HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU TARAFINDAN, İSTANBUL ESKİ 15.İCRA MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN HAKKINDAKİ ŞİKAYET DİLEKÇEMİZ İŞLEME KONULDU.

İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN’IN, MAKAMINDA VE DEVAMINDA DA MAHKEME KALEMİNDE YAPMIŞ OLDUĞU TEHDİT VE HAKARETLERLE  İLE İLGİLİ OLARAK HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU‘NA  VERMİŞ OLDUĞUMUZ ŞİKAYET DİLEKÇESİ İŞLEME KONULMUŞ OLUP,  İSTANBUL ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN HAZIRLANMIŞ OLAN VE ŞİKAYET KONUSU İLE İLGİLİ TEBLİĞ TEBELLÜĞ TUTANAĞI  01.07.2015 TARİHİNDE İMZALANMIŞTIR.

İSTANBUL ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN  01.07.2015 TARİHİNDE ALINMIŞ OLAN İFADE TUTANAĞINA EK OLARAK,  ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI‘NA 03.07.2015 TARİHİNDE VERİLEN DİLEKÇE İLE,  ŞİKAYETLE  DOĞRUDAN İLGİLİ BAZI HUSUSLAR AYRICA ARZ EDİLMİŞTİR.

UĞRAMIŞ OLDUĞUMUZ MAĞDURİYETİ DİKKATE ALARAK GEREĞİNİ YAPAN VE VATANDAŞ OLARAK BİZLERİN SAHİPSİZ OLMADIĞIMIZI BİR KERE DAHA VURGULAYAN,   HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURUMU VE İSTANBUL ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA TEŞEKKÜR EDERİZ.

ADİL ALTAY GÜNEY, YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

Reklamlar

İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN HAKKINDA 30.06.2014 TARİHİNDE HSYK’YA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLDİ.

İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN‘IN,  MAKAMINDA VE DEVAMINDA MAHKEME KALEMİNDE YAPMIŞ OLDUĞU, HAKARET, KÜFÜR VE TEHDİT NEDENİ İLE, HAKİM DURSUN KARAMAN HAKKINDA 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ’ NE  2.KEZ REDDİ HAKİM TALEBİ YAPILDIKTAN  SONRA, HAKİM DURSUN KARAMAN HAKKINDA AYRICA HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA DA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMİŞTİR.  HSYK’ YA  30.06.2014 TARİHİNDE VERİLEN  ŞİKAYET DİLEKÇESİ, İSTANBUL ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN 9147 SAYI İLE İŞLEME ALINMIŞTIR.

İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN HAKKINDA YAPILMIŞ OLAN 2.KEZ REDDİ HAKİM TALEBİ VE HSYK’YA YAPILAN  ŞİKAYET BAŞVURULARI;   10.03.2014 TARİHLİ VE İLK  REDDİ HAKİM TALEBİMİZİN REDDİNİN TEMYİZİ  İÇİN  YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE  GÖNDERİLEN TEMYİZ DOSYASINA,   UYAP  KANALI İLE EKLENEBİLMESİ İÇİN ,  İSTANBUL 21.İCRA HUKUK MAHKEMESİ  KALEMİ’NE  TESLİM EDİLMİŞTİR.

 

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

 

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU SAYIN BAŞKANLIĞINA

Sunulmak üzere

 

İSTANBUL ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA                                30.06.2014

 

                                                                                        

ŞİKAYET EDEN            :  Adil Altay GÜNEY  (49021106766)

                                           Ataköy 11.Kısım Zambak blok A/8,              Bakırköy – İSTANBUL

ŞİKAYET EDİLEN         :  Hakim Dursun Karaman (34223)

                                           İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi.

 

KONU                             :  İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi Dursun Karaman’ın  di-

                                           lekçe vermek için gitmiş olduğum makamında ve devamla Kalem-

                                           de, küfür ve hakaret ederek dövmekle tehdit etmesi.

DELİLLER                       : İddiama konu dilekçe sureti, 25.06.2014 günü 15.İcra Hukuk Mah-

                                           kemesi  Kaleminde  görevli personel’in tanıklıkları,  2014/40 Esas

                                           dava dosyası.

AÇIKLAMA                    : 

 

Davacı olduğumuz ve Davalı Turkıshbank A.Ş. aleyhine açılmış olan 2012/1007 Esas numaralı  ‘’İHALENİN İPTALİ’’  Davası hakkında aleyhimizde verilmiş olan kararın,  Yargıtay 12.Hukuk Dairesinden  Bozularak dönmesinden sonra, İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesinde yeniden açılmış olan 2014/40 Esas Numaralı dava dosyamızla ilgili olarak,  23.06.2014 tarihinde vermiş olduğum dilekçeden sonra, 24.06.2014 tarihinde yapılmış olan 4 numaralı duruşmada, Turkıshbank A.Ş. avukatlarının Yargıtay kararına direnilmesi taleplerine uygun olarak,  ’Usul ve yasaya uygun olmayan Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 24.09.2013 tarihli bozma ilamına uyulmamasına karar verilip, tefhimle açık yargılamaya devam olundu.’’  Kararı verilmiştir.

Avukatım olmadan yapılmış ve karara bağlanmış olan  4 Numaralı Celse’nin Tutanağa geçirilmemiş olan konuşmalarının,  tespit edilerek kayıtlara geçirilebilmesi için,  25.06.2014 tarihinde bu konuşmaları kapsayan bir dilekçeyi, UYAP taramasını yaptırdıktan sonra, 15.İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olan şikayetli Hakim Dursun Karaman’ı  makamında ziyaret ederek,  havalesinin yapılması için kendisine teslim ettim.

Vermiş olduğum dilekçe şikayetli Hakim tarafından okunduktan sonra,  şikayetli Hakim, bu dilekçeye ne gerek olduğunu ve burasının bir (Teknik Hukuk terimleri ) bağlı  İcra Mahkemesi olduğundan bahisle,   her şeyin yazılmasının zorunlu olmadığını ve zaten vermiş olduğum 4 sayfalık dilekçe yüzünden  zorunlu olmadığı halde fazlasını yazdığını ifade ederek,  bu dilekçeyi alarak havale yapmak istemediğini ve her zaman olduğu gibi, yine benim avukat olmadığımı ve çok bilir geçinerek  bilgim olmadan fikir sahibi olmaya çalıştığımı ve zaten duruşmadan sonra devam eden duruşma sırasında avukatların da, ‘’…bu nasıl bir adam böyle, hem çok biliyor ve hem de avukatları sevmiyor…’’ şeklinde arkamdan yorum yaptıklarını söyledi.

Bunun üzerine ise ben de, zaten avukat olmadığımı fakat davalarımı takip etmeye çalıştığımı duruşmada da söylediğimi ve avukatım olmadan duruşmada karar alınmasının bir hak ihlali olduğunu ifade ettim.  Ayrıca Turkıshbank A.Ş. tarafından GASP edilmiş haklarımı alabilmek için de 6 yılı aşkın bir süredir de, HAK ve HUKUK mücadelesi yapmaya çalıştığımı ifade ederek, şikayetli Hakim’e, MASANIZDA HÜKÜM VEREBİLMENİZ İÇİN CANIMI  BİLE VEREBİLECEĞİM halde,  bana karşı neden devamlı hakaret ederek kötü davrandığını sorduğumda,  ‘’BANA    …ÖTÜNÜ YİYEYİM  AYAKLARI YAPMA  LAN.‘’   diyerek bağırarak küfürle hakaret etti.

Bu çirkin ve yakışıksız  küfürden sonra, şikayetli Hakim’e,  belki de babası yaşında olabileceğimi ve  bu küfürün yakışmadığını söylediğim zaman,  dilekçeyi havale etmeyeceğini ve istersem Mahkeme Kalemindeki  dosya’sına koymamı sert bir şekilde söyleyerek odasından çıkmamı istedi.

Şikayetli Hakim’in odasından çıktıktan sonra,  doğrudan 15.İcra Mahkemesi Kalemine giderek, ilgili erkek memura, dilekçenin bir nüshasına alındısının yapılarak, dosyasına konmasını rica ederken, şikayetli Hakim arkamdan 15.İcra Mahkemesi Kalemine gelerek,  ‘’…bu adam size ne söyledi…’’ diye bağırarak devamında, ‘’…size Hakim olarak dilekçeyi almadığımı mı söyledi?…’’ diyerek üzerime yürüdü.   Ben de böyle bir şey söylemediğimi, sadece alındı yapılarak dosya’ya konması gerektiğini söylediğimi belirterek, kalemde çalışan bütün kalem personeline, söylediklerimi doğrulattım.

Şikayetli Hakim ithamlarının doğru olmadığını anladıktan sonra,  arkamdan Kalem’e neden geldiniz soruma,   ‘’…senin yüzünden ben de önyargılı oldum…’’   cevabını vermesi üzerine de ben,  evet  Reddi Hakim yapmamın da nedeni de işte bu bana karşı önyargılı olmanız ve devamlı olarak   bana hakaret ederek kötü davranmanızdır,  dedikten sonra, şikayetli Hakim’e  odasında  bana söylemiş  olduğu  son derece çirkin bir küfür ve hakaret olan,  ‘’BANA   …ÖTÜNÜ YİYEYİM AYAKLARI YAPMA LAN. ‘’  diyerek bağırmasının doğru olmadığını  ifade ederek,  kendisine bütün bunları neden yaptığını sordum.

Şikayetli Hakim’in bu soruma karşılık  Kalem Çalışanlarına açıklaması ise,  ‘’ ÇÜNKÜ BU ADAM BANA, MASAM’DA KARAR VEREBİLMEM İÇİN CANINI VEREBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ… VE BEN DE,  …ÖTÜNÜ YİYEYİM AYAKLARI YAPMA LAN DEDİM. ’’  olmuştur.

Şikayetli Hakim bu son derece çirkin söyleminden sonra ise,  bütün kalem personelinin önünde   ‘’ne yapmak istiyorsun, kavga mı istiyorsun, hadi gel,  ben boks yaptım, seni döverim, …’diyerek aşağılamaya devam ederek tehdit etmiştir.  Ben ise, burasının Adliye olduğunu ve ayrıca kendisinden de büyük olduğumu,   söylemiş olduğu sözlerin ise kendisine yakışmadığını, Hak ve Hukuk mücadelem için çalıştığımı söyledim. Devamında,  aslında  ADALET için kendilerinden çok şeyler beklenmesine rağmen, beklentilerimizin boşa çıktığını ve  banka avukatları ile kol kola girerek bütün varlığımızın  banka tarafından GASP edilmesine neden olduğunu söyledim.  Bunun üzerine şikayetli Hakim,    ‘’…ne demek istiyorsun, ben rüşvet mi yiyorum, para mı alıyorum,  onu mu söylemek istiyorsun…’’ diyerek tekrar üzerime yürümeye çalıştı.  Bunun üzerine de cevaben, bunu bilemeyeceğimi ve böyle bir şey de söylemediğimi ifade ederek, umudumuzun ADALET ve gücümüzün ise HUKUK olduğunu ifade ettikten sonra,    şikayetli Hakim Dursun Karaman’ın cevabı ise,  olağan üstü iç yaralayıcı, endişe verici ve düşündürücüdür.

‘’ANAYASA MAHKEMESİ VAR Dİ Mİ ?’’

Bunun üzerine şikayetli Hakim Dursun Karaman’a, buna gerek olmadığını ve tek Hakimin de kendisi olmadığını ve Türkiye’de de Hakimlerin ve  YARGITAY’ın olduğunu söyleyerek, bu çirkin olayın çok daha fazla büyümesine müsaade etmeden, Müdüre hanımın ve  sanırım Katibe hanımın ricası ile kalemden ayrıldım.

Ben Kalem’in önünden ayrılıp koridora yöneldiğim sırada şikayetli Hakim  arkamdan hala bağırmaya devam ediyordu.

‘’BU ADAM,  KENDİSİNE BU ADAM  DENMESİNİ  BİLE HAKARET ADDEDİYOR.’’

 

NETİCE VE TALEBİMİZ :

Şikayetli Hakim Dursun Karaman’ın  yapmış olduğu  KÜFÜR, HAKARET ve TEHDİTLER,  ADALET BAKANLIĞI ve HSYK başta olmak üzere ilgili bütün makam ve mercilere şikayet hakkımı kullanarak hakkında şikayette bulunuyorum. Ayrıca kendisi hakkında tazminat davası açma hakkımı da saklı tutarak,

 1.Şikayetli Hakim Dursun Karaman’ın,  özünde ahlaki ve etik  olmayan bütün davranışları ve  bu davranışların herhalde sebebini  oluşturan  yanlı kararlarının incelenmesini,

 2.Şikayetli Hakim Dursun Karaman’ın,  25.06.2014 tarihinde dilekçe vermek için gitmiş olduğum odasındaki ve devamında Mahkeme Kalemindeki davranış ve söylemleri, Hakimlik vakar ve onuruna yakışmadığı gibi, insanlık onurunu da ayaklar altına alan ve  şahsıma karşı da HAKARET, KÜFÜR ve TEHDİT içermektedir.  Bu nedenle, şikayetli Hakim Dursun Karaman hakkında şikayetçi olduğumdan gerekli yasal işlemlerin yapılmasını,

Arz  ve talep ederim.

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞAATLAR LTD.ŞTİ.

 Ek.

 1.Şikayetli Hakim Dursun Karaman hakkında İddiama konu 26.06.2014 tarihli dilekçe sureti.

2.Şikayetli Hakim Dursun Karaman hakkında 2.kez REDDİ HAKİM talebi.

 

 

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’ ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

 

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY – İSTANBUL

 

İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN HAKKINDA, YAPMIŞ OLDUĞU HAKARET, KÜFÜR VE TEHDİT NEDENİ İLE 2.KEZ REDDİ HAKİM TALEP EDİLDİ.

11.03.2014 TARİHİNDE HAKKINDA REDDİ HAKİM  TALEBİNDE BULUNDUĞUMUZ İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMİ DURSUN KARAMAN,  23.06.2014 TARİHİNDE VERMİŞ OLDUĞUMUZ DİLEKÇEDEN SONRA,  24.06.2014 TARİHİNDE YAPILAN VE YARGITAY‘ IN İPTAL KARARI KABUL EDİLMEYEREK ALEYHİMİZE KARAR VERİLEN DURUŞMANIN CELSE TUTANAĞINA GEÇİRİLMEYEN KONUŞMALARA AİT DİLEKÇENİN VERİLMESİ İÇİN 25.06.2014 TARİHİNDE GİTMİŞ OLDUĞUMUZ MAKAMINDA VE DEVAMINDA KALEM’DE YAPMIŞ OLDUĞU  HAKARET, KÜFÜR ve TEHDİT  NEDENİ İLE, 26.06.2014 TARİHİNDE, İSTANBUL 15.İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE   HAKİM DURSUN KARAMAN HAKKINDA,  2. KEZ REDDİ HAKİM TALEBİ YAPILMIŞTIR.

30.06.2014 TARİHİNDE DE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NA YAPACAĞIMIZ ŞİKAYET DİLEKÇESİ DE  AYNI GÜN BU SİTE’DE YAYINLANACAKTIR.

 

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

 

İSTANBUL 15. İCRA HUKUK  MAHKEMESİ

HAKİMLİĞİNE                                                                                               25.06.2014

 

 

Dosya no         : 2014/40 Esas

 KONU               : HAKİM DURSUN KARAMAN HAKKINDA, 2. KEZ REDDİ HAKİM

                            TALEBİ.   

 

Mahkemenizde, Davacı olduğumuz ve Davalı Turkıshbank A.Ş. aleyhine açılmış olan  2012/1007 Esas numaralı  ‘’İHALENİN İPTALİ’’  Davası ilgili olarak, 23.06.2014 tarihinde vermiş olduğum dilekçeden sonra, 24.06.2014 tarihinde yapılmış olan duruşmada, Turkıshbank A.Ş. avukatlarının Yargıtay kararına direnilmesi taleplerine uygun olarak, ’Usul ve yasaya uygun olmayan Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 24.09.2013 tarihli bozma ilamına uyulmamasına karar verilip, tefhimle açık yargılamaya devam olundu.’’ kararının verildiği 4 Numaralı Celse Tutanağına geçirilmeyen konuşmaların,  tespit edilerek kayıtlara geçirilmesi ile ilgili olarak,  25.06.2014 tarihinde bu konuşmaları kapsayan bir dilekçe hazırlanarak UYAP taraması yaptırıldıktan sonra, 15.İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak,  dosyaya sunulmak üzere, makam odanızda havale için tarafınıza teslim edilmiştir.

 Dilekçe tarafınızdan okunduktan sonra, bu dilekçeye ne gerek olduğunu ve burasının bir (Teknik Hukuk terimleri ) bağlı  İcra Mahkemesi olduğundan bahisle,   her şeyin yazılmasının zorunlu olmadığını ve zaten vermiş olduğum 4 sayfalık dilekçe yüzünden zaten zorunlu olmadığı halde fazlasını yazdığınızı ifade ederek,  bu dilekçeyi alarak havale yapmak istemediğinizi ve her zaman olduğu gibi yine benim avukat olmadığımı ve çok bilir geçinerek  bilgim olmadan fikir sahibi olmaya çalıştığımı ve zaten duruşmadan sonra devam eden duruşma sırasında avukatların da, ‘’…bu nasıl bir adam böyle, hem çok biliyor ve hem de avukatları sevmiyor…’’ şeklinde arkamdan yorum yaptıklarını söylediniz.

Bunun üzerine ise ben de, zaten avukat olmadığımı fakat davalarımı takip etmeye çalıştığımı duruşmada da söylediğimi ve avukatım olmadan duruşmada karar alınmasının bir hak ihlali olduğunu ifade ettim.  Ayrıca Turkıshbank A.Ş. tarafından GASP edilmiş haklarımı alabilmek için de 6 yılı aşkın bir süredir de, HAK ve HUKUK mücadelesi yapmaya çalıştığımı ifade ederek, MASANIZDA HÜKÜM VEREBİLMENİZ İÇİN CANIMI  BİLE VEREBİLECEĞİM halde,  bana karşı neden devamlı hakaret ederek kötü davrandığınızı sorduğumda ise,  ‘’BANA …ÖTÜNÜ YİYEYİM AYAKLARI YAPMA LAN.‘’   diyerek bağırmanız,  yakışıksız ve son derece çirkin  bir KÜFÜRDÜR  ve  HAKARETTİR.  Bu çirkin ve yakışıksız  küfürden sonra,   belki de babanız yaşında olabileceğimi ve  bu küfürün size yakışmadığını söyledikten sonra ise,  dilekçeyi havale etmeyeceğinizi ve istersem Mahkeme Kalemindeki  dosya’sına koymamı sert bir şekilde söyleyerek odanızdan çıkmam gerektiğini ifade ettiniz.

Odanızdan çıktıktan sonra doğrudan 15.İcra Mahkemesi Kalemine giderek, ilgili erkek memura, dilekçenin bir nüshasına alındısının yapılarak, dosyasına konmasını rica ederken, siz yeniden 15.İcra Mahkemesi Kalemine gelerek,  ‘’…bu adam size ne söyledi…’’ diye bağırarak devamında, ‘’…size Hakim olarak dilekçeyi almadığımı mı söyledi?…’’ diyerek üzerime geldiniz. Ben de böyle bir şey söylemediğimi, sadece alındı yapılarak dosya’ya konması gerektiğini söylediğimi belirterek, kalemde çalışan bütün kalem personeline, söylediklerimi doğrulattım.  İthamınızın doğru olmadığının sizin tarafınızdan anlaşılmasından sonra, arkamdan Kalem’e neden geldiniz soruma,   ‘’…senin yüzünden ben de ön yargılı oldum…’’ cevabını vermeniz üzerine de, evet Reddi Hakim yapmamın da nedeni de işte bu bana karşı önyargılı olmanız ve devamlı olarak   bana hakaret ederek kötü davranmanız  olduğunu  ve  odanızda bana yapmış olduğunuz son derece çirkin bir küfür ve hakaret olan,  ‘’ BANA   …ÖTÜNÜ YİYEYİM AYAKLARI YAPMA LAN. ‘’  gibi küfürlerin söylenmesinin de doğru olmadığını  ifade ederek,  bütün bunları neden yaptığınızı sorduktan sonra,   Kalem Çalışanlarına açıklamanız, ‘’ ÇÜNKÜ BU ADAM BANA,  MASAM’DA KARAR VEREBİLMEM İÇİN CANINI VEREBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ… VE BEN DE,  …ÖTÜNÜ YİYEYİM AYAKLARI YAPMA LAN DEDİM. ’’ olmuştur.

Bu son derece çirkin söyleminizden sonra ise bütün kalem personelinin önünde   ‘’ne yapmak istiyorsun, kavga mı istiyorsun, hadi gel,  ben boks yaptım, seni döverim, …diyerek aşağılamaya devam ederek tehdit ettiniz.  Ben ise burasının Adliye olduğunu ve sizden de büyük olduğumu,  ayrıca  söylemiş olduğunuz sözlerin yakışmadığını, Hak ve Hukuk mücadelem için çalıştığımı söyleyerek, aslında  ADALET için kendilerinden çok şeyler beklenmesine rağmen, beklentilerimizin boşa çıktığını ve  banka avukatları ile kol kola girerek bütün varlığımızın  banka tarafından GASP edilmesine neden olduğunuzu söyledim.  Bunun üzerine ise,    ‘’…ne demek istiyorsun, ben rüşvet mi yiyorum, para mı alıyorum,  onu mu söylemek istiyorsun…’’ diyerek üzerime yürümeye çalıştınız.  Bunun üzerine de size, bunu bilemeyeceğimi ve böyle bir şey de söylemediğimi ifade ederek, umudumuzun ADALET ve gücümüzün ise HUKUK olduğunu ifade ettikten sonraki cevabınız ise,  olağan üstü iç yaralayıcı, endişe verici ve düşündürücüdür.

 ‘’ANAYASA MAHKEMESİ VAR Dİ Mİ ?’’

 Bunun üzerine ise size, buna gerek olmadığını ve tek Hakimin de sizin olmadığınızı ve Türkiye’de de Hakimlerin ve  YARGITAY’ ın olduğunu söyleyerek, bu çirkin olayın çok daha fazla büyümesine müsaade etmeden, Müdüre hanımın ve  sanırım Katibe hanımın ricası ile kalemden ayrılırken, arkamdan hala bağırıyordunuz.

‘’ BU ADAM,  KENDİSİNE BU ADAM DENMESİNİ  BİLE HAKARET ADDEDİYOR.’’

 

Bütün bu yapmış olduğunuz HAKARET ve TEHDİTLER nedeni ile ADALET BAKANLIĞI ve HSYK başta olmak üzere ilgili bütün makam ve mercilere şikayet dilekçeleri verildikten başka,  şahsınız hakkında  tazminat ve hakaret davası da dahil olmak üzere,  davalar açılarak  haklarımızın  aranmasına devam edilecektir. 

 

NETİCE VE TALEBİMİZ:

Yukarıda açıklamış olduğum ve bütün İstanbul 15.İcra Mahkemesi Kalemi personelinin de şahit olduğu olağan üstü çirkin ve küfürlü hitap, hakaret, tehdit ve  davranışlarınız  nedeni ile sizi protesto ediyor ve  2. Defa olarak  REDDİ HAKİM  talep ediyorum.

Talebimin kabul edilmesini arz ederim.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’, ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ.

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

 

ADRES :  ZUHURAT BABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY-İSTANBUL

İSTANBUL CUMHURİYET SAVCISI ERCAN DEVRİM HAKKINDA HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLDİ.

 

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖRGÜTLÜ SUÇLAR SORUŞTURMA BÜROSU  tarafından, Turkıshbank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Börteçene, Soruşturmaya esas suçların işlenmiş olduğu dönemin Genel Müdürü Abdullah Akbulak, Genel Müdür  yardımcısı Taner Biçer ve suçların işlendiği Merkez Şube’nin aynı bankanın Levent Şubesine tayin edilen Müdürü Semra Oktayoğlu hakkında, 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNUNA AYKIRILIK,  BEDELSİZ KALAN SENEDİ KULLANMA,  HİZMET NEDENİ İLE GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA VE ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK suçlarından,  yürütülmekte olan 2012/56863 numaralı Soruşturma ile ilgili olarak; 

Emekli Başsavcı ve Avukat Sayın Reşat Petek tarafından, Savcılık Makamı’na, 28.08.2013 tarihinde,    ‘’ Dosya’ya sunulan Bilirkişi raporu, Bilimsel Mütalaa ve şüpheliler müdafilerinin 01.07.2013 tarihli dilekçelerine  karşı beyanlarımız ile şüphelilere isnat edilen suçlar, suçların yasal unsurları, maddi deliller, ve esasla ilgili taleplerimizin sunulması.’’ konularını kapsayan ve neticesinde de Turkıshbank A.Ş.’de görevli olan şüphelilerin,

  1. Resmi belgelerde sahtecilik, (TCK.204)
  2. Açığa imzanın kötüye kullanılması, (TCK:209)
  3. Nitelikli dolandırıcılık, (TCK.158) ve
  4. Gerçeğe aykırı beyanda bulunma, (5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 155.Madde)

Suçlarını işledikleri yönünde haklarında Kamu Davası açılmasını gerektirecek yeterli delillerin elde edilmiş olması nedeni ile de, Şüpheliler hakkında Kamu Davası açılmasının gerektiği konusunda talep dilekçesi verilmiş olmasına rağmen, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ercan Devrim’in,  karar talep yazısında, aşağıda belirtmiş olduğumuz ve kamu davasının açılmasını gerektiren YENİ DELİLLERİ,  Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeterli açıklıkta sunmaması  ve dosyaya kazandırılmış olan delillere rağmen soruşturmayı geciktirerek ve görevini ihmal ederek kötüye kullanmış olması nedeni ile 20.mayıs.2014 tarihinde HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’na şikayet dilekçesi verilmiştir.

SORUŞTURMA DOSYASINA KAZANDIRILMIŞ OLAN FAKAT SAVCI ERCAN DEVRİM TARAFINDAN, TALEP YAZISINDA AÇIK OLARAK İFADE EDİLMEYEN  YENİ DELİLLER:

1.Uzman Bilirkişi Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı İsmail Özkan tarafından hazırlanmış olan 22.01.2013 tarihli ve bütün Genel Kredi Sözleşmelerinde tahrifat yapılmış olduğu ve bankanın beyan ve iddialarının aksine, suç senedinin banka tarafından düzenlenmiş olduğu hakkında,  ‘’MÜTALAA BEYANI’’.

2.Turkıshbank A.Ş.’nin, krediler döneminde Merkez şube müdürü olan Ali Baba Şanlı’nın, 04.02.2013 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu ve silinerek yeniden yazılan sözleşmelerle ilgili bilgisinin ve haberinin  olmadığı ve  geçmişe dönük olarak adına atılmış olan imzanın kendi imzası olmadığı hakkındaki,  BEYAN ve İHBAR DİLEKÇESİ. 

3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu ve  28.05.2013 tarihli,  bütün Genel Kredi Sözleşmelerinin silinerek sonradan yeniden yazıldığı ve suç senedinin  Genel Kredi Sözleşmelerini hazırlamış olan Turkıshbank A.Ş. yetkilisinin düzenlemiş olduğu ve silindikten sonra yeniden geçmişe dönük olarak yazılmış  olan sözleşmelerin sonradan bu sözleşmeleri hazırlamış olan ve o dönemde görevli olmayan Semra Oktayoğlu’nun imzalamış olduğu hakkında, ‘’UZMANLIK RAPORU’’.

4.Uzman Bilirkişi Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı İsmail Özkan tarafından hazırlanmış olan 24.07.2013 tarihli ve  4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3’ündeki eşim Sevil Güney adına atılmış imzaların takliden atılmış olduğu, Geçmişe dönük olarak atılmış olan Müdür Ali Baba Şanlı’nın imzasının beyan dilekçesinde de ifade etmiş olduğu gibi takliden atılmış olduğu hakkındaki, ‘’MÜTALAA BEYANI’’.

5.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Kapatılan Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı)’nın 2010/48802 sayılı dosyasında bulunan 16.05.2011 tarihli ‘’MALİ BİLİRKİŞİ RAPORU’’ ile, sayısı 3 adet ve toplamları 3.100.000.00TL olarak tespit edilen Genel Kredi Sözleşmeleri’nin, İstanbul 15.asliye Ticaret Mahkemesinden res’en alınmış olan sözleşmelerde yapılan incelemelerle de sabit olduğu gibi, silinip yeniden yazılırken sayılarının da  arttırılarak 4 adet’e ve toplamlarının 5.200.000.00TL’ sına  çıkarılmış olduğunun tespit edilmesi.

6.KYO kararı verildikten sonra Şüpheli SEMRA OKTAYOĞLU, şikayet konusu senedi banka resmi defterlerine kayıt yapmamak suretiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 156.maddesine  muhalefet suçundan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarih ve 2012/30 E. Sayılı kararı ile neticeten 10 AY HAPİS CEZASINA  mahkum edilmiş olup, temyiz aşamasında olan bu karar da YENİ DELİLDİR. 

Savcı Ercan Devrim hakkında HSYK’ ya verilmiş olan şikayet dilekçesi, önümüzdeki günlerde tetkik, değerlendirme ve yorum  yapılabilmesi için bu site’de yayınlanacaktır.

 

ADİL ALTAY GÜNEY, YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

KÖŞE YAZISINDA, TURKISHBANK A.Ş. İLE HUKUK MÜCADELEMİZDEN BAHSEDEN SAYIN ABDURRAHMAN DİLİPAK’A MEKTUP

HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ   Haz. Ali (Ra)

 

 

 

 

Sayın Abdurrahman Dilipak Hocam,                                                                                                23.02.2014

 

Şikayet Tarihi                     : 28.12.2012

Şikayet eden                       : Adil Altay Güney

Şikayet edilen                    : Hakim Emine Goksun Özçelik

Konu                                      : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine

                                                   Göksun Özçelik’in  HSYK’ ya şikayet edilmesi.          

AÇIKLAMALAR

1.HSYK ile ilgili yeni düzenlemelerin yapıldığı kanun teklifi ile ilgili tartışmaların yapıldığı bu günlerde, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine Göksun Özçelik hakkında 28.12.2012 tarihinde, HSYK’a yapmış olduğumuz şikayet hakkında bilgi vermek istiyorum.

2.Turkıshbank A.Ş.ile 62 aydır sürdürmeye çalıştığımız Hak ve Hukuk mücadelesinin önemli safhalarından biri olan ve Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti’nin banka ile yapmış olduğu ve Savcılık soruşturması ile Hukuk Mahkemelerine konu olan Genel Kredi Sözleşmelerine kefalet ile ilgili olarak eşim ve benim aleyhime yapılmış olan icra işlemlerine itirazımız üzerine, bankanın açmış olduğu ‘’İtirazın iptali’’ davası ile bankanın yapmış olduğu, KAMU YARARINI HİÇE SAYAN VE TÜKETİCİ HAKLARI AÇISINDAN MÜŞTERİSİNE KARŞI SORUMLULUK HUKUKUNU DA, HİÇE SAYAN,  Hukuk dışı yaptırımların mahkeme kanalı ile ortaya çıkarabileceğimiz umudunu taşıdığımız  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’ ndeki dava, bu araştırmaların hiçbiri yapılmadan ve banka hakkında sürdürülmekte olan ceza soruşturmaların bekletici sebep yapılması taleplerimiz de göz önüne alınmadan, tek yönlü ve hatalı, aslında bilirkişilerinde Ceza Mahkemelerinde yargılanmalarını gerektiren bir bilirkişi raporuna istinaden, Hakim Emine Göksun Özçelik tarafından aleyhimize karar verilerek sona erdirilmiştir.

Halbuki, Hakim Emine Göksun Özçelik’in,  Karar’a dayanak olarak göstermiş olduğu  Bilirkişi raporunda gerçek bir incelemenin yapılmadığı;  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2012/56863 sayılı Ceza Soruşturması sırasında ortaya çıkarılmıştır. Yapılmakta olan bu soruşturma ile davaya konu olan Genel Kredi sözleşmelerinin, tamamında silme ve tahrifat yapılarak sonradan yeniden yazıldığı, sayı ve miktarları arttırılarak yeniden düzenlemiş olan 4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin 3’ündeki eşim Sevil Güney adına atılmış olan imzaların takliden atılmış olduğu, sonradan doldurulduğu için de, geçmişe dönük olarak atılmış olan bir önceki müdür olan Ali Baba Şanlı’nın imzasının da takliden atılmış olduğu ve İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 156. Maddesine istinaden hapis cezası alan Merkez şube müdürü Semra Oktayoğlu’nun banka şubesinde görevli olmadığı zamanları kapsayan ve yaklaşık 1 yıl önceki sözleşmeyi yetkili olarak imzalamış olduğu, laboratuar raporları ile tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporuna itiraz süremizin son günü vermiş olduğumuz itiraz dilekçemizin verildiği günün ertesi günü yapılan duruşmada, kanunlarla verilmiş olan hakkımız olduğu halde,  itirazımızla ilgili ek rapor alınması gerekirken, ek rapor alınması talebimiz dikkate alınmamış ve bir gün önceden yapmış olduğumuz ve Hakim tarafından duruşmada kabul edileceği ifade edilen ‘’REDDİ HAKİM’’ talebimiz,  dikkate dahi alınmadan, apar topar duruşma sona erdirilmiştir.

Bunun üzerine ek’te örneğini sunmuş olduğumuz dilekçe ile Hakim Emine Göksun Özçelik cezalandırılması istemi ile 28.12.2012 tarihinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, bilirkişilerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edilmiştir.

Özellikle de dikkatinizi çekmek istediğim en önemli husus, Turkıshbank A.Ş. tarafından dava açılması sırasında yatırılması gereken dava harçlarının, 2 yılı aşkın bir süre yatırılmadığı halde, mahkemenin nasıl devam edebildiği ve Hakimin buna nasıl müsaade edebildiğidir.

Yıllar boyu ödenmemiş olan harçların, karar duruşması öncesi Hakim tarafından uyarılarak ödenmesi sağlanmış ve hemen bir sonraki duruşmada banka lehine karar verilerek mahkeme sona erdirilmiştir. Yapılmış olan bu çok büyük haksızlığın Yargı Makamlarınca özellikle değerlendirileceğine inanıyorum.

Diğer taraftan ise, bizleri perişan eden Turkıshbank A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Börteçene’nin yıllar önce yapmış olduğu ’Dediklerimizi yapmazsan hayatı sana zehir ederiz.’’ tehdidinin uygulanması sonucunda içine düşürülmüş olduğumuz maddi imkansızlık nedeni ile, verilmiş olan Hukuk dışı kararın temyiz edilebilmesi için, bizim tarafımızdan ödenmesi gereken harçlar ile ilgili olarak Mahkemeden ‘’ADLİ YARDIM’’ talep edilmiş ve Mahkeme tarafından kabul edilmeyen talebimiz ile ilgili  red kararına olan itirazımız YARGITAY’ a gönderilmiştir.

YARGITAY tarafından yapılacak olan yargılamanın duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiş olduğumuz halde, bu talebimiz  kabul edilmeyerek dosya incelemesinin yeterli görüldüğü itiraz dosyamızın incelenmesi ile YARGITAY 19. Hukuk Dairesi tarafından, 15.07.2013 tarihinde oybirliği ile adli yardım talebimizin reddine karar verilmiştir. Adli yardım talebimizin reddine karar verilmesi için gerekçe olarak da, 6100 sayılı HMK’nın 2011’de yürürlüğe giren 334.Maddesine atıf yapılarak ‘’…yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat uyandırmaya yeterli görülmediği…’’ ileri sürülmüştür.

Oysa HMK md.334, 6459 sayılı ‘’İNSAN HAKLARI VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAMINDA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN’’ un 22.Maddesi ile değiştirilmiş olup, Resmi Gazete’de yayınlandığı 29.04.2011 tarihinden bu yana yürürlüktedir ve yeni metinde ise, kanaat uyandırmaya yeterli görülmemesi açık olarak eksik görülerek, ‘’…taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla…’’ hükmü getirilmiştir.

Bu nedenle de son derece açık bir şekilde YARGITAY 19.Hukuk Dairesi tarafından verilmiş olan hatalı kararın düzeltilmesi ve itirazımızın kabulü  talebi ile 09.09.2013 tarihinde TARGITAY 19.Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dilekçe verilerek hatalı kararın düzeltilmesi istenmiştir.

Fakat 28.12.2012 tarihinde HSYK’ ya şikayet etmiş olduğumuz İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine Göksun Özçelik,  yine olağan dışı bir maddi hata yaparak, avukatımızın dosyada bulunan açık vekaletnamesine rağmen, vekalet bulunmadığını gerekçe göstererek itiraz dilekçesini YARGITAY’ a göndermeden,  Mahkeme kararını kesinleştirmiştir.

Bu durumda da, 15.Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine Göksun Özçelik  hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na yeniden müracaat edilerek, Hakim hakkında yeni bir suç duyurusunda daha bulunulmuştur.

Sonuç olarak,

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi olan Emine Göksun Özçelik hakkında HSYK’ya yapmış olduğumuz ilk şikayet başvurumuzdan bugüne yaklaşık olarak  1 yıl 1 ay ve 23 gün, toplam olarak da 422 gün geçtiği halde, şikayetimiz ile ilgili olarak hiçbir işlem yapılmamıştır.

İşte, hazırlanmış olan yeni kanun düzenlemesi ile ilgili olarak, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında karşı söylemlerde bulunanların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, yukarıda açık olarak ifade etmiş olduğum gibi şikayetimin üzerinden 1 yıl 1 ay ve toplam olarak 422 gün geçtiği ve bu gecikme nedeni ile de son derece büyük maddi ve manevi zararlara uğradığım halde, herhalde bu güne kadar şikayetim ile ilgili hiçbir işlem yapmamış olan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruludur.

Bilgilerinize arz ederim.

Saygılarımla..

 

ADİL ALTAY GÜNEY                                                                   

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

GOOGLE, ‘’WORDPRESS GÜNEY KONUT’’ ADİL ALTAY GÜNEY’İN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

altayguney@guneykonut.com.tr      www.guneykonut.com.tr     www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16, BAKIRKÖY – İSTANBUL

http://ilkerdogan18.wordpress.com/2013/page/20/

Yasal Haklarımı Kullanmama Engel Olan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi Emine Göksun Özçelik’in HSYK’ya Şikayet Edilmesi.

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NA  YAPILMIŞ OLAN BU ŞİKAYETTEN  SADECE 2 HAFTA SONRA  OLAN 18.OCAK. 2013 TARİHİNDE, ŞİKAYETE SÖZ KONUSU OLAN VE TURKISHBANK A.Ş.’NİN 2.5 YILDIR TESLİM ETMEDİĞİ GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDEN İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN RES’ EN ALINMASINDAN SONRA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ İLE SUÇ SENEDİNİN ASILLARI ÜZERİNDE YAPILMIŞ OLAN KRİMİNAL İNCELEMELER NETİCESİNDE,

1.SUÇ SENEDİNİN  BANKA YETKİLİ VE AVUKATLARININ İDDİALARININ AKSİNE, TURKISHBANK A.Ş. YETKİLİSİ TARAFINDAN DÜZENLENMİŞ OLDUĞU,

2.GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ’NİN TAMAMININ TAHRİFAT YAPILARAK SİLİNDİĞİ,  SİLİNDİKTEN SONRA YENİDEN DÜZENLENİRKEN  SAYILARININ 3’DEN 4’E, TOPLAM MİKTARLARININ DA 3.100.000.00TL’DEN, 5.200.000.00TL’YE ARTTIRILMIŞ OLDUĞU,

3.GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ’İN 3’ÜNDEKİ  SEVİL GÜNEY ADINA ATILMIŞ OLAN KEFALET İMZALARININ SEVİL GÜNEY’İN ELİ ÜRÜNÜ OLMAYIP TAKLİDEN ATILMIŞ OLDUĞU,  

4.KREDİ MİKTARININ ARTTIRILMASI İLE İLGİLİ SÖZLEŞME SAYFASINDA BULUNAN VE GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK MÜDÜR ALİ BABA ŞANLI ADINA ATILMIŞ OLAN İMZANIN, ALİ BABA ŞANLI’NIN ELİ ÜRÜNÜ DEĞİL TAKLİDEN ATILMIŞ OLDUĞU,

5.TAMAMI SİLİNDİKTEN SONRA VE  SONRADAN GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK YENİDEN DÜZENLENEN  GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİ İMZALAYAN BANKA YETKİLİSİNİN,  O DÖNEMDE YETKİLİ OLMAYAN  MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU  OLDUĞU,

KRİMİNAL RAPORLARLA KESİN OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR.

VE AYRICA, MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU, ŞİKAYET KONUSU SENEDİ BANKA RESMİ DEFTERLERİNE KAYIT YAPMAMAK SURETİYLE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU’NUN 156.MADDESİNE MUHALEFET SUÇUNDAN İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NİN  30.12.2013 tarih ve 2012/30 E.SAYILI KARARI İLE 10 AY HAPİS CEZASINA MAHKUM EDİLMİŞTİR.

YİNE, AŞAĞIDA YAYINLAMIŞ OLDUĞUMUZ ŞİKAYET DİLEKÇESİ İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA ŞİKAYET ETMİŞ OLDUĞUMUZ ve YİNE BENZER SUÇLAMALARLA HSYK’YA ŞİKAYET EDİLEREK ALEYHİNDE TAZMİNAT DAVALARI AÇILMIŞ OLAN  15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİM’İ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK, VERMİŞ OLDUĞU KARAR’A KARŞI YAPMIŞ OLDUĞUMUZ TEMYİZ MÜRACAATINI,  DOSYA’DA AÇIK OLARAK VEKALETİ OLMASINA RAĞMEN, AVUKAT ATİLLA ÇETİNER’İN VEKALETİ OLMADIĞI GEREKÇESİ İLE KABUL ETMEYEREK KARARI KESİNLEŞTİREREK ZARAR VERMEYE DEVAM ETMİŞTİR.

ÇOK ZOR ŞARTLARLA DA OLSA,  İTİRAZ ETMİŞ OLDUĞUMUZ VE  TAMAMINDA YUKARIDA AÇIKLAMIŞ OLDUĞUMUZ TAHRİFAT VE SAHTECİLİKLERİN TESPİT EDİLMİŞ OLDUĞU GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNE DAYANARAK,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİM’İ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN  VERMİŞ OLDUĞU HUKUK DIŞI KARAR’A KARŞI, HUKUK MÜCADELEMİZ DEVAM ETMEKTEDİR.

TÜRKİYE’DE DE HAKİMLER VARDIR.

 

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

 

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU SAYIN BAŞKANLIĞINA

Sunulmak üzere

HSYK  İSTANBUL MÜFETTİŞLİĞİNE                                                         31.12.2012

Dosya numarası :   28.12.2012 tarih ve 35965 sayı

Şikayet eden       :   Adil Altay GÜNEY

Ataköy 11.Kısım Zambak blok A/8,                        ATAKÖY – İSTANBUL

Şikayet edilen     :   Emine Göksun ÖZÇELİK

İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi.                                                 

İlgi                      :   28.12.2012 tarihli ve 35965 Muh.numaralı şikayet dilekçemin ekidir.

KONU             :    Yasal haklarımı kullanmaya mani olan Hakim hakkında şikayet.

 

AÇIKLAMA    :  31.12.2008 tarihinde, ödenmemiş hiçbir devre faizi olmadığı halde, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında usul gereği ve teminat olarak  zorla almış oldukları imzaları atılmış boş senedi; sözde küresel mali kriz nedeni ile teminatların güçlendirilmesi talebi ile ve bankaya verilmiş olan ipoteklerden sonra elde kalmış olan son gayrimenkulün de 16.11.2008 tarihinde bankaya ipotek olarak verilmesinden 15 gün sonra, bilgimiz ve haberimiz olmadan banka tarafından kredi borcumuzun çok üzerinde bir rakamla 05.12.2008 düzenleme tarihi ve 20 gün sonra olan 25.12.2008 ödeme tarihi olmak üzere  doldurularak ve bu senetle ilgili hiçbir resmi işlem ve bildirim yapılmadan, yine sözleşmeler gereği yapılması gereken kanuni ihtar ve süreleri dahi beklemeden kredi hesabımızın kat edilmesi ve bankanın ticari defterlerinde dahi kaydı bulunmayan bu suç senedini kullanarak yapmış oldukları infaz gibi icra ve satış yaptırımlarına karşı, 4 senedir HAK ve HUKUK mücadelesi veriyoruz.

İçinde bulunduğumuz bu HAK ve HUKUK mücadelesi ile ilgili bütün bilgi ve deliller, Turkıshbank A.Ş.’nin sorumluları hakkında yapmış olduğumuz şikayete ait soruşturmanın devam ettiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/56863 dosyasından alınarak görülebilir.

Bugün gelmiş olduğumuz noktada ise, Savcılık Makamının ısrarlı taleplerine rağmen, suç senedi aylar sonra ancak Emniyet Müdürlüğü kanalı ile Savcılık Makamına teslim edilebilmiş, ancak banka yetkili ve avukatlarının resmi makamları yanıltma amacı ile yapmış oldukları senedin bizim tarafımızdan hazırlanarak bankaya verildiği  beyanlarına rağmen; aslında senedi hazırlayan yetkilinin hazırlamış olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri, aradan 2 yıla yakın geçmiş olmasına rağmen bugüne kadar Savcılık Makamına teslim edilmemiş ve ancak 15.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne teslim edilmiştir. Ve bu nedenle de Senet ve Sözleşmelerin asılları, inceleme için Kriminal Araştırma Labaratuarı’ na gönderilememiştir. Bu bilerek ve planlayarak yapılan geciktirme neticesinde, bankanın kazanmış olduğu bu yıllar zarfında da, banka bu suç senedine bağlı olan İcra işlemleri ile gayrimenkullerimin satışlarını gerçekleştirerek bütün varlığımızı gasp etmiştir.

Bununla beraber Turkıshbank A.Ş; suç senedi ile 31.12.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra işlemlerine, bu icra işleminden 20 ay sonra kefalet nedeni ile aynı borç için 2.İcra işlemini başlatarak devam etmiş, 29 ay sonra da ipoteklere bağlı olarak aynı borç için 3.İcra işlemini başlatmıştır.

Borçluyu boğma ve yok etme amacını güden ve suç teşkil eden ve aynı borç için açılmış olan 3 icra işleminin, 2. sine yapılmış olan itirazımız ve devamında banka tarafından açılmış olan itirazın iptali davası, 15. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ve şikayetimize esas olan davadır.

Dosyaların gerçekten incelenerek dilekçelerimizin okunduğu takdirde kayıtsız kalınamayacak kadar haksızlık, hukuksuzluk ve usulsüzlüğün bulunduğu açık olarak görülebileceği halde, mahkeme bütün bunları görmemezlikten gelerek usullere aykırı olarak, talebimize rağmen belgelere ait gerekli araştırmalar yapılmadan dosyayı bilirkişilere havale etmiştir.

Mahkemenin tayin etmiş olduğu bankacı bilirkişilerden birinin, Turkıshbank A.Ş.’nin eski müdürlerinden olduğu tespit edilince tarafımızdan ret edilmiş ve bu ret talebi kabul edilmekle beraber, bu talepte şikayetli  Hakim tarafından her nedense aşırı tepki ile karşılanmıştır. Devamında ise yenilenen bilirkişi heyetinin  vermiş olduğu rapora(!) ise tarafımızdan itiraz edilmiş ve ayrıca da Bilirkişilerin cezalandırılması amacı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Şikayetli Hakim, davanın tarafı olarak 05.07.2012 tarihinde, hazırladığım dilekçeyi vermek için kendisine yapmış olduğum ziyaret sırasında, oldukça kötü bir şekil ve hitapla dilekçemin kaleme verilmesi gerekliliğini ifade etmiş ve başını çevirerek kapıyı kapamamı söylemiştir.

Mahkemeden incelemelerin birlikte yapılması ile ilgili ısrarlı talebimize  rağmen, Bilirkişi heyeti incelemelerini bizim bilgimiz ve katılımımız olmadan sürdürmüş ve 22.11.2012 tarihli duruşmada, şikayetli Hakim’in yerine bakan Sayın Hakim’in aylardır teslim edilmeyen Bilirkişi raporunun teslim edilmesi için 15 gün süre vermesi üzerine, aylar sonra herhalde teslim etmek zorunda kalmış ve rapor duruşma günü olan 13.12.2012 tarihinden 1 gün önce 12.12.2012 tarihinde de elimize ulaşmıştır.

13.12.2012 tarihli duruşmada ise bilirkişi raporlarının elimize ancak 1 gün önce geçtiği ve incelemek ve cevap vermek için de yasal hakkımız olan sürenin verilmesi gerektiği Mahkemeden talep edilmiş ve bunun üzerine de şikayetli Hakim tarafından sadece 14 gün sonra için 27.12.2012 tarihinde duruşma günü verilerek 1 gün önce olan 26.12.2012 tarihine kadar da Bilirkişi raporu ile ilgili cevap ve itiraz hakkı verilmiştir.

İtiraz etmiş olduğumuz bilirkişi raporu, kasıtlı ve yanlı olarak hazırlanmış olup, hiçbir şekilde sözleşme ve imzamız olmayan ve sırf bankanın sahte olarak doldurduğu senet miktarını tutturmak için “kredili mevduat hesabı” adı altında yapmış olduğu hayali borçlandırma hesabına ilişkin 350.965.90TL fazla hesap da içermektedir. Bilirkişilerin yapmış oldukları bu yanlış hesap ve tespitler ile ilgili olarak, yeni bir Bilirkişi heyetinden rapor istenmesi talebi Mahkeme Hakim’ine iletilmiş, ayrıca yapmış oldukları usulsüzlükler ile ilgili olarak bilirkişiler hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na   suç duyurusunda bulunulmuştur. Mahkeme hakimi, bilirkişilerin yapmış olduğu bu usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını sağlayacağı yerde, peşinen doğru kabul ederek bilirkişi raporuna göre kararını hazırlamıştır. Oysa Ticaret mahkemesinde hakimlik yapan bir kişinin  350.965.90TL’lik bir yanlışı görmemesi imkansızdır. Şikayetli hakimin rapordaki diğer yanlışlarla ilgili hukuki kanaati farklı olsa bile bankanın hiçbir imza ve talebimiz olmadan ve hiçbir şekilde tarafımızdan kullanılmayan 350.965.90TL’lik hayali bir borç oluşturmasına duyarsız kalması ihmali aşan bir kasti bir davranıştır.

YANİ ŞİKAYETLİ HAKİM, DAVA İLE İLGİLİ KARARINI ASLINDA VERMİŞ VE ŞEKİL OLARAK DA KARAR VERECEĞİ GÜNDEN BİR GÜN ÖNCE DE SÖZDE BİLİRKİŞİ RAPORUNA YAPILAN İTİRAZ DİLEKÇELERİNİ DE ALMIŞTIR.

Yapılmaya çalışılan uygulamanın sıkıntılarını hissetmem nedeni ile duruşmadan 1 gün evvel 26.12.2012 tarihinde saat 15.30 sıralarında, hazırlamış olduğum dilekçemi vermek üzere

kapısını çaldığımda ise, şikayetli Hakim’ in daha içeri giremeden çok sert ve aşağılayıcı bir ses tonu ile,’’ Bu kadar yazıp veriyorsun, neye yarayacak, beni niye rahatsız ediyorsun, kapıyı kapat ve götür kaleme ver.’’ demesi üzerine, ilk dilekçemde de ifade etmiş olduğum gibi, dava hakkında beyanda bulunma hakkımın olduğunu, Mahkeme Hakimi’nin benim yazdıklarıma yönelik ön yargı içinde olmasının doğru olmadığını söyleyince, dilekçemi göstererek, ‘’bunları duruşmada niye söylemiyorsun ‘’ deyince, ‘’Bana duruşmada söz vermiyorsunuz.’’ diyerek cevap verdim. Bu defa da, ‘’ avukatın var senin sözüne ne gerek var?’’ diye cevap verince, bende tarafsız davranmadığını ve kendisini REDDETMEK istediğimi söyledim. Şikayetli Hakim de, ‘’Dilekçe ile duruşmaya gel ve duruşmada söyle’’ dedi.

Bunun üzerine dilekçemi hazırlayarak, 27.12.2012 tarihinde planlı olarak en sona alınmış ve 12.30’ da ve en son duruşma olduğu için de  takip edeni bulunmayan duruşmaya geldiğimde ise, esas şikayet dilekçemde ifade etmiş olduğum gibi yine bana söz verilmeyerek sözlü beyanım ile Hakimi ret etme hakkım elimden alınmış, ayrıca HAKİMİ REDDETMEK İLE İLGİLİ DİLEKÇEM DE  ALINMAMIŞTIR. DAHA DOĞRUSU İSE VERİLMESİ ÖNLENMİŞTİR.

Daha sonra ise acele ile daha önceden hazırlamış olduğu kararı okuyarak, tutanak tutulması ile ilgili taleplerimizi de kabul etmeyerek ‘’Benim vicdanım rahat’’ diye bağırarak hızla kürsü’yü ve salonu terk etmiştir.

Şikayetli Hakim’in usul ve kanunların gereği olarak yapması gerektiği halde yapmadığı, araştırma ve soruşturmaları Mahkeme dosyasındaki dilekçelerimizde görebilirsiniz.

Bunun dışında, Mahkeme tarafından verilmiş yanlı kararın, YARGITAY tarafından    bozulacağı gerçeği yanında, Adalet’in temini için kaybedilen zamanın ve bu zaman kaybı nedeni ile de telafisi olmayan maddi ve manevi zararların oluşmasına neden olacağı açıktır.

Yukarıda ifade etmiş olduğumuz gibi şikayetli Hakim, vermiş olduğu yanlı ve hatalı kararla Turkıshbank A.Ş.’ye kazandırdığı bu süre zarfında, bankanın vermiş olduğu maddi ve manevi yıkım ve zararlarına devam edebilmesinin yolunu açmıştır.

Şikayetli Hakim’ in, özünde etik de olmayan davranışları ve yanlı kararları, Hakimlik vakar ve onuruna olduğu gibi, özellikle de İnsan Haklarına yakışmayan davranışlar içermektedir.  Bu nedenle yasal haklarımı kullanmama mani olan ve tarafsız davranmayan, belki de bütün bunlardan çok daha önemli olarak, etik ve ahlak değerlerini çiğneyerek vatandaş olarak beni rencide edici davranışlarda bulunan Hakim hakkında yasal işlemin yapılmasını arz ederim.

SAYGILARIMLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

EK.1.25.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi.

      2.05.07.2012 tarihli dilekçe.

      3.Adalet Bakanlığı dilekçesi.

      4.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilirkişileri şikayet dilekçesi.

      5.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/169815 soruşturma numaralı ifade tutanağı.

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY – İSTANBU

İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

TURKISHBANK A.Ş. HAKKINDA, 25.08.2010 TARİHİNDE ŞİŞLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ŞİKAYET İLE İSTANBUL CUMHURİYET SAVCISI SAYIN FEHMİ TOSUN TARAFINDAN BAŞLATILMIŞ OLAN CEZA SORUŞTURMASI;  SUÇ SENEDİ İLE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN  ASILLARININ TURKISHBANK A.Ş. TARAFINDAN YILLARCA TESLİM EDİLMEMESİ NEDENİ İLE OLAĞAN DIŞI UZAMIŞ VE BANKA TARAFINDAN BİLEREK GECİKTİRİLMİŞTİR.

İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDE,  GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDEKİ KEFALETLE İLGİLİ BORCA BAĞLI OLARAK YAPILAN İCRA İŞLEMLERİNE  İTİRAZIMIZIN NETİCESİNDE AÇILMIŞ OLAN DAVA İLE İLGİLİ  OLARAK HAZIRLANMIŞ OLAN YANLI VE HATALI BİLİRKİŞİ RAPORUNA,  SÜRESİ İÇİNDE VERMİŞ OLDUĞUMUZ  VE HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK TARAFINDAN DİKKATE ALINMAYAN VE AŞAĞIDA ÖRNEĞİNİ YAYINLAMIŞ OLDUĞUMUZ İTİRAZ DİLEKÇESİNDEN SADECE 22 GÜN SONRA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARI, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTE OLAN 2012/56863 NUMARALI SORUŞTURMA KAPSAMINDA, 18.01.2013 TARİHİNDE, YANİ ŞİKAYETİMİZDEN 2.5 YILA YAKIN BİR SÜRE SONRA, İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDEN RES’EN ALINABİLMİŞ VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARI, SUÇ SENEDİ İLE BİRLİKTE İSTANBUL KRİMİNAL POLİS LABORATUVARLARI MÜDÜRLÜĞÜ’NE ANCAK GÖNDERİLEBİLMİŞTİR.

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan 28.05.2013 tarihli ‘’UZMANLIK RAPORU’’ ve  Uzman Bilirkişi İsmail ÖZKAN tarafından hazırlanmış olan 24.07.2013 tarihli ‘’MÜTALAA BEYANI’’ ile yapılmış olan  tespitler doğrultusunda,

 1.Suç senedinin, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 30.12.2013 tarihinde 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 156. Madde’sine istinaden HAPİS CEZASI  ile cezalandırılan,  Merkez Şube Müdürü Semra Oktayoğlu ile banka yetkili ve avukatlarının Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelere, ısrarla yapmış oldukları  yazılı ve sözlü olarak beyanlarının aksine, suç senedinin bizim tarafımızdan değil, tamamen bilgimizin dışında ve GKS’leri düzenlemiş olan Turkıshbank A.Ş. yetkilisi tarafından düzenlenmiş olduğu,

 2.Suç senedinin düzenleme tarihi bölümünde silinti ve tahrifat olduğu,

 3.Genel Kredi Sözleşmelerinin tamamında silinti, tahrifat ve sonradan ilaveler yapıldığı ve  ilave GKS oluşturulduğu,

 4.26.04.2007, 19.07.2007, 21.09.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerindeki eşim Sevil Güney adına atılı olan imzaların, kendi eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 5.21.09.2007 tarihli GKS’nin Kredi limitinin arttırılması ile ilgili sayfasındaki yetkili Müdür Ali Baba Şanlı imzasının Ali Baba Şanlı’nın eli ürünü olmayıp, takliden atılmış olduğu,

 6. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 30.12.2013 tarihinde hapis ile cezalandırılan ve suçların işlendiği tarihte Merkez Şube Müdürü iken, halen Levent Şubesi Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun, 19.07.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini, o tarihte Merkez Şube Müdürü olmadığı halde,  aylar sonra silinmiş sözleşmeleri yeniden doldurup düzenlerken imzalamış olduğu,

7. Bu güne kadar gözden kaçırılmış olan ve Genel Kredi Sözleşmeleri ile suç senedini düzenleyen banka görevlisinin, suçun işlenmiş olduğu tarihte Merkez Şube Müdürü olan Semra Oktayoğlu’nun olabileceği,

 KRİMİNAL RAPORLARLA KESİN OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR.

GEREKLİ VE YETERLİ HİÇBİR ARAŞTIRMA VE İNCELEME  YAPILMADAN,  BİLİRKİŞİLERİN CEVAP VERMELERİ İÇİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞUMUZ SORULARIN HİÇBİRİNE CEVAP DAHİ VERİLMEDEN VE  SADECE TURKISHBANK A.Ş.’Yİ KORUMAK AMACI İLE HAZIRLANMIŞ OLDUĞU ANLAŞILAN, YANLI BİLİRKİŞİ RAPORU İLE İLGİLİ OLARAK AŞAĞIDAKİ İTİRAZ DİLEKÇESİ, CEVAP SÜRESİ İÇİNDE İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE VERİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN, MAHKEME EK RAPOR ALINARAK RAPORDAKİ EKSİK VE HATALI TESPİTLERİN ORTAYA ÇIKARILMASINA MÜSAADE ETMEYEREK DAVAYI BANKA LEHİNE BİTİRMİŞTİR. 

VE 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, TAMAMININ SİLİNEREK YENİDEN YAZILMIŞ OLDUĞU, KEFALET İMZALARI DAHİL OLMAK ÜZERE YETKİLİ ŞUBE MÜDÜRÜ İMZALARININ  DAHİ GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK VE SAHTE OLARAK ATILDIĞI TESPİT EDİLMİŞ OLAN GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNE BAĞLI OLARAK, TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE KARAR VEREREK DAVAYI BİTİRMİŞTİR.

İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİMİ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE VERMİŞ OLDUĞU KARARLA İLGİLİ OLARAK AVUKATLARIMIZIN YAPMIŞ OLDUĞU TEMYİZ BAŞVURUSU İSE,  AVUKAT ATİLLA ÇETİNER’İN DAVA DOSYASINDA VEKALETİ OLMASINA RAĞMEN, VEKALETİ OLMADIĞI GEREKÇESİ İLE,  HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK TARAFINDAN KABUL EDİLMEYEREK,  TURKISHBANK A.Ş. LEHİNE VERİLMİŞ OLAN  KARAR KESİNLEŞTİRİLMİŞTİR. 

HAKİM EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK’İN  BİLEREK VERMİŞ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ  YANLI VE HATALI KARARLARLA İLGİLİ OLARAK İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE VERİLMİŞ OLAN VE HATALARIN DÜZELTİLMESİ İLE İLGİLİ DİLEKÇELERİN YANINDA,  BİZLERİ BÜYÜK MADDİ VE MANEVİ ZARARA SOKAN,  İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİMİ EMİNE GÖKSUN ÖZÇELİK HAKKINDA AÇILACAK TAZMİNAT DAVASININ YANINDA,  CEZALANDIRILMASI İSTEMİ İLE DE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA SUÇ DUYURUSU YAPILMIŞTIR.

 

‘’HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİNİZ, O  ZAMAN HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.’’

İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

BAŞKANLIĞINA                                                                                                                                                 25.12.2012

                                               

                                                  

  ‘ EĞER   DEDİKLERİMİZİ    YAPMAZSAN,  HAYATI  SANA  ZEHİR

EDERİZ. (Hakan Börteçene, Yönetim Kurulu Başkanı)

                                                

 ‘’ BAKIN YASA YÖNETMİYOR BANKAYI, İNSANLAR YÖNETİYOR.’’     

(Taner Biçer, Genel Müdür yardımcısı. Toplantı CD’si ve notları.)

 

‘’ İPİNİZ ÇEKİLDİ VE SİZİN İŞİNİZ BİTTİ.’’

 (Avukat Günay Yılmaz, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesi önü.)

  

‘’NEDEN? ÇÜNKÜ BENİM ELİMDE YASAL HAKLARIM VAR. VE BENİM ELİMDE TEMİNATI OLDUĞU SÜRECE BU YASAL HAKLARI SONUNA KADAR ALIRIM.’’

(Taner Biçer, Genel Müdür yardımcısı, Toplantı CD’si ve notları)

                             

KONU     :  BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ.

Dosya no: 2010/604 E

Hazırladıkları raporu 08.11.2012 tarihinde Mahkemenize sunmuş olan BİLİRKİŞİLER, Emekli banka müdürü Şaban UÇAK, emekli banka müdürü Mevlüt Şengür ve Yrd. Doç. Dr. Aslı Makaracı tarafından hazırlanmış olan tek taraflı  BİLİRKİŞİ RAPORU,  Turkishbank A.Ş. ile 48 aydır sürdürmeye çalıştığımız, HAK ve HUKUK mücadelemizin en olumsuz ve ibret alınması gereken sayfalarından birini daha oluşturmuştur.

Bizim için önemli ve merak konusu olan diğer bir husus ise, tayin edilmiş olan heyetten avukatımızın ısrarı ile çıkartılmış olan, Turkıshbank A.Ş.’nin eski müdürlerinden sayın bilirkişinin de bu heyette bulunması halinde çıkabilecek raporun niteliğinin ne olabileceğidir.

SAYIN BİLİRKİŞİLER, BİLİRKİŞİ RAPORUNU;  GÜNEY KONUT ORGANİZE YAPILAR VE İNŞAATLAR LTD.ŞTİ.’NİN, 31.12.2008 TARİHİNE KADAR KULLANMIŞ OLDUĞU KREDİ NEDENİ İLE TURKISHBANK A.Ş.’YE OLAN GERÇEK BORCUNUN OLUŞMASINA NEDEN OLAN KAYITLAR, İŞLEMLER, UYGULAMALAR VE BU İŞLEMLERLE İLGİLİ UYGULAMALARDAKİ KANUNLARIN ÖNGÖRDÜĞÜ ŞARTLARA UYULUP UYULMADIĞI   HAKKINDA  HİÇBİR ARAŞTIRMA VE İNCELEME  YAPMADAN DOĞRUDAN DOĞRUYA, BANKANIN BİLDİRMİŞ OLDUĞU BORÇ TUTARINI  KABUL EDEREK,  HAZIRLAMIŞLARDIR.

1.Turkıshbank A.Ş. ile yapılmış, ilki 26.04.2007’de, sonuncusu da 28.04.2008’de olmak üzere, toplam 4 adet Genel Kredi Sözleşmesi ile, toplam 5.200.000.00TL’lik kredi anlaşması yapılmış ve bu kredilerin karşılığında teminat olarak bankaya 10.200.000.00TL değerinde gayrimenkul ipoteği verilmiştir.

1.1.  Karşılıklı olarak imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmelerinde belirtilen 5.200.000.00TL kredinin hesabın doğruluğu konusundaki itirazımız olmakla, sadece 2.941.545.00 TL’ si kullandırılmıştır.

1.2.  Kullandırılmış olan son kredi tarihi olan 31.07.2008’de, kullanılmamış bakiye kredi alacağımız 2.258.455.00TL’dir. VE KARŞILIĞINDA GAYRİMENKUL TEMİNATI VERMİŞ OLDUĞUMUZ  VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDE BELİRTİLMİŞ OLAN  BAKİYE KREDİ ALACAĞIMIZ, devam eden Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kullandırılmamış, Kasım ayında, krediye esas olan taahhüt işimiz zamanında bitirilmiş ve geçici kabul aşamasına gelinmiş olduğu halde, küresel kriz bahane edilerek, bakiye kredi alacağımızın kullanılması engellenmiştir. FAKAT KULLANDIRMADIKLARI KREDİ DİLİMİNE KARŞILIK OLARAK ALMIŞ OLDUKLARI TEMİNAT İPOTEKLERİNİ İADE ETMEDİKLERİ GİBİ, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDE BELİRTİLMİŞ OLAN FAKAT  KULLANDIRMADIKLARI KREDİ TUTARINDAKİ KEFALET TUTARLARINI DA İADE ETMEYEREK, KULLANDIRMADIKLARI KREDİNİN DE ÜZERİNDEN İCRA VE HACİZ İŞLEMLERİ UYGULAMIŞLARDIR.

1.3.  Kullandırılmış olan son kredinin tarihi olan 31.07.2008 tarihine kadar olan 15 ay süresince, Turkıshbank A.Ş.’ye  696.485.76 TL faiz ve 1.329.000.00TL ana para ödemesi ile toplam 2.025.485.76 TL  geri ödeme yapılmıştır. (Kullanılmış olan kredinin % 69’u)

1.4.   Kasım ayında bakiye kredinin kullandırılması için, ellerinde yeterli miktarın çok üzerinde ipotek olmasına rağmen, ilave teminat ipoteği talep edilmiş ve bu ipotek de verildiği halde çok küçük miktarlardaki piyasa borçlarımız için gereken bakiye kredi alacağımız için yine ödeme yapılmayarak, Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti.  BİLEREK VE PLANLANARAK Küresel Kriz ortamında nakit sıkıntısı içine itilmiştir.

VE BÜTÜN BU GERÇEKLER BİLİRKİŞİ RAPORUNDA TESPİT EDİLMEDİĞİ GİBİ,  ANLAŞMASI YAPILAN KREDİ KARŞILIĞINDA, GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİ İMZALAMIŞ OLAN KEFİL VE ASİLLERİN, KULLANDIRILMAYAN KREDİ İLE DE SORUMLU TUTULMALARI  SAĞLANMAYA ÇALIŞILMIŞTIR.

2. Sayın Bilirkişiler, Bilirkişi raporunun 12.sayfasının B bendinin 2 numaralı bölümünde Genel Kredi Sözleşmesinin 56. Maddesine atıfta bulunarak, ‘’…sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini kabul  beyan ve taahhüt ederler.’’ hükmünü ileri sürerek, Sözleşmelere atılmış olan imzaların kefillerin kefaretinin geçerli olduğu kanaatinde olduklarını beyan ederlerken,

2.1.   Turkıshbank A.Ş. , Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti. ve kefiller tarafından imzalanmış olan Genel Kredi sözleşmelerinin, ayrım yapmadan bütün taraflar için aynı şekilde bağlayıcı hükümler içerdiğini,

2.2.   Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti. ile sözleşmeleri kefil olarak imzalamış olan Adil Altay Güney ve Sevil Güney’in, şirketin, Genel Kredi sözleşmelerinde karşılıklı olarak imza altına alınarak kullanılacak olan toplam 5.200.000.00TL tutarındaki kredinin kefaleti nedeni ile imza atmış olmalarına rağmen;  Turkıshbank A.Ş. tarafından, Genel Kredi Sözleşmelerinde kararlaştırılmış ve kullanılacak olan bu krediye karşılık da gayrimenkul ipoteği alınmış olmasına rağmen,  sadece 2.941.545.000.00TL kredi kullandırmış olduğunu, sözleşmelerde belirtilmiş olan kredi tutarının 2.258.455.00 TL tutarındaki bakiye kredi tutarını ise kullandırmadığını, başka bir deyişle, Sözleşme ile kayıt altına alınmış olan 5.200.000.00 TL kredinin, % 56.5’ unu kullandırdığını, % 43.5’ unu ise kullandırmadığı halde kefilleri kullandırılmayan krediden de sorumlu tuttuğunu,

2.3.   Ayrıca da Turkıshbank A.Ş.’nin, Genel Kredi Sözleşmelerinde karşılıklı olarak imza atılan kredinin teminatı olarak alınmış olan 10.200.000.00TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğinin de, kullandırılmayan 2.258.455.00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmelerine göre bakiye kredi tutarının yani kullandırılmayan % 43.5’un  teminatı olan 4.437.000.00 TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğinin iade edilmediğini,

2.4.   Turkishbank A.Ş.’nin,  bakiye krediyi kullandırmadığı ve bakiye kredinin teminatı olan gayrimenkul ipoteklerini  iade etmediği gibi, sanki krediyi kullandırmış gibi, kredinin tamamı üzerinden İcra takibine geçtiğini,

2.5.      Bütün bu işlemlerin ise açık olarak Hukuk ve İnsan haklarına aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini ve ceza soruşturmasına neden olacağını, herhalde düşünememişlerdir.

BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA İSE, BUNU KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN OLMADIĞI GİBİ BASİT BİR HATA OLARAK GÖRMEMİZ DE MÜMKÜN DEĞİLDİR.

5411 sayılı Bankalar kanununun 155. Maddesindeki ‘’Gerçeğe aykırı beyanda bulunma’’ suçuyla korunan hukuksal yarar, bankacılık düzenidir. Bunun yanı sıra kamu güvenine karşı işlenen suçlardan belgede sahtecilik suçlarının özel bir türü olan bu suçla, bankacılık alanında önemli bir unsur olan ‘’GÜVEN’’ adlı hukuksal değer korunmaktadır. Zira, bankacılık düzenini sağlamakla yükümlü kişi ve kuruluşlar ile bankacılık alanındaki hukuka aykırılıkları cezalandırmakla görevli kurumların, üstlendikleri fonksiyonları etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri, aynı şekilde bankalardan elde edilecek güvenilir bilgi ve belgelere ve bankaların gerçeğe uygun kayıtlarına dayanmaktadır. (MUSTAFA AKIN, BANKACILIK CEZA HUKUKU)

3.Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz gibi Turkıshbank A.Ş.; Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalanması sırasında, usul gereği zorlaması ile, TEMİNAT olarak,  BOŞ ve imzaları atılmış olarak almış olduğu senedi; tek taraflı olarak ve haber vermeden 04.12.2008 düzenleme tarihi ve 20 gün sonra yani 25.12.2008 tarihinde de ödeme günü yazarak, kredi borcunun çok üzerinde bir rakamla 3.700.000.00TL.olarak doldurmuş ve bu senetle ilgili banka işlemleri ve herhangi bir yazılı ihbar da yapılmadığı için de, varlığından habersiz olunan sözde senet ödenemediği için, bu senet bahane edilerek,   ödenmemiş hiçbir devre faizi  ve geçerli hiçbir nedene bağlı olmadan kanunlara ve belki çok daha önemli olması gereken ETİK AHLAKA aykırı olarak 31.12.2012 tarihinde kredi hesabı KÖTÜ NİYETLE kat edilmiştir.

Ve yine Turkıshbank A.Ş. aşağıda fotokopisini verdiğimiz SUÇ SENEDİ ile yapmış olduğu,  baskın ve infaz gibi haciz ve satış işlemleri ile kendi gayrimenkul değerlendirme firmalarının vermiş olduğu değerlendirme raporlarına göre, kredi borcumuzun en az 3 katı, piyasa fiyatlarına göre 4 katı olan bütün varlığımızı GASP etmiştir.

Bu suç senedi ve bankanın bazı yöneticileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğumuz suç duyurusu hakkında yapılan soruşturma  2012/56863 Dosya numarası ile, Turkıshbank A.Ş.’nin avukatlarının ÖLÜM TEHDİTLERİ ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu soruşturma ise 2012/8238 Dosya numarası ile devam etmektedir.

Banka tarafından hazırlanmış olan SUÇ SENEDİNİN imzalar hariç, üzerindeki bütün yazıların, Genel Kredi Sözleşmelerinin üzerindeki yazılarla aynı elden çıkmış olduğu;  Turkıshbank A.Ş.’ nin suç senedini aylarca, Genel Kredi sözleşmelerini ise yıllardır teslim etmemesi üzerine, ancak fotokopileri üzerinden  Kriminal inceleme ile tespit edilmiş, fakat asılları teslim edilmediği için de KESİN RAPOR alınamamıştır. (Turkıshbank A.Ş. 2010/48802 numaralı soruşturma sırasında, Savcılık makamına, senet aslını,  7.5 AY, 224 GÜN  geçtikten  ve  savcılık makamının göndermiş olduğu 5 tekit yazısından sonra ancak Emniyet Müdürlüğü kanalı ile teslim etmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin asıllarını ise bu güne kadar TESLİM ETMEMİŞTİR.)

3.1.Suç senedinin fotokopisi,

3.2.Genel Kredi Sözleşmelerinden imza sayfasından bir bölüm, fotokopi.

3.3.Suç senedini düzenlemiş olan elden senet yazı örnek detayı.

3.4.Genel Kredi Sözleşmelerini düzenlemiş olan elden yazı örnek detayı.

Emniyet müdürlüğünce hazırlanmış 29.04.2010 tarih ve BLG-2011/4189 Uzmanlık numaralı EKSPERTİZ RAPORU’nun 2. sayfasının 3 no’ lu maddesinin (c) bendi,

‘’İnceleme konusu sözleşme fotokopilerindeki el yazıları ile, inceleme konusu senetteki el yazıları arasında ( Adil Altay Güney ibareli el yazıları hariç ) kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluk ve benzerlikler bulunduğu müşahede edilmekle,’’

Başsavcılık makamına bugüne kadar teslim edilmemiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinin asılları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mahkemenizden istenmesine rağmen, Genel Kredi Sözleşmelerinin asılları, Bilirkişilerde olması nedeni ile gönderilememiştir.

Bu nedenle de, Turkıshbank A.Ş. yetkilileri ve avukatları; ‘’ …senedi hem kendisinin hem de eşinin imzalamasını istedik. Kendisi eşi huzurda bulunmadığı için senedi doldurup eşine de imzalatarak getireceğini söyledi. Dolayısı ile şu anda şikayete konu olan senedi kendisi haricen doldurdu ve bankamıza düzenlenmiş ve imzalanmış olarak getirip teslim etti. Hatta beni telefonla arayarak senedin tanzimi ile ilgili miktarını ne kadar yazacağını sordu. Ben de borcunu ve faizini hesaplayarak yaklaşık olarak 3.700.000.00TL olarak doldurmasını söyledim…’’ (Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/48802 Soruşturma numaralı dosyada Semra Oktayoğlu’ nun ifadesi) şeklindeki  beyanlarına devam edebilmektedir.

ÇIPLAK GÖZLE DAHİ BANKA TARAFINDAN VE AYNI ELLE YAZILARAK DÜZENLENMİŞ OLDUĞU AÇIK OLARAK BELLİ OLAN SUÇ SENEDİNİN, SENET ASLI VE GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN ASILLARININ KRİMİNAL İNCELEMESİNİN YAPILMASI  NETİCESİNDE, İDDİALARIMIZIN GERÇEK OLDUĞU VE UĞRAMIŞ OLDUĞUMUZ MADDİ VE MANEVİ YIKIMIN BOYUTLARI AÇIK OLARAK ORTAYA ÇIKARILACAKTIR.

VE SAYIN BİLİRKİŞİLER, HAZIRLAMIŞ OLDUKLARI 20 SAYFALIK RAPORUN 14.SAYFA, 3. BÖLÜMÜNDE BU KONU İLE İLGİLİ OLARAK SADECE 2 SATIR OLARAK,

‘’DAVALILAR VEKİLİNİN ,3.700.000 TL LIK SENEDİN DAVALILARIN İRADESİ DIŞINDA BOŞ OLARAK ALINDIĞI YÖNÜNDEKİ BEYANININ TAKDİRİ SAYIN MAHKEMENİZE AİTTİR’’

DİYEBİLMEKTEDİR Kİ, TAKDİR İSE SAYIN MAHKEMENİZİNDİR.

BUNDAN DAHA DA ÖNEMLİ OLARAK BU SUÇ SENEDİNİ TURKISHBANK A.Ş.’NİN TİCARİ DEFTERLERİNDE KAYDININ BULUNMADIĞI HER NEDENSE TESPİT EDİLEMEMİŞ VE ŞİKAYETİMİZ ÜZERİNE TURKISHBANK A.Ş.’NİN BBDK TARAFINDAN CEZALANDIRILDIĞI, MERKEZ ŞUBE MÜDÜRÜ SEMRA OKTAYOĞLU’NUN İSE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNUNUN 156. MADDESİNE AYKIRILIKTAN İSTANBUL 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE YARGILANMAKTA OLDUĞU HAKKINDA  İSE HERHANGİ BİR YORUM YAPILMAMIŞTIR.

VE,  SAYIN BİLİRKİŞİLER, ‘’5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU MADDE 156. İŞLEMLERİN KAYIT DIŞI BIRAKILMASI VE GERÇEĞE AYKIRI MUHASEBELEŞTİRME’’ SUÇU İŞLEYEREK CEZA ALAN VE AĞIR CEZADA YARGILANAN BİR BANKANIN, KENDİLERİNE SUNMUŞ OLDUKLARI EVRAKLARI, GERÇEK VE AÇIK TALEPLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA   BİR ARAŞTIRMA YAPMADAN, SÖZDE DEĞERLENDİREREK  TEK TARAFLI BİR RAPOR HAZIRLAMIŞLARDIR.

4. Bilirkişi raporunda, sözde incelenmiş olan belgeler doğrultusunda,

4.1. Güney Konut organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti.’nin gayrimenkulleri üzerine hacizlerin

konmuş olduğu,

 4.2. Kredili mevduat hesabına ait Ekim ve Kasım dönem faizlerinin ödenmemiş olduğu,

Ve davacı bankanın da bu nedenle hesapları 31.12.2008 tarihi itibarı ile keserek alacaklarınının tamamını geri istediğini ve Sözleşmenin 11.2 ve 16.5 maddeleri gereğince ise, davacı bankanın böyle bir hakkının mevcut olduğu ifade edilmektedir.

Halbuki sayın bilirkişiler ifade etmiş oldukları gibi Genel Kredi Sözleşmelerini GERÇEKTEN İNCELEMİŞ OLSALARDI; ATIFTA BULUNDUKLARI GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNİN 11. 2 MADDESİNİN BAŞLIĞINDA, ’’Müşterinin, bu sözleşme veya banka ile akdettiği diğer herhangi bir sözleşme hükümlerini ihlal etmesi …’’ diyerek  başlayan şartlarında,’’…resen tayin edeceği bir süre içinde alacağının geri ödenmesini talep edebilir yahut sözleşmeyi fesh edebilir.’’ Ön şartını koyarak, kredi sözleşmesinin fesh edilebilmesi için, HERHANGİ BİR SÖZLEŞME İHLALİNİN GEREKLİLİĞİNİ ve eğer fesih yapılsa dahi, bankaya borcun ödenebilmesi için kesinlikle, süresini banka dahi tespit etse, ödeme için UYGUN BİR SÜRENİN VERİLMESİNİN ŞART KOŞULDUĞUNU;

16.5 Maddesinde ise. ‘’Müşteri, vadesi gelen ana para, faiz veya bu sözleşme tahtında ödenmesi gerekli herhangi bir tutarın vadesinde ödenmemesi…’’ diye başlayan şartlarında, kesinlikle ödenmesi gereken fakat ödenmemiş olan bir taahhüdün bulunmasını şart koşmakla beraber, eğer böyle bir aksaklığın bulunması halinde ise,’’…Bankaca yapılacak yazılı bildirimden 30 gün içinde bu durumun giderilmemesi…,üzerinde haciz veya benzeri bir işlem yapılıp bunların 30 gün içinde kaldırılmaması…’’ halinde, ön şartlarını koyarak, özellikle de BANKANIN YAPMAK ZORUNDA OLDUĞU YAZILI BİLDİRİMDEN SONRA DA 30 GÜN SÜRE VERİLMESİ KONUSUNDA, yine ön şartının bulunduğunu, öğrenmiş olurlardı.

Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti’nin, kredili mevduat hesabına ait imzalanmış ayrı bir Sözleşmesi olmadığı gibi, imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmeleri doğrultusunda kullanmış olduğu kredi ile ilgili olarak da, kredinin kat edildiği güne kadar, ödenmemiş tek bir devre faizi, yerine getirilmemiş tek bir taahhüdü yoktur.

Kullanılmış olan krediye karşılık olarak, zamanında ödenmemiş hiçbir devre faizinin bulunmaması nedeni ile, kredili mevduat hesabı, hesabının kat edilmesi için mücbir bir sebep yaratabilmek için uydurulmuştur.

Bu nedenle de, bankanın bu konu ve ödemelerle ilgili olarak da tek bir yazılı bildirimi yoktur. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR ŞEY YOKTUR.

5. Sayın Bilirkişiler, hesaplarına esas olarak almış oldukları ve kabul etmeye çalıştıkları temerrüdün gerçekleştiği konusunda ise büyük yanılgıya düşmüşlerdir.

KREDİ HESABININ HAKSIZ VE KANUNLARA AYKIRI OLARAK KAT EDİLMESİ VE HESAP KAT İHTARNAMESİNE ZAMANINDA YAPILMIŞ İTİRAZ İLE KESİNLEŞMEMESİNDEN DOLAYI, KESİNLEŞMİŞ BİR HESAP KAT İŞLEMİ YOKTUR.

Ayrıca Banka,  68/b maddesi çerçevesinde, borçlu cari hesap sözleşmelerinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta veya uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermediği için, açık olarak TEMERRÜT GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.

Sayın bilirkişilerin bütün bu kanun ve kuralları bilmiyor olması veya incelemede görmemiş olması kabul edilemez.

6.  Sayın Bilirkişiler Genel Kredi Sözleşmelerinin asıllarının tek tek incelendiğini ifade etmişlerdir fakat ,

6.1.  19.07.2007’de, Ataköy’de toplam değerleri 1.500.000 TL’yi aşan 3 adet dairemi ipotek ederek, 500.000.TL olarak imzalamış olduğum 2. Sözleşmedeki Turkıshbank A.Ş. yetkilisine ait imzanın, sözleşmeler açık imzalı olarak alınıp sonradan doldurulduğu için, 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan, sözleşme tarihinden  ancak 8 ay sonra müdür olarak atanan,  fakat SÖZLEŞME TARİHİNDE merkez şube ile ilişkisi olmayan ve yetkili olmayan Semra Oktayoğlu’ na ait olduğunun,

6.2.   21.09.2007’de, Ataköy’de değeri 800.000 TL olan dairemi ipotek vererek yapmış olduğum 600.000 TL’lik üçüncü kredi sözleşmesinde, Turkıshbank A.Ş. yetkilisi olarak  Müdür Ali Şanlı’ nın imzası olmakla beraber, ardından ilave kredi  ile ilgili olarak verilen 500.000.TL’lik ipotekten sonra,imzaları boş olarak alınarak sonradan düzenlenmiş olan,  yine bu krediye ait limit artırımı sayfasının ise 1.500.000.TL olarak doldurulduktan sonra atılmış olan müdür imzasının, Ali Baba Şanlı’ nın değil, taklit edilmiş olduğunun,

İNCELENEREK ANLAŞILAMAMIŞ VE TESPİT EDİLEMEMİŞ OLMASI KABUL EDİLEMEZ.

Ve, bu nedenle de Turkıshbank A.Ş.’nin, Cumhuriyet Savcılarının mükerrer tekitlerine rağmen, yıllardır sözleşme asıllarını neden vermediğinin nedenlerinden biri daha  ortaya çıkarılmıştır.

Ve, bu yüzden de özellikle, Ali Baba Şanlı’ nın sahte imzasının atılmış olduğu 2.100.000.TL’lik sözleşme, 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin talebine kadar yıllardır ortaya çıkarılmamıştır.

Ve bu sözleşme, ne gariptir ki, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/48802 Dosya numaralı soruşturması  nedeni ile yapılmış olan, 16.05.2011 tarih ve 2010 / 48802 Hazırlık numaralı Mali Bilirkişi Mehmet Nuri TOPLU’ nun hazırlamış olduğu  BİLİRKİŞİ RAPORUNDA  yoktur.

Yukarıda açık olarak ifade etmeye çalıştığımız gibi, sayın Bilirkişiler, Genel Kredi Sözleşmelerinin asıllarını, bir asıl evrak hakkındaki inceleme, araştırma ve değerlendirmeyi gerektiği gibi yapmadığı gibi, bu sözleşmeler ile ilgili olarak, herhalde önem verdiklerine inanmak istediğim, karşılıklı olarak imza altına alınmış ve kullanılmış olan kredinin ve bu kredilerin tahsis edilmesi nedeni ile Turkishbank A.Ş’ye verilmiş olan gayrimenkul ipoteklerinin birbirleri ile olan ilişki ve bağlantılarını anlayamamışlardır.

7.  Sayın Mahkemenizce görülmekte olan Davanın asıl nedeni ise, Güney Konut Organize Yapılar ve İnşaatlar Ltd.Şti , kefiller olan Adil Altay Güney ve Sevil Güney’in, şirketin kullanmış olduğu kredi karşılığında iyi niyetle  teminat olarak vermiş oldukları  ve  kullanacak oldukları kredinin 3 katı,  daha sonra ise,  bankanın tek taraflı olarak kredi sözleşmelerinde imza altına alınmış olan kredi tutarının tamamını kullandırmayarak ve sadece % 56.5’ unu kullandırarak ve % 43.5’ unu kullandırmayarak ve kullandırmadığı kredi tutarının karşılığı olan 4.437.000.00TL tutarındaki gayrimenkul ipoteğini de iade etmediği için 4 katı tutarındaki ve davalılar, ellerindeki ipotek işlemlerine müsait, şirket ve şahsi bütün gayrimenkullerini bankaya ipotek etmiş oldukları ve ailenin haciz konabilecek olan hiçbir gayrimenkulü kalmadığı halde  sadece,  Adil Altay Güney’in irtifak tapusu ile sahip olduğu ve irtifaklı tapu olduğu için de  ipotek edilemeyen, Kemer Country Orman evlerindeki hissesinin, suç senedi ile yapılmış olan haciz ve satış işlemlerinin, Taşkın Haciz nedeni ile, İstanbul 11. İcra Mahkemesi tarafından İPTAL edilmesinden sonra, kalan tek ihtimal olan kefalet nedeni ile haciz koymak ve elde etmektir.

Kimin kötü niyetli olduğu konusu ise, ekte görüldüğü gibi, hiçbir gerçek neden yokken, haksız bir şekilde kredi hesabının 31.12.2008 tarihinde kat edilmesinden ve baskın şeklindeki İcra işlemlerinden sonra, ellerinde kredi borcunun en az 3 katı gayrimenkul ipoteği varken, icra işlemlerinin başlamasından SADECE 15 GÜN SONRA; 15.Ocak.2008 tarihinde Turkıshbank A.Ş.’nın avukatı olan Yalım Şentürk’ün,  İstanbul 14.İcra Müdürlüğüne vermiş olduğu ve elimizde kalan son gayrimenkul olan ve intifa hakkı ile sahip olduğumuz için bankaya ipotek edilemeyen  son gayrimenkulümüzün satışı (Bu gayrimenkul Kemer Country Orman projesi’ nin içinde, arazi, çevre ve mimari özellikleri açısından bir benzeri bulunmayan son derece özel ve kıymetli bir gayrimenkuldür) ve menkul olarak ifade etmiş oldukları yaşam eşyalarımızın haczi ile ilgili olarak, ellerinde kullandırmış oldukları kredinin 4 katı gayrimenkul ipoteği varken,  İcra müdürlüğüne verdikleri dilekçelerinde ve bu haksız satışın ve icra işlemlerinin iptal edilmesi ile ilgili, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 26.07.2010 tarihli ve  2010/1593 sayılı gerekçeli kararında görebilirsiniz.

‘’…dolayısıyla borç miktarı kadar taşınmaz hacizli ve ipotekli iken mahkemece değeri 280.000 TL olarak belirlenen intifa hakkının haciz ve satışının, ipotekli taşınmazlar dahi satılmazdan evvel talep edilmesinde İİK 85 ve TMK 2. Madde kapsamında korunmaya değer bir hak ve hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davacı yanın şikayetinin kabulü ile intifa hakkına konulan haczin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

            HÜKÜM: Ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı yanın İİK 85 madde kapsamında kalan şikayetinin KABULÜ ile, İstanbul ili, Eyüp ilçesi, Göktürk  mevkiinde bulunan taşınmaz üzerine tesis edilmiş intifa hakkına konulan haczin KALDIRILMASINA,…’’

Ve Turkıshbank A.Ş. bu satışın iptal edildiği gün olan 26.07.2010 tarihinden, sadece 15 gün sonra, 12.08.2010 tarihinde, sözde kefalet nedeni ile aynı gayrimenkule yeniden icra ve haciz işlemi uygulamaya çalışmıştır.

Sayın Mahkemenizde görülmekte olan davanın asıl nedeni de budur.

 

SONUÇ

Yüce Mahkemenize intikal etmiş olan ve Turkıshbank A.Ş. avukatlarının delil olarak kabul edilmemesini istediği, yüzlerce sayfa delil ve yeteri kadar da şahit ile ispat etmeye çalıştığımız; Turkıshbank A.Ş.’nin hiçbir haklı nedene dayanmadan etik, ahlak ve Hukuk dışı olarak kredi hesabımızın kat edilmesi işlemleri ve infaz şeklindeki yaptırımları, 1 tek gün dahi süre vermeden ve son derece değerli gayrimenkullerimizin serbest satışlarına müsaade edilmeyerek, (BİZ BANKA OLARAK KANUNİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANIRIZ. Genel müdür yardımcısı Taner Biçer, Toplantı CD’si ve tutanağı ) kullanmış olduğumuz kredinin yaklaşık olarak 4 katı değerindeki gayrimenkulümüzü İcra Satışları ile sözde kanunlara uygun olarak  gasp etmek istemesine ve banka yönetimindeki bazı kişilerin gasp etmiş oldukları bu gayrimenkulleri  piyasaya gerçek fiyatlarından satarak, maddi ve manevi olarak yıkılışımızın üzerinden büyük kanun dışı gelirler elde etmelerine  karşı yürütmeye çalıştığımız Hukuk mücadelesi, bugün geldiğimiz noktada, değil banka çalışanlarının cezalandırılması, Turkıshbank A.Ş.’nin KAPATILMASI noktasına gelmiştir.

BU NEDENLE, ÖNCELİKLE TEK TARAFLI OLARAK VE SAYIN MAHKEMENİZE SUNMUŞ OLDUĞUMUZ VE ÖZELLİKLE BİLİRKİŞİ HEYETİNİN ARAŞTIRMASINI VE DEĞERLENDİRMESİNİ İSTEMİŞ OLDUĞUMUZ KONULARIN HİÇBİRİ HAKKINDA ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME YAPILMADIĞI, ÖZELLİKLE HUKUKİ KONULARDA HEMEN HİÇ BİR YETERLİ VE DOĞRU YORUM YAPILMADIĞINDAN, BİLİRKİŞİ RAPORUNUN REDDİNE VE  ÖZELLİKLE DE  DAVA KONUSU YAPMIŞ OLDUĞUMUZ,  HAKSIZ VE USULSÜZ OLARAK YAPILMIŞ OLAN İŞLEMLERİN TESPİTİ İLE BİRLİKTE HAKKIMIZDA YAPILMIŞ OLAN İCRA İŞLEMLERİNİN DE İPTAL EDİLMESİNİ, TAKDİRLERİNİZE  ARZ EDERİZ,

SAYGILARIMLA.

 

ADİL ALTAY GÜNEY

YÜKSEK MÜHENDİS MİMAR

EK.

  1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, Bilirkişiler Mevlüt Şengür ve Şaban Uçak hakkında, 24.12.2012 tarih ve 2012/169815 Sayı numaralı  şikayet başvurusu.

altayguney@guneykonut.com.tr

www.guneykonut.com.tr

www.kemerormanevleri.com

CEP      : 0532 212 70 62 – 0533 668 23 73

ADRES : ZUHURATBABA MUHTAR SOKAK NUMARA 4 – 1/16,                       BAKIRKÖY – İSTANBUL