLARAK GÖRMEMİZ DE MÜMKÜN DEĞİLDİR.

5411 sayılı Bankalar kanununun 155. Maddesindeki ‘’Gerçeğe aykırı beyanda bulunma’’ suçuyla korunan hukuksal yarar, bankacılık düzenidir. Bunun yanı sıra kamu güvenine karşı işlenen suçlardan belgede sahtecilik suçlarının özel bir türü olan bu suçla, bankacılık alanında önemli bir unsur olan ‘’GÜVEN’’ adlı hukuksal değer korunmaktadır. Zira, bankacılık düzenini sağlamakla yükümlü kişi ve kuruluşlar ile bankacılık alanındaki hukuka aykırılıkları cezalandırmakla görevli kurumların, üstlendikleri fonksiyonları etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri, aynı şekilde bankalardan elde edilecek güvenilir bilgi ve belgelere ve bankaların gerçeğe uygun kayıtlarına dayanmaktadır. (MUSTAFA AKIN, BANKACILIK CEZA HUKUKU)

3.Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz gibi Turkıshbank A.Ş.; Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalanması sırasında, usul gereği zorlaması ile, TEMİNAT olarak,  BOŞ ve imzaları atılmış olarak almış olduğu senedi; tek taraflı olarak ve haber vermeden 04.12.2008 düzenleme tarihi ve 20 gün sonra yani 25.12.2008 tarihinde de ödeme günü yazarak, kredi borcunun çok üzerinde bir rakamla 3.700.000.00TL.olarak doldurmuş ve bu senetle ilgili banka işlemleri ve herhangi bir yazılı ihbar da yapılmadığı için de, varlığından habersiz olunan sözde senet ödenemediği için, bu senet bahane edilerek,   ödenmemiş hiçbir devre faizi  ve geçerli hiçbir nedene bağlı olmadan kanunlara ve belki çok daha önemli olması gereken ETİK AHLAKA aykırı olarak 31.12.2012 tarihinde kredi hesabı KÖTÜ NİYETLE kat edilmiştir.

Ve yine Turkıshbank A.Ş. aşağıda fotokopisini verdiğimiz SUÇ SENEDİ ile yapmış olduğu,  baskın ve infaz gibi haciz ve satış işlemleri ile kendi gayrimenkul değerlendirme firmalarının vermiş olduğu değerlendirme raporlarına göre, kredi borcumuzun en az 3 katı, piyasa fiyatlarına göre 4 katı olan bütün varlığımızı GASP etmiştir.

Bu suç senedi ve bankanın bazı yöneticileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğumuz suç duyurusu hakkında yapılan soruşturma  2012/56863 Dosya numarası ile, Turkıshbank A.Ş.’nin avukatlarının ÖLÜM TEHDİTLERİ ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu soruşturma ise 2012/8238 Dosya numarası ile devam etmektedir.

Banka tarafından hazırlanmış olan SUÇ SENEDİNİN imzalar hariç, üzerindeki bütün yazıların, Genel Kredi Sözleşmelerinin üzerindeki yazılarla aynı elden çıkmış olduğu;  Turkıshbank A.Ş.’ nin suç senedini aylarca, Genel Kredi sözleşmelerini ise yıllardır teslim etmemesi üzerine, ancak fotokopileri üzerinden  Kriminal inceleme ile tespit edilmiş, fakat asılları teslim edilmediği için de KESİN RAPOR alınamamıştır. (Turkıshbank A.Ş. 2010/48802 numaralı soruşturma sırasında, Savcılık makamına, senet aslını,  7.5 AY, 224 GÜN  geçtikten  ve  savcılık makamının göndermiş olduğu 5 tekit yazısından sonra ancak Emniyet Müdürlüğü kanalı ile teslim etmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin asıllarını ise bu güne kadar TESLİM ETMEMİŞTİR.)

3.1.Suç senedinin fotokopisi,

3.2.Genel Kredi Sözleşmelerinden imza sayfasından bir bölüm, fotokopi.

3.3.Suç senedini düzenlemiş olan elden senet yazı örnek detayı.

3.4.Genel Kredi Sözleşmelerini düzenlemiş olan elden yazı örnek detayı.

Emniyet müdürlüğünce hazırlanmış 29.04.2010 tarih ve BLG-2011/4189 Uzmanlık numaralı EKSPERTİZ RAPORU’nun 2. sayfasının 3 no’ lu maddesinin (c) bendi,

‘’İnceleme konusu sözleşme fotokopilerindeki el yazıları ile, inceleme konusu senetteki el yazıları arasında ( Adil Altay Güney ibareli el yazıları hariç ) kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluk ve benzerlikler bulunduğu müşahede edilmekle,’’

Başsavcılık makamına bugüne kadar teslim edilmemiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin asılları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mahkemenizden istenmesine rağmen, Genel Kredi Sözleşmelerinin asılları, Bilirkişilerde olması nedeni ile gönderilememiştir.

Bu nedenle de, Turkıshbank A.Ş. yetkilileri ve avukatları; ‘’ …senedi hem kendisinin hem de eşinin imzalamasını istedik. Kendisi eşi huzurda bulunmadığı için senedi doldurup eşine de imzalatarak getireceğini söyledi. Dolayısı ile şu anda şikayete konu olan senedi kendisi haricen doldurdu ve bankamıza düzenlenmiş ve imzalanmış olarak getirip teslim etti. Hatta beni telefonla arayarak senedin tanzimi ile ilgili miktarını ne kadar yazacağını sordu. Ben de borcunu ve faizini hesaplayarak yaklaşık olarak 3.700.000.00TL olarak doldurmasını söyledim…’’ (Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/48802 Soruşturma numaralı dosyada Semra Oktayoğlu’ nun ifadesi) şeklindeki  beyanlarına devam edebilmektedir.

ÇIPLAK GÖZLE DAHİ BANKA TARAFINDAN VE AYNI ELLE YAZILARAK DÜZENLENMİŞ OLDUĞU AÇIK OLARAK BELLİ OLAN SUÇ SENEDİNİN, SENET ASLI VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARININ KRİMİNAL İNCELEMESİNİN YAPILMASI  NETİCESİNDE, İDDİALARIMIZIN GERÇEK OLDUĞU VE UĞRAMIŞ OLDUĞUMUZ MADDİ VE MANEVİ YIKIMIN BOYUTLARI AÇIK OLARAK ORTAYA ÇIKARILACAKTIR.

VE SAYIN BİLİRKİŞİLER, HAZIRLAMIŞ OLDUKLARI 20 SAYFALIK RAPORUN 14.SAYFA, 3. BÖLÜMÜNDE BU KONU İLE İLGİLİ OLARAK SADECE 2 SATIR OLARAK,

‘’DAVALILAR VEKİLİNİN ,3.700.000 TL LIK SENEDİN DAVALILARIN İRADESİ DIŞINDA BOŞ OLARAK ALINDIĞI YÖNÜNDEKİ BEYANININ TAKDİRİ SAYIN MAHKEMENİZE AİTTİR’’

DİYEBİLMEKTEDİR Kİ, TAKDİR İSE SAYIN MAHKEMENİZİNDİR.

BUNDAN DAHA DA ÖNEMLİ OLARAK BU SUÇ SENEDİNİ TURKISHBANK A.Ş.’NİN TİCARİ DEFTERLERİNDE KAYDININ BULUNMADIĞI HER NEDENSE TESPİT EDİLEMEMİŞ VE ŞİKAYETİMİZ ÜZERİNE TURKISHBANK A.Ş.’NİN BBDK TARAFINDAN CEZALANDIRILDIĞI, MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU’NUN İSE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNUNUN 156. MADDESİNE AYKIRILIKTAN İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE YARGILANMAKTA OLDUĞU HAKKINDA  İSE HERHANGİ BİR YORUM YAPILMAMIŞTIR.

VE,  SAYIN BİLİRKİŞİLER, ‘’5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU MADDE 156. İŞLEMLERİN KAYIT DIŞI BIRAKILMASI VE GERÇEĞE AYKIRI MUHASEBELEŞTİRME’’ SUÇU İŞLEYEREK CEZA ALAN VE AĞIR CEZADA YARGILANAN BİR BANKANIN, KENDİLERİNE SUNMUŞ OLDUKLARI EVRAKLARI, GERÇEK VE AÇIK TALEPLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA   BİR ARAŞTIRMA YAPMADAN, SÖZDE DEĞERLENDİREREK  TEK TARAFLI BİR RAPOR HAZIRLAMIŞLARDIR.

4. Bilirkişi raporunda, sözde incelenmiş olan belgeler doğrultusunda,

4.1. Güney Konut organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti.’nin gayrimenkulleri üzerine hacizlerin

konmuş olduğu,

 4.2. Kredili mevduat hesabına ait Ekim ve Kasım dönem faizlerinin ödenmemiş olduğu,

Ve davacı bankanın da bu nedenle hesapları 31.12.2008 tarihi itibarı ile keserek alacaklarınının tamamını geri istediğini ve Sözleşmenin 11.2 ve 16.5 maddeleri gereğince ise, davacı bankanın böyle bir hakkının mevcut olduğu ifade edilmektedir.

Halbuki sayın bilirkişiler ifade etmiş oldukları gibi Genel Kredi Sözleşmelerini GERÇEKTEN İNCELEMİŞ OLSALARDI; ATIFTA BULUNDUKLARI GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN 11. 2 MADDESİNİN BAŞLIĞINDA, ’’Müşterinin, bu sözleşme veya banka ile akdettiği diğer herhangi bir sözleşme hükümlerini ihlal etmesi …’’ diyerek  başlayan şartlarında,’’…resen tayin edeceği bir süre içinde alacağının geri ödenmesini talep edebilir yahut sözleşmeyi fesh edebilir.’’ Ön şartını koyarak, kredi sözleşmesinin fesh edilebilmesi için, HERHANGİ BİR SÖZLEŞME İHLALİNİN GEREKLİLİĞİNİ ve eğer fesih yapılsa dahi, bankaya borcun ödenebilmesi için kesinlikle, süresini banka dahi tespit etse, ödeme için UYGUN BİR SÜRENİN VERİLMESİNİN ŞART KOŞULDUĞUNU;

16.5 Maddesinde ise. ‘’Müşteri, vadesi gelen ana para, faiz veya bu sözleşme tahtında ödenmesi gerekli herhangi bir tutarın vadesinde ödenmemesi…’’ diye başlayan şartlarında, kesinlikle ödenmesi gereken fakat ödenmemiş olan bir taahhüdün bulunmasını şart koşmakla beraber, eğer böyle bir aksaklığın bulunması halinde ise,’’…Bankaca yapılacak yazılı bildirimden 30 gün içinde bu durumun giderilmemesi…,üzerinde haciz veya benzeri bir işlem yapılıp bunların 30 gün içinde kaldırılmaması…’’ halinde, ön şartlarını koyarak, özellikle de BANKANIN YAPMAK ZORUNDA OLDUĞU YAZILI BİLDİRİMDEN SONRA DA 30 GÜN SÜRE VERİLMESİ KONUSUNDA, yine ön şartının bulunduğunu, öğrenmiş olurlardı.

Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti’nin, kredili mevduat hesabına ait imzalanmış ayrı bir Sözleşmesi olmadığı gibi, imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmeleri doğrultusunda kullanmış olduğu kredi ile ilgili olarak da, kredinin kat edildiği güne kadar, ödenmemiş tek bir devre faizi, yerine getirilmemiş tek bir taahhüdü yoktur.

Kullanılmış olan krediye karşılık olarak, zamanında ödenmemiş hiçbir devre faizinin bulunmaması nedeni ile, kredili mevduat hesabı, hesabının kat edilmesi için mücbir bir sebep yaratabilmek için uydurulmuştur.

Bu nedenle de, bankanın bu konu ve ödemelerle ilgili olarak da tek bir yazılı bildirimi yoktur. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR ŞEY YOKTUR.

5. Sayın Bilirkişiler, hesaplarına esas olarak almış oldukları ve kabul etmeye çalıştıkları temerrüdün gerçekleştiği konusunda ise büyük yanılgıya düşmüşlerdir.

KREDİ HESABININ HAKSIZ VE KANUNLARA AYKIRI OLARAK KAT EDİLMESİ VE HESAP KAT İHTARNAMESİNE ZAMANINDA YAPILMIŞ İTİRAZ İLE KESİNLEŞMEMESİNDEN DOLAYI, KESİNLEŞMİŞ BİR HESAP KAT İŞLEMİ YOKTUR.

Ayrıca Banka,  68/b maddesi çerçevesinde, borçlu cari hesap sözleşmelerinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta veya uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermediği için, açık olarak TEMERRÜT GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.

Sayın bilirkişilerin bütün bu kanun ve kuralları bilmiyor olması veya incelemede görmemiş olması kabul edilemez.

6.  Sayın Bilirkişiler Genel Kredi Sözleşmelerinin asıllarının tek tek incelendiğini ifade etmişlerdir fakat ,

6.1.  19.07.2007’de, Ataköy’de toplam değerleri 1.500.000 TL’yi aşan 3 adet dairemi ipotek ederek, 500.000.TL olarak imzalamış olduğum 2. Sözleşmedeki Turkıshbank A.Ş. yetkilisine ait imzanın, sözleşmeler açık imzalı olarak alınıp sonradan doldurulduğu için, 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan, sözleşme tarihinden  ancak 8 ay sonra müdür olarak atanan,  fakat SÖZLEŞME TARİHİNDE merkez şube ile ilişkisi olmayan ve yetkili olmayan Semra Oktayoğlu’ na ait olduğunun,

6.2.   21.09.2007’de, Ataköy’de değeri 800.000 TL olan dairemi ipotek vererek yapmış olduğum 600.000 TL’lik üçüncü kredi sözleşmesinde, Turkıshbank A.Ş. yetkilisi olarak  Müdür Ali Şanlı’ nın imzası olmakla beraber, ardından ilave kredi  ile ilgili olarak verilen 500.000.TL’lik ipotekten sonra,imzaları boş olarak alınarak sonradan düzenlenmiş olan,  yine bu krediye ait limit artırımı sayfasının ise 1.500.000.TL olarak doldurulduktan sonra atılmış olan müdür imzasının, Ali Baba Şanlı’ nın değil, taklit edilmiş olduğunun,

İNCELENEREK ANLAŞILAMAMIŞ VE TESPİT EDİLEMEMİŞ OLMASI KABUL EDİLEMEZ.

Ve, bu nedenle de Turkıshbank A.Ş.’nin, Cumhuriyet Savcılarının mükerrer tekitlerine rağmen, yıllardır sözleşme asıllarını neden vermediğinin nedenlerinden biri daha  ortaya çıkarılmıştır.

Ve, bu yüzden de özellikle, Ali Baba Şanlı’ nın sahte imzasının atılmış olduğu 2.100.000.TL’lik sözleşme, 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin talebine kadar yıllardır ortaya çıkarılmamıştır.

Ve bu sözleşme, ne gariptir ki, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/48802 Dosya numaralı soruşturması  nedeni ile yapılmış olan, 16.05.2011 tarih ve 2010 / 48802 Hazırlık numaralı Mali Bilirkişi Mehmet Nuri TOPLU’ nun hazırlamış olduğu  BİLİRKİŞİ RAPORUNDA  yoktur.

Yukarıda açık olarak ifade etmeye çalıştığımız gibi, sayın Bilirkişiler, Genel Kredi Sözleşmelerinin asıllarını, bir asıl evrak hakkındaki inceleme, araştırma ve değerlendirmeyi gerektiği gibi yapmadığı gibi, bu sözleşmeler ile ilgili olarak, herhalde önem verdiklerine inanmak istediğim, karşılıklı olarak imza altına alınmış ve kullanılmış olan kredinin ve bu kredilerin tahsis edilmesi nedeni ile Turkishbank A.Ş’ye verilmiş olan gayrimenkul ipoteklerinin birbirleri ile olan ilişki ve bağlantılarını anlayamamışlardır.

7.  Sayın Mahkemenizce görülmekte olan Davanın asıl nedeni ise, Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti , kefiller olan Adil Altay Güney ve Sevil Güney’in, şirketin kullanmış olduğu kredi karşılığında iyi niyetle  teminat olarak vermiş oldukları  ve  kullanacak oldukları kredinin 3 katı,  daha sonra ise,  bankanın tek taraflı olarak kredi sözleşmelerinde imza altına alınmış olan kredi tutarının tamamını kullandırmayarak ve sadece % 56.5’ unu kullandırarak ve % 43.5’ unu kullandırmayarak ve kullandırmadığı kredi tutarının karşılığı olan 4.437.000.00TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğini de iade etmediği için 4 katı tutarındaki ve davalılar, ellerindeki ipotek işlemlerine müsait, şirket ve şahsi bütün gayrimenkullerini bankaya ipotek etmiş oldukları ve ailenin haciz konabilecek olan hiçbir gayrimenkulü kalmadığı halde  sadece,  Adil Altay Güney’in irtifak tapusu ile sahip olduğu ve irtifaklı tapu olduğu için de  ipotek edilemeyen, Kemer Country Orman evlerindeki hissesinin, suç senedi ile yapılmış olan haciz ve satış işlemlerinin, Taşkın Haciz nedeni ile, İstanbul 11. İcra Mahkemesi tarafından İPTAL edilmesinden sonra, kalan tek ihtimal olan kefalet nedeni ile haciz koymak ve elde etmektir.

Kimin kötü niyetli olduğu konusu ise, ekte görüldüğü gibi, hiçbir gerçek neden yokken, haksız bir şekilde kredi hesabının 31.12.2008 tarihinde kat edilmesinden ve baskın şeklindeki İcra işlemlerinden sonra, ellerinde kredi borcunun en az 3 katı gayrimenkul ipoteği varken, icra işlemlerinin başlamasından SADECE 15 GÜN SONRA; 15.Ocak.2008 tarihinde Turkıshbank A.Ş.’nın avukatı olan Yalım Şentürk’ün,  İstanbul 14.İcra Müdürlüğüne vermiş olduğu ve elimizde kalan son gayrimenkul olan ve intifa hakkı ile sahip olduğumuz için bankaya ipotek edilemeyen  son gayrimenkulümüzün satışı (Bu gayrimenkul Kemer Country Orman projesi’ nin içinde, arazi, çevre ve mimari özellikleri açısından bir benzeri bulunmayan son derece özel ve kıymetli bir gayrimenkuldür) ve menkul olarak ifade etmiş oldukları yaşam eşyalarımızın haczi ile ilgili olarak, ellerinde kullandırmış oldukları kredinin 4 katı gayrimenkul ipoteği varken,  İcra müdürlüğüne verdikleri dilekçelerinde ve bu haksız satışın ve icra işlemlerinin iptal edilmesi ile ilgili, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 26.07.2010 tarihli ve  2010/1593 sayılı gerekçeli kararında görebilirsiniz.

‘’…dolayısıyla borç miktarı kadar taşınmaz hacizli ve ipotekli iken mahkemece değeri 280.000 TL olarak belirlenen intifa hakkının haciz ve satışının, ipotekli taşınmazlar dahi satılmazdan evvel talep edilmesinde İİK 85 ve TMK 2. Madde kapsamında korunmaya değer bir hak ve hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davacı yanın şikayetinin kabulü ile intifa hakkına konulan haczin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

            HÜKÜM: Ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı yanın İİK 85 madde kapsamında kalan şikayetinin KABULÜ ile, İstanbul ili, Eyüp ilçesi, Göktürk  mevkiinde bulunan taşınmaz üzerine tesis edilmiş intifa hakkına konulan haczin KALDIRILMASINA,…’’

Ve Turkıshbank A.Ş. bu satışın iptal edildiği gün olan 26.07.2010 tarihinden, sadece 15 gün sonra, 12.08.2010 tarihinde, sözde kefalet nedeni ile aynı gayrimenkule yeniden icra ve haciz işlemi uygulamaya çalışmıştır.

Sayın Mahkemenizde görülmekte olan davanın asıl nedeni de budur.

 

SONUÇ

Yüce Mahkemenize intikal etmiş olan ve Turkıshbank A.Ş. avukatlarının delil olarak kabul edilmemesini istediği, yüzlerce sayfa delil ve yeteri kadar da şahit ile ispat etmeye çalıştığımız; Turkıshbank A.Ş.’nin hiçbir haklı nedene dayanmadan etik, ahlak ve Hukuk dışı olarak kredi hesabımızın kat edilmesi işlemleri ve infaz şeklindeki yaptırımları, 1 tek gün dahi süre vermeden ve son derece değerli gayrimenkullerimizin serbest satışlarına müsaade edilmeyerek, (BİZ BANKA OLARAK KANUNİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANIRIZ. Genel müdür yardımcısı Taner Biçer, Toplantı CD’si ve tutanağı ) kullanmış olduğumuz kredinin yaklaşık olarak 4 katı değerindeki gayrimenkulümüzü İcra Satışları ile sözde kanunlara uygun olarak  gasp etmek istemesine ve banka yönetimindeki bazı kişilerin gasp etmiş oldukları bu gayrimenkulleri  piyasaya gerçek fiyatlarından satarak, maddi ve manevi olarak yıkılışımızın üzerinden büyük kanun dışı gelirler elde etmelerine  karşı yürütmeye çalıştığımız Hukuk mücadelesi, bugün geldiğimiz noktada, değil banka çalışanlarının cezalandırılması, Turkıshbank A.Ş.’nin KAPATILMASI noktasına gelmiştir.

BU NEDENLE, ÖNCELİKLE TEK TARAFLI OLARAK VE SAYIN MAHKEMENİZE SUNMUŞ OLDUĞUMUZ VE ÖZELLİKLE BİLİRKİŞİ HEYETİNİN ARAŞTIRMASINI VE DEĞERLENDİRMESİNİ İSTEMİŞ OLDUĞUMUZ KONULARIN HİÇBİRİ HAKKINDA ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME YAPILMADIĞI, ÖZELLİKLE HUKUKİ KONULARDA HEMEN HİÇ BİR YETERLİ VE DOĞRU YORUM YAPILMADIĞINDAN, BİLİRKİŞİ RAPORUNUN REDDİNE VE  ÖZELLİKLE DE  DAVA KONUSU YAPMIŞ OLDUĞUMUZ,  HAKSIZ VE USULSÜZ OLARAK YAPILMIŞ OLAN İŞLEMLERİN TESPİTİ İLE BİRLİKTE HAKKIMIZDA YAPILMIŞ OLAN İCRA İŞLEMLERİNİN DE İPTAL EDİLMESİNİ, TAKDİRLERİNİZE  ARZ EDERİZ,

SAYGILARIMLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

EK.

  1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, Bilirkişiler Mevlüt Şengür ve Şaban Uçak hakkında, 24.12.2012 tarih ve 2012/169815 Sayı numaralı  şikayet başvurusu.

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY – İSTANBUL